CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, İstikbal Gazetesi’nden Meltem Karakaş’ın sorularını yanıtladı. Özgür Özel liderliğinde kurulan YENİ Parti’yi eleştiren Süllü, CHP’den ayrılma planlarının bir yıldır yapıldığını öğrendiklerini söyledi. Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’un CHP’den istifa ederek belediye başkanlarına baskı kurmaya çalıştığını öne süren Süllü, benzer bir baskıyı da ilçe başkanlarını istifa ettirerek Talat Yalaz’ın yaptığını iddia etti. Süllü, CHP Eskişehir İl Başkanlığı’na atama yapılmadan önce çok fazla kişiden görüş alındığını da ifade etti.

BİRLEŞTİRİCİ BİR POLİTİKA İZLENMEDİ

Özgür Özel ve ekibine karşı mesafeli durdunuz bu süreçte. Bunun sebepleri nelerdir?

Aslında bunu tam olarak böyle tanımlayamayız. Geçmiş dönemde grup başkan vekilimizdi kendisi. Ve biz 5 yıl boyunca gerçekten gayet iyi çalıştık Özgür Özel ile. Bence ikinci bir adam olarak gerçekten çok başarılıydı. Fakat kurultayda bildiğiniz gibi biz Kemal Kılıçdaroğlu'nu destekledik Eskişehir'den büyük bir ekip. Ama kurultayın hemen ardından büyük bir ayrışma yaşanmaya başladı. O kurultay bir türlü unutulamadı ve birleştirici bir politika izlenmedi. Özgür Bey genel başkandı ama yanında, yakın duran ekibin de bunda ben etkisi ve katkısı olduğunu düşünüyorum açıkçası. İşte politikalarda, siyasi izlenen politikalarda da bir takım hep eleştiriler gündeme geldi. Biliyorsunuz işte bu Cumhurbaşkanı’na ayağa kalkılmasıyla başlayıp, bizim genel merkezimize cumhurbaşkanının ziyaretinde forsun çekilmesi, artı MİT ile yapılan görüşmeler. Hemen ardından mesela işte mutlak butlan sonrası da gidip Bülent Arınç'la bile görüşmeler. Bir AKP'liyle görüşüp ardından Kemal Kılıçdaroğlu ile birebir görüşmeyi reddetmeler. Bunların hepsi aslında bir birikim yarattı. Ve baktığınız zaman aslında izlenen politikada da bir birleştirici politika izlenmedi. Yani konu aslında hemen mutlak butlan sonrasının konusu değildi. Bakın süreç içinde de birinci parti olduk denilerek aldığımız belediyelerde de bir birleştirici politika uygulanmadı. Ve 24 tane biri il, biri büyükşehir olmak üzere 24 tane belediye başkanımız AKP'ye geçti. Arkasından 30 belediye başkanımız işte çeşitli dönemlerde, büyükşehir belediye başkanlarımız da dahil olmak üzere tutuklandı.

"Butik şehir hedefi Eskişehir sanayisinin el freni oldu"
"Butik şehir hedefi Eskişehir sanayisinin el freni oldu"
İçeriği Görüntüle

“BİR YILDIR CHP’DEN AYRILMANIN YOLLARI DÖŞENİYORMUŞ”

Ama sonrasında mutlak tutulan süreci sonrasında ciddi bir kırılma ve ayrışma yaşandı. Orada da ben hep şunu söyledim: Ben Cumhuriyet Halk Partisi'nin milletvekiliyim ve Cumhuriyet Halk Partisi'ne kalacağım diye. Cumhuriyet Halk Partisi 103 yıllık bir çınar. Biz bunu hep böyle adlandırıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti'nin ana omurgası ve kurucu parti.Dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye'de demokrasinin teminatı ve korunması gereken tek değer. Daha önce çok bu partiden ayrılıp gidenler oldu. Ve o ayrılıp gidenlerin her biri geri geldiler ve hepsi onlara hüsran oldu. Ha olmayabilir. Benim böyle bir iddiam yok böyle olacaktır kurulan parti diye. Öyle bir iddiam asla yok. Ama Cumhuriyet Halk Partisi'nde mücadele etmek yerine kolayı tercih ederek gitmelerini asla doğru bulmadım. Ama bu mutlak butlan sonrasının da olayı değil. Öğreniyoruz ki bir yıldır zaten Cumhuriyet Halk Partisi kambur olarak görülüyormuş. Cumhuriyet Halk Partisi'nden ayrılmanın yolları döşeniyormuş. Bunların hepsi ortaya çıktı. Hep bunun hazırlıkları yapılmış. Tabii bunun hazırlığının yapılmasında da İstanbul ekibinin yani Ekrem İmamoğlu'nun çok büyük etkisi var. Bunu ben doğru bulmuyorum. Onun için de Cumhuriyet Halk Partisi'nde kalmayı tercih ettim. Yani olay Özgür Özel’in yanında yer almamak ya da ona karşı olmaktan öte izlenilen politikalara, güdülen amaçlara ve yapılmak istenene tepki olarak Cumhuriyet Halk Partisi'nde kaldım. Cumhuriyet Halk Partisi'nde kalma nedenim de aslında tamamen bana verilen oyları karşılığını dönemin bitene kadar vermek.

“CHP’Yİ KALANLARLA YENİDEN KURACAĞIZ”

CHP'de kalan herkes için Kemal Kılıçdaroğlu'na destek veriyor diyebilir miyiz?

Hayır denilemez tabii. Şimdi ben hep şunu düşünürüm: Bir kere her şeyden önce Cumhuriyet Halk Partisi bir lider partisi değil. Yani diğer partiler gibi bakın geçmişte lider partilerinin ne durumda olduğunu gördük biz. Kalıcı olan parti programlarıdır. Siyasi ilkelerdir. Ben Cumhuriyet Halk Partisi'nin ilkelerine ve tamamen programına bağlayayım. İşte geçmişte kurulan partiler Tuncay Özkan da parti kurdu gitti şimdi ismini hatırlayan yok. Emine Ülker Tarhan gitti geri geldi. Mustafa Sarıgül gitti geri geldi. Muharrem İnce gitti geri geldi. Hani belki insanlar son dönemde bir Muharrem İnce'nin partisinin adını hatırlıyorlardır. O kadar. Genel başkanlar gelip geçicidir. Nitekim kurultaya gidiyoruz. Eylül'de başlayacak kurultay süreci. Ben eminim genel başkan olarak Kemal Kılıçdaroğlu'nun kalma gibi bir niyeti yok. Konuşmalarımızda da kendisi bunu belirtiyor. Cumhuriyet Halk Partisi'ne yöneltilen tüm eleştirileri geride bırakarak eski kurucu ayarlarına dönerek vatandaşımızın gerçekten özlemini duyduğu bir Cumhuriyet Halk Partisi’ni yeniden kalanlarla birlikte kuracağız.

Eskişehir’de göreve atanan isimler kongrede aday olur mu? Atanan isimlerle devam edilir mi? Burada süreç nasıl olmalı?

Bilemem. Şu andaki çalkantılı süreci biraz atlatacağımızı düşünüyorum kongre sürecine kadar. Sanki Cumhuriyet Halk Partisi'nin bütün üyeleri istifa ediyormuş gibi bir hava yaratılıyor. Geçen günde böyle bir şeyler söylenmiş. Hayır öyle bir şey yok. İstifa eden üyeler falan o kadar sayısal olarak az ki. Bakın bir yıl içinde bile, geçtiğimiz bir yıl içinde bile 352 yani mutlak mutlana kadar 352 kişi istifa etti. Bir sürü de üye yapılmış. Partilerden her zaman istifalar olur. Ama böyle beni arayanlar var. “Vekilim sen doğru yerde durdun, biz yanındayız. Cumhuriyet Halk Partisi'ndeyiz, hiçbir yere gitmiyoruz.” Bu şehirde hani herkesin bildiği gerçekten çok sağlam CHP'li olanlar arıyor, konuşuyor.

“ARKADAŞLARIN GİTMESİNİ ANLAYAMIYORUM”

CHP'de kalanlar için de YENİ Parti’ye gidenler için de kolay bir süreç değil. Bu yaşananlar Jale Nur Süllü’ye ne hissettiriyor?

Çok üzgünüm. Giden arkadaşlar, hep birlikte omuzumuza çalıştığımız insanlar. Arkadaşların gitmesini ben anlayamıyorum açıkçası. Yani ben kendi mantığımda bunu adlandıramıyorum. Buna üzülüyorum.

Mesela çok yakın olduğumuz arkadaşlar var gidenlerden. Onlara üzülüyoruz. Biz birlikte omuz omuza Eskişehir'de ben hani geçen dönemden beri birlikte siyaset yaptığım Utku vekilimle hep omuz omuza siyaset yaptık. Bu dönem aramıza İbrahim Bey katıldı. Dolayısıyla biz aslında yani güzel bir ekiptik belediyelerimizle, milletvekillerimizle. Tek Cumhuriyet Halk Partisi milletvekili kaldım Eskişehir'de. Tabii bu süreç hani bana daha fazla sorumluluk yüklüyor.

“BEN MACERAYA ATILDIKLARINI DÜŞÜNÜYORUM”

Gidenler daha sonra geri dönmek isterse sizin tavrınız nasıl olur?

Dönebilirler. Zaten biz gitmeyin dedik. Ben her televizyon programında kesinlikle gidilmemesi gerektiğini, mücadelenin Cumhuriyet Halk Partisi içinde sürdürülmesi gerektiğini ısrarla söyledim. Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu da aynı şeyi söyledi. Dedi ki gitmesinler, kalsınlar. Burada kurultaya gidiyoruz, kongreler yapılacak. Bu ya çok önemli bir çağrıydı aslında ama bu çağrıyı hiç dinlemediler ve gitmeyi tercih ettiler. Hep yeni bir yapı içinde bir ben maceraya atıldıklarını düşünüyorum açıkçası. Tabii kendi tercihleri.

Büyük kurultayda partinin A takımına girmek gibi bir beklentiniz var mı?

Hayır. Bakın ben her zaman şunu açık söyledim. Ben isteseydim çok daha önce de parti meclisine girebilirdim. Hiçbir zaman ben Ankara'da siyaset yapmayı düşünmedim. Hep Eskişehir'de siyaset yapmayı tercih ettim. Eskişehirlerin sorunlarını dile getirmekti. Ben onun için hani hiçbir şekilde yani bir yere aday değilim. Üçüncü döneme gitmeyi düşünmüyorum.

“ESKİŞEHİR İL BAŞKANLIĞI İÇİN ÇOK GÖRÜŞ ALINDI”

CHP Eskişehir İl Başkanlığı’na Volkan Enver Kılıç atandı. Bu atamayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizin sürece bir dahliniz oldu mu ya da önerileriniz oldu mu?

Sadece benim fikrim değil pek çok kişinin fikri alınarak bir ortak kararla, ortak akılla Sayın Volkan Enver Kılıç atandı. Tabii ki bana da soruldu. Partili olması, birazcık bu kongre sürecini yürütebilecek bir arkadaş olması ön plandaydı genel merkez için. Çünkü kısa sürede kongreye gidilecek. Bu ön plana çıktı özellikle. Kendisini destekleyenler çoktu bu süreçte. Çok kişiyle görüşüldü. Ama direkt olarak ben çıkarttım o adayı ya da benim adayımdı, ben söyledim oldu şeklinde iddia etmem doğru bir iddia olmaz. Çok kişiyle buradan görüşüldü. Genel merkez burada gerekli araştırmalarını yaptı. Sonuçta böyle bir karar verildi.

“YİNE ALANLARDA VE VATANDAŞLARIN İÇİNDE OLACAĞIM”

Eskişehir'e tek CHP vekili kaldınız. Bu sizin motivasyonunuz nasıl etkileyecek? Bundan sonraki süreçte nasıl bir siyaset izleyeceksiniz Eskişehir’de?

Eskişehir siyasetinde olduğum ilk günden beri benim motivasyonum hiç eksilmedi. Ama şunun farkındayım: Bu süreçte biraz sorumluluğum arttı sadece. Tek vekil olarak CHP'nin temsiliyle daha fazla sorumluluk almam gerekiyor. Ama o sorumluluğu almaktan hayatımın hiçbir döneminde kaçınmadım. 19 yıllık bir geçmişim var yerel siyasette. O zaman da hiçbir sorumluluğu almaktan kaçınmadım. Ama ben zaten Eskişehir'de çok alanda olduğum için sürekli ekstra bir şey yapmama gerek olmayacak. Yine alanlarda olacağım, yine vatandaşımızın yanında olacağım. Eskişehir'in sorunlarını gündeme getirmeye çalışacağım. Dolayısıyla aynı motivasyonla devam edeceğiz.

“GENEL MERKEZİN ÖZEL BİR ÇABASI OLMADI”

Eskişehir'de belediye başkanlarının CHP’den ayrılmaması için Genel Merkez'in bir çalışması oldu mu?

Hem milletvekili sürecinde hem de belediye başkanları sürecinde Genel Merkez'in asla böyle bir çabası olmadı. Sayın Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu hiçbir milletvekiliyle, kendi görüşmek isteyenlerin dışında görüşmedi. Öyle bir çağrı yapmadı. Hatta açık bir şey söylemem gerekirse biz kendisine mutlaka görüşmesi gerektiğini söyledik her bir milletvekiliyle ama sanıyorum herkesin özgür iradesiyle karar vermesini tercih etti. Anladığım kadarıyla şu anda da belediye başkanlarıyla ilgili Sayın Kemal Kılıçdaroğlu aynı tutumunu sürdürüyor. Ben Eskişehir'deki tüm belediye başkanlarımızın sağduyulu hareket edeceğini düşünüyorum. Çünkü başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ayşe Ünlüce olmak üzere çok sağduyulu olarak görüyorum ben. Sakin ve sürece bıraktığını düşünüyorum.

“KAZIM KURT BELEDİYE BAŞKANLARI ÜZERİNDE BASKI UYGULUYOR”

Ben Kazım Bey'in böyle apar topar hiç kimseye söylemeden ön almasını da doğru bulmuyorum. Yani bir ekip ruhuyla hareket edilmeliydi burada. Ben gideyim arkamdan diğer belediye başkanları gelsin görüşünü çok da onaylamıyorum açıkçası. Ama tabii kendi tercihidir ona da saygı duyuyorum. Ama belediye başkanlarının üzerinde baskı uygulanmasını doğru bulmuyorum.

“ÖRGÜTLERİ İSTİFA ETTİREREK BELEDİYE BAŞKANLARINI ZOR DURUMDA BIRAKMAYA ÇALIŞIYOR”

Ama zaten o baskıyı yapanlar var Eskişehir'de. Seçilmiş olduğunu söyleyen bir il başkanı görevden alındı biliyorsunuz Eskişehir'de. Ve hiçbir yetkisi olmadan bizim kırsal ilçe başkanlarımızı topladı geçen hafta. Ve onlara çarşamba günü istifa etmeleri yönünde baskı kurdu. Şunu umut ediyor oradan da ilçeleri istifa ettirecek. Böylece tekrar örgüt kurma zahmetine katlanmayacak ilçelerde. Hazır Cumhuriyet Halk Partisi örgütlerini taşıyacak. Hatta mallarını da taşıyacak.Bulundukları yerleri de taşımayı önerecek kadar da haddini aşarak bence bu süreci yönetmeye çalışıyor. Bir baskı kurmaya çalışıyor. İşte ben bu kadar belediye başkanı da getireceğim. Örgütleri istifa ettirerek belediye başkanlarını zor durumda bırakmaya çalışıyor. Şimdi hani evet bu partiden bölünme gibi ayrılma gibi düşünülebilirse de biz aynı ideolojik çizgide olup olmadığını bilmiyoruz. İnsanlar Cumhuriyet Halk Partili diye belediye başkanlarına ya da milletvekillerine oy verdiler. Ben bakıyorum yeni parti programına biraz ideolojik ayrılıklarımız var Cumhuriyet Halk Partisi ile.

CHP’nin ikiye bölünmesi daha çok Cumhur İttifakı’na yarar, CHP de YENİ Parti de kaybeder, deniyor. Siz bu yorumları nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu süreç matematiksel olarak Eskişehir’i nasıl etkiler?

Bu konuları konuşmak için ben biraz erken olduğunu düşünüyorum. Şöyle yani şu anda bir karmaşa var, yani bir kaos ortamı var. İşte yok gideceğim diyenler, kalacağım diyenler. Hani tabii yerel seçim dinamikleri çok farklı. Hani ne olur o güne kadar bilemiyoruz. Hani YENİ Parti bu süreci nasıl yürütür onu bilemiyoruz. Çünkü bugüne kadar hep Cumhuriyet Halk Partisi'ni ve Kemal Kılıçdaroğlu yönetimini suçlayarak kendilerini ifade ettiler. İşte kalmaya çalışanlar için bir linç kültürü, öfke kültürü uygulamaya çalıştılar. Ama bunu nereye kadar götürebilecekler? Şimdi parti kuruldu, organları yavaş yavaş oluşuyor anladığım kadarıyla. İşte kongrelerini yapacaklar. 6 ay içinde örgütlenmelerini tamamlamaları gerekiyor siyasi partiler yasasına göre. Kurultaylarını yapmaları gerekiyor. Tüm bu süreçleri bizden götürerek değil kendilerinin ayrıca kurması gerekiyor işin kolayına kaçmadan. Ama hani bundan sonra vatandaşa ne söyleyecekler? Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak durduğumuz yerdeyiz. Bunları vatandaşımıza anlatacağız. Kendimizi ifade edeceğiz. Sayın Genel Başkan da şunu söylüyor sürekli. Muhalefete muhalefet etmeyeceğiz.

Ahmet Ataç ve Ayşe Ünlüce ile geçmişe dayanan bir hukukunuz var. İlerde YENİ Parti’ye geçerlerse ilişkiniz etkilenir mi?

Ahmet Başkan ve Yılmaz Hoca ile beraber siyasete başladım ben. Hem Tepebaşı hem Büyükşehir belediye meclis üyesi olarak seçildim. Ayşe Ünlüce yeni Büyükşehir Başkanımız. Ayşe Başkanla geçmişe dayalı sivil toplum yaşamında birlikte oluşumuz var. Sivil toplumda birlikte dayanışma sergiledik. Ayşe başkanımla da hukukum çok eski benim. Tabi beni en çok üzen onların gidişi olur. Umarım öyle bir karar vermezler. Verirlerse ona da saygı duyarım. CHP’nin oylarıyla seçildiler. Herkes Eskişehir’i CHP’nin kalesi gibi görüyor ama o kadar da kolay değil seçim almak. Gitmelerini arzu etmem ama giderlerse de bizim hiçbir ne dostluğumuz ne saygı sevgi çerçevemiz bozulmaz. Ayrıca çok da farklı bir siyasi çizgide olacağımızı düşünmüyorum.

Kaynak: Meltem Karakaş