Gazetemizin haber servisinden Cansu Tunç, eline mikrofonu aldı ve sokağa çıkarak Eskişehirlilere tek bir soru yöneltti…

-Eskişehir'in AK Parti milletvekillerini tanıyor musunuz?

Yanıtlar ibret vericiydi…

Vatandaş AK Parti milletvekillerini tanımıyordu! Ancak bunu farklı bir tavırla söylüyordu…

Birkaç yanıtı vermek istiyorum…

-Bilmiyorum, ilgilenmiyorum!

-Hayır, bilmiyorum!

-Tanımıyorum, ilgilenmiyorum…

-Aklıma gelmiyor!

-Bildiğim isim yok!

-Hiç tanımam!

Yanıtlarda “üstü kapalı” bir tepki var!

Videoyu görüntülü izlerseniz, vatandaşın tepkisini daha iyi anlarsınız…

(https://www.youtube.com/shorts/zDZMGr7mRvI)

Milletvekillerine, parlamentoya yönelik bir inanç kalmamış…

Haliyle şu soruyu yöneltebilirsiniz?

-Hiç kimsenin mi adı çıkmadı?

Sadece bir kişi “Nebi Hatipoğlu’nu tanıyorum” dedi. Ancak asıl tespiti milletvekillerinin ismini bilmemesine rağmen bir isim veren vatandaş yaptı!

-Tayyip Erdoğan’ı biliyorum, Cumhurbaşkanı!

AK Parti açısından siyasetin özeti bu! Vatandaş milletvekilinin kim olduğunu önemsemiyor, dikkat de etmiyor. Sade vatandaşı bırakın 100 bini geçen üye sayısı olan AK Parti’de bile üyeler arasında 3 milletvekilinin ismini çok az kişi bilir…

Gerçek şu, özellikle AK Parti seçmeni milletvekillerine oy vermiyor. Tayyip Erdoğan’a oy veriyor…

UZAYAN BIYIK!

Bir aydan bu yana tutuklu bulunan komedyen Deniz Göktaş, kamuoyuna bir mektup kaleme aldı ve bunu sosyal medya hesabından “Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan selamlar” başlığıyla paylaştı…

Mektubun bir bölümünü sizlerle paylaşmak istiyorum:

-Moralim yerinde, sağlığım iyi. Bir ay boyunca kötü hissettiğim tek bir an bile olmadı. Tabii ki cezaevi romantize edilebilecek bir yer değil. Bunu herkes bilir. Monopoly’de bile kodese girince sinir krizi geçiren arkadaşlarım oldu. Yine de adettendir, benden de duyun; cezaevine girmeyin mecbur kalmadıkça.

-Aile, arkadaşlar, iletişim ve seyahat özgürlüğü, gözetlenmediğim bir oda, güneş, sahne, sokakta yürümek gibi mahrumiyetlerin yanında önemini burada anladığım şeyler de oluyor. Klavye ve bıyık makası benim için önemliymiş. Klavyeye hazırlıklıydım ama bıyık makası sürpriz oldu. Berber prosedürünü öğrenene kadar bıyıklar ağzımı kapattı. Kantin listesinde olmamasına rağmen şansımı deneyip “Bıyık makası?” diye dilekçe yazdım; cevap verilmeyen tek dilekçem oldu. Bir filmde dev makası olan bir adam gördüm. Çok özendim. Hayatımda ilk kez canım makas çekti. Neyse ki bıyığım Türkiye’de övgü alabileceği en kritik kişiden övgü aldı; ziyarete gelen Erkan Baş’tan…