YENİ Parti Eskişehir Milletvekili ve Parti Meclis Üyesi İbrahim Arslan, İstikbal Gazetesi’nden Meltem Karakaş’ın sorularını yanıtladı. Arslan, partisinin kongre sürecine ve örgütlenme şekline ilişkin önemli açıklamalar yaptı. Yenilenme vurgusu yapan Arslan, kongrelerde tarafının ilkelerden yana olacağını ifade etti. Arslan, YENİ Parti’nin Eskişehir’de 4 milletvekili çıkaracağına inandığını belirtti.
YENİ Parti’de kongre süreci başladı ama delege sistemi ve ön seçime ilişkin bir bilinmezlik söz konusu gibi. YENİ Parti’de yeni kongre sistemi nasıl işleyecek?
Aslında kamuoyunda YENİ Partimizin kongreler süreciyle ilgili oluşan tablo hem algı açısından hem de beklenti açısından ziyadesiyle mutlu olduğumuz bir şey. Çünkü YENİ Parti iktidara yürüyen bir parti. Doğal olarak da partinin nasıl bir parti örgütlenmesi içerisinde olacağı merak konusu. Şimdi bunu iki başlıkla ele almak lazım. Şimdi biz Türkiye siyaset tarihinde aslında bir devrime de bir meydan okumaya da hizmet ediyoruz. Çünkü temsili demokrasiden doğrudan demokrasiye geçen bir siyasal anlayışla hareket ediyoruz. O nedenle de bütün çalışmalarımızın odağına üyemizi oturtuyoruz. Bunu yaparken de elbette siyasi partiler kanunu, hükümleri bir tarafta dururken partinin iç işleyişi açısından da devrim niteliği taşıyacak yeni bir adıma imza atıyoruz. Ama bunları yaparken de bir yanıyla hem partimize yönelik saldırılara karşı kendimizi korumak, geleceğe taşımak, sıkıntıları bertaraf etmek bir taraftan teknik açıdan partinin kuruluşunu tamamlamak, bir diğer yandan partinin hızla kurultayını gerçekleştirerek seçimlere katılma yeterliliğini elde etmek açısından da elbette sürecin bize yüklediği bazı zorluklar, sıkıntılar olabiliyor. Şimdi genel merkezimiz tarafından sizlerin de bildiği üzere örgütlerimize de tebliğ edildi. Kongreler süreci takvim itibariyle de açıklandı. 14-15 Kasım tarihi itibariyle de kurultayımızın yapılış tarihi de netleşti. Genel başkanımızın da başından beri ifade ettiği sayın Karakaş, partinin biz aslında şu aşamada teknik kuruluşunu tamamlamaya çalışıyoruz.
“İŞİN ÖZNESİ ÜYELERİMİZ OLACAK”
Siyasi kuruluşu dediğimiz şey zaman içerisinde bu kongreler ve kongrelerden sonra yaşayacağımız zemin üzerine oturacak. Ve bu sadece kongrelerde kimin nasıl seçileceğiyle de ilgili sınırlı kalmayacak. Dediğim gibi işin öznesi üyelerimiz. Bu hafta sonu üye sayısı 400'ü aşan ilçelerimizde siyasi partiler kanununun emrettiği delege seçimleri gerçekleşti. Sonrasında da izleyen haftada da tümüyle bütün üyelerimizin katıldığı, hani delege ayrımı yapılmaksızın bütün üyelerimizin katıldığı seçimlerde ilçe başkanlığına talip olan arkadaşlarımız, izleyen ayda da il başkanlığına talip olan arkadaşlarımız, sonrasında da genel başkanlığa talip olan siyasal kadrolarımızın tümünün seçimlerini üyemizle gerçekleştireceğiz.
E canım işte üye bir ismi belirledi, kongreye bu isim geldiğinde delege farklı davranırsa nasıl olur vs. Hayır bunların her biri parti içerisinde gerek yönergelerle gerek yönetmeliklerle gerekse siyaset yapma anlayışımız gereğince teminat altına alınmıştır. Üye ne diyorsa o olacaktır, üyeye rağmen hiçbir şekilde farklı bir arayış, farklı bir davranış söz konusu olamaz.
“KONGRELERDE KAPSAYICI BİR YAKLAŞIMA HEPİMİZİN İHTİYACI VAR”
“YENİ Parti, yeni bir felsefe” deniyor. Sizce Eskişehir’de kongrelerde bir yenilik ya da değişim olmalı mı?
Buna arkadaşlarımızın kendileri kuşkusuz karar verecektir. İddia sahibi arkadaşlarımız mevcut ya da talip olan arkadaşlarımız iddialarını ortaya koyacaktır. Burada az önce ifade etmeye çalıştığım, elbette yenilenme ihtiyacımız çok açık. Bu arkadaşlarımızdan bir rahatsızlık ya da görevlerini yapamamış olma anlayışıyla ortaya konmuş bir yaklaşım değil. Otokrasiye evrilen bir süreci yaşıyoruz. İktidar artık demokratik siyasete müdahale ederek kimin milletvekili olacağına, kimin belediye başkanı olacağına, kimin il başkanı olacağına, kimin genel başkan olacağına, nasıl bir muhalefet, nasıl bir parti olması gerektiğine, rakibinin adaylarının kim ya da kimler tarafından hangi kriterler ölçüsünde olması gerektiğine kadar bir siyasal kuşatma oluşturmaya çalışıyor. Şimdi buradan hareketle biz buna temelden bir itiraz koyuyoruz YENİ Parti olarak. Bu itirazı koyarken YENİ Parti kendi siyaset anlayışında, kendi parti yapılanmasında ve siyasal kadrolarında muhafazakâr ve tutucu yaklaşamaz. Türkiye İttifakı söylemi altında toparlamaya çalıştığımız siyasal yaklaşımımızı biz kendi örgütlenme yapımızdan da ortaya koyabilmeliyiz. Bu yönüyle baktığımızda kuşkusuz dünden bu yana partimizin Eskişehir örgütünde görev almış, görev yapmış, emek koymuş bütün arkadaşlarımızın emeklerine saygılıyım. Elbette yoluna devam edecekler olabilir, olmayacaklar olabilir. Yeni talipliler olduğunu memnuniyetle görüyorum. Ama bence büyük bir buluşmaya, büyük bir kucaklaşmaya, kapsayıcı bir yaklaşıma hepimizin ihtiyacı var.
“YENİLENMELERİN, DEĞİŞİMLERİN YAŞANACAĞINA İNANIYORUM”
Benden başlamak üzere bu değişime her bir arkadaşımızın tarihin bize yüklemiş olduğu sorumluluk, ödev duygusu içerisinde kendimizden başlayarak yaklaşmamız lazım. Bu sürecin önünü hep birlikte açabilmemiz lazım. Memnuniyetle görüyorum ki çok sayıda arkadaşımızın ismi geçiyor ilçe başkanlığına, il başkanlığına. Gelecekte inşallah yönetim kadrolarıyla birlikte milletvekilliklerinde, belediye başkanlıklarında çok sayıda arkadaşımızın bu göreve talip olması. Hele hele YENİ Parti’de bu kokuşmuş düzene direnen, ayağa kalkan ve ateşten gömlek diye nitelediğimiz bu siyaset yapma anlayışına bu kadar arkadaşımızın, özellikle de gençlerin ve kadınların ilgi duyuyor olması bizim için ayrı bir gurur vesilesidir. Ben bu süreçte bu yenilenmelerin, bu değişimlerin de yaşanacağına inanıyorum.
“KONGRELERİN TARAFI OLACAĞIZ AMA TARAFIMIZ İLKE”
Sizi arayan, kongrelerde destek isteyen oluyor mu? Kongre sürecinde nasıl bir misyonunuz olacak?
Elbette arayan arkadaşlarım oldu. Kendilerini kutluyorum. Başarılar da diliyorum. İsimlendirmek şu anda doğru olmayabilir. En azından bu cesareti göstermiş olmaları çok kıymetli. Ben kongrelerde elbette dünden bugüne bu kentte siyaset yapan, örgütün tozunu yutmuş, emek harcamış arkadaşlarınızdan biri olarak bu bir üstünlük değil. Bu anlamda asla söz etmiyorum. Elbette kongrelerin tarafı olacağız ama tarafımız şu: İlke. Az önce sıralamaya çalıştığım YENİ Parti’nin kuruluş ilkelerine, felsefesine ve bunun tüm toplum tarafından yaygınlaşmasına katkı sağlayacak bir misyon. Buradan bakıyorum ben. Dolayısıyla aday olan ya da görevlere talip olan arkadaşlarımız artık bir devrime hep birlikte imza atıyoruz dedim ya, benimle de işleri yok, belediye başkanlarıyla da işleri yok. Doğrudan gidecekler, üyelerimize kendilerini anlatacaklar.
“GENCİM, GÜZELİM BANA OY VERİN ANLAYIŞINI REDDEDİYORUZ”
Geçmişte ben bir cümle kullanıyordum, kimi çevrelerde belki çok kaba bir cümle gibi algılanıyordu. Ya ben gencim, güzelim, bana oy verin, ben il başkanlığına adayım, ilçe başkanlığına. Hayır, bunu reddediyoruz. İl ilçe başkanlığına, onunla da sınırlı kalmayıp yönetim kurullarına, bakın çok konuşulmuyor yönetim kurullarına, talip olan arkadaşlarımız üyemize ve sizin aracılığıyla kamuoyuna nasıl bir parti, nasıl bir kent, il, ilçe hayallerini anlatmalılar. Projelerini anlatmalılar. Kendileri il ilçe başkanı olduğunda partinin örgütlenme yapısı, söylemi, büyümesi, üye dokusu, genel merkezde, belediyelerimizle olan ilişkiler, toplumun değişik kesimleriyle olan ilişkiler noktasında ne tür projeleri ne tür hayalleri var, bunu anlatmalılar, üyelerimize anlatmalılar.
“ARTIK DAR KADROCU YAPIDAN ÇIKIYORUZ”
Artık dar kadrocu yapıdan çıkıyoruz, o hastalıktan arınıyoruz. Kontrol edilebilir bir sayı içerisinde kimilerinin işaretleriyle şuralara oy verme anlayışını terk ederek binlerce üyemizin sürece müdahil olduğu, oy kullanacağı, irade göstereceği ve sadece oy kullanmakla kalmayıp gelecekte göreceksiniz, bugünün konusu değil ama hazırlıklarını tamamladık, üzerinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Üyelerimiz söz, yetki, karar ve denetim mekanizmalarında da izleyen günlerde çok ciddi görevler alacaklar. Bu yönüyle ben bugünden göreve talip olan üyelerimizle temasa geçen bütün arkadaşlarımıza başarılar diliyorum. Bu sayının artmasını diliyorum.
“KURULTAYIMIZDA ÇOK SAYIDA YENİ YÜZE TANIKLIK EDECEKSİNİZ”
Kasım ayında büyük kurultayınız var. Özgür Özel’in A takımında bir değişiklik olacak mı? Siz de şu an PM üyesisiniz. Bir görev beklentiniz var mı?
Kesinlikle olacak. İki aylık bir süre içerisinde 78 ilimiz yaklaşık 900'e yakın ilçemizde kurucu örgütlenmeler tamamlandı ve kongreler sürecine yetiştirildi. 650 bine yakın şu an itibariyle üye sayısına ulaştık. Birçok ilde bu yoğunluk devam ediyor. İşin bir kuruluş öyküsü var. Biz bir sabah kalkıp 90 tane milletvekili hadi ya canımız sıkıldı bir parti kuralım anlayışıyla hareket etmedik. Sorumlulukla toplumun ve tarihin bize yüklemiş olduğu sorumluluk ödevlerle yola çıkıyoruz. Teknik kuruluşu gerçekleştirdik. Siyasi kuruluş dediğimiz kongreler ve kurultaya kadar uzanan süreç ondan sonra onun biçimlenmesi. Bu noktada göreceksiniz kurultayımızda çok sayıda yeni yüze tanıklık edeceksiniz. Yeni yüzden kastımızda şudur: Türkiye'nin demokratlarının tamamını kucaklayacak, Türkiye seçmeninin tamamına hitap edecek politikaları geliştirmek üzere kimi siyasi kimlikler kimi akademik çevrelerden kimlikler kimi uzmanlık alanına göre kendi gerçekliğini ya da rüştünü ortaya koymuş arkadaşlarımızla Türkiye toplumunun önüne evet ya iktidara geldiğinde bu kadro bizi yönetir, bunlara inanıyoruz. Güveniyoruz dedirtecek bir siyasal kadroyla kurultayda karşılaşacağız.
“HERHANGİ BİR BEKLENTİ İÇERİSİNDE DEĞİLİM”
Ben A takımı B takımı C takımı kavramını sevmiyorum. Bizim siyaset yapma anlayışımızda en sade üyesinden genel başkanına kadar bütün arkadaşlarımızın önemli katkıları var. Varlıklarıyla, söylemleriyle, çevreleriyle, siyasal tutum ve davranışlarıyla İbrahim Arslan olarak herhangi bir beklenti içerisinde değilim. Partim ve Eskişehirli hemşerilerim bana atfedilecek olan bir sorumluluğu zaten yüklemiş o sıfatı bana vermiş. O nedenle ben partimin bir sade neferi olarak da sade üyesi olarak da bugün üstlendiğim milletvekili sıfatımla da gelecekte üstlenebileceğimiz sıfatlarla da her türlü katkıyı vermeye hazırız. İbrahim Arslan olarak dediğim gibi özel bir talep ve beklenti içinde değilim. Bugünden daha büyük bir kararlılıkla, daha büyük bir dirençle sokaklarda, sahada, halkımızla göz göze, el ele onların sorunlarına tercüman olmak, onların sorunlarını çözmek adına siyasal mücadelemizi katlayarak sürdüreceğiz.
“ESKİŞEHİR’DE 4 MİLLETVEKİLİ ÇIKARIRIZ”
ORC’nin yaptığı anket sonuçlarına göre YENİ Parti’nin Eskişehir’de oy oranı yüzde 30,8; CHP’nin ise yüzde 19,9. Bu sonuçları değerlendirirsek YENİ Parti Eskişehir’de kaç milletvekili çıkarır sizce?
Elbette araştırma kuruluşlarının yapmış olduğu çalışmaları ben de takip etmeye çalışıyorum. Benim iddiam o ki, Eskişehir'de yapılacak ilk seçimde YENİ Parti birinci parti olacaktır. Türkiye'de de birinci parti olacaktır. Eskişehir'de milletvekili sayılarının dağılımı ya da Türkiye genelinde milletvekili sayılarıyla ilgili kamuoyu araştırmalarından yola çıkarak simülasyonlar yapan arkadaşlarımız var. Bu dağılım tümüyle sizle daha önce paylaştığım düşüncelerinin etrafında şekillenecektir. Çünkü birden fazla ittifakın olabileceğini öngörüyorum, bu arayışların devam edeceğini öngörüyorum. Örneğin Cumhur İttifakı geçtiğimiz günlerde MHP'nin genel başkan yardımcısı adaylarının Recep Tayyip Erdoğan olduğunu, MHP olarak destekleyeceklerini ifade etti. Şimdi bu birliktelik sadece Cumhurbaşkanlığı ile sınırlı mı kalacaktır? Yoksa milletvekili seçiminde de liste birlikleriyle dönüşebilecek midir? Diğer arayış içerisinde olan siyasal partiler var. Bizim üzerimizden sürdürülen kimi değerlendirmeler var. Milletvekili dağılımını kuşkusuz seçmenin oyları etkileyecektir. Ama ben Eskişehir'de YENİ Parti’nin 4 milletvekili çıkaracağını düşünüyorum. AK Parti ortağı MHP ile birlikte Eskişehir'de iki milletvekili anca çıkarabilecektir. Eğer milletvekili sayımızda değişiklik olmaz 7 olarak belirlenirse milletvekili sayısı, 7’inci milletvekilinin de bu ittifakların belirleyeceğini düşünüyorum. Ama YENİ Parti Eskişehir'de en az dört milletvekili çıkaracak.
“DÜN YOL YÜRÜDÜĞÜM BÜTÜN ARKADAŞLARIMLA GÖRÜŞÜYORUM”
Habil Dökmeci, YENİ Parti’ye geçmeyen tek belediye başkanı oldu Eskişehir’de. Kendisiyle görüşme şansınız oldu mu? İlerleyen süreçte YENİ Parti’ye katılır mı sizce?
Öncesinde görüşmelerim kuşkusuz oldu. Ancak parti kuruluşundan sonrasında Habil Bey'le herhangi bir görüşme gerçekleştirmedim. Zira kendi düşüncelerini kamuoyuyla paylaştırmıştı. İzleyen günlerde kuşkusuz görüşürüz kendisiyle. Bunu seçerek söylüyorum, kimi çevreler ağzından çıkan cümlenin nereye gittiğinin ve sonuçlarının ne olacağını bilmeden ya da bilerek kasten değişik ifadelerde bulundular. Çok özür dileyerek hırsızlık ifadeleri, örgütümüzü seçmenimizi, üyelerimizi çaldılar ifadeleri gibi bir siyasetçiye yakışmayacak davranışlar, sözler içerisinde bulundular. O nedenle de ben dün birlikte yol yürüdüğümüz bütün arkadaşlarımla görüşüyorum. Elbette YENİ Partimize katılmaları için de kendilerine duygu ve düşüncelerimi aktarıyorum. Onları ikna edemiyorsam eksikliği kendimde bulurum. Yoksa bu bir baskı aracı değildir. İşin öznesi insan. İnsanı nasıl bu noktaya düşürebilirler arkadaşlarımız bu yaklaşımlarıyla. Siyasetin yine kötü bir benzetme olmasın ama ana sermayesi dediğim gibi insan. İnsan üzerinden biz toplumu kucaklayacağız, ülkeyi, kentleri yöneteceğiz. O noktada Türkiye'deki seçmenin tamamı bizim ilgi alanımızdadır. Tamamını YENİ Parti’nin üyesi yapmak, seçmeni yapmak, oy verir hale getirmek bizim temel görevlerimizden bir tanesidir.
“FARKLI KESİMLERDEN CİDDİ İLGİ VAR”
O nedenle Eskişehir'deki bütün siyasal kadrolarla ilgili kuşkusuz görüşmelerimizi, temaslarımızı sürdüreceğiz. Dün olduğu gibi bugün de yarın da iyi ilişkiler içerisinde olacağız. İzleyen günlerde kendileriyle elbette görüşeceğim. Sadece onunla sınırlı değil. Partimize ciddi anlamda analiz yapmaya da çalışıyorum. Cumhuriyet Halk Partisi ile YENİ Parti’de ortak üyeliklerimiz, kimler, yeni katılan üyelerimiz kimler, ne kadar sayıya hitap ediyorlar. Hepsini değerlendirmeye çalışıyorum. Sadece görüşmelerimiz dün Cumhuriyet Halk Partisi ile birlikte siyaset yaptığımız sıfatlı ya da sıfatsız arkadaşlarımızla sınırlı değil. Değişik siyasal partilerden, toplumun değişik kesimlerinden çok ciddi ilgi var.
Çerçeve Yasa’ya “hayır” dediğiniz için Özgür Özel’in size kırıldığına dair yazılar yazıldı. Kararınızı erken açıkladığınız söylendi. Bir kırgınlık var mı?
Bu değerlendirmeleri yapan arkadaşlar, bunları ben de okudum, gördüm. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmanın bir ürünü bunlar. İsterdim ki bu düşünceyi seslendiren arkadaşlar, olayın öznesi tarafı olan biri olarak benimle süreci konuşsunlar, paylaşsınlar. Yaşananları yapmak istediğimizi ortaya koysunlar ya da bizim görüşlerimizi alsınlar. Mesele öyle değil. Ben milletvekili sıfatı taşıyorum. Elbette başta hemşerilerimiz olmak üzere tüm yurttaşlarımıza Türkiye'nin meseleleri noktasında sorumluluğu taşıyoruz. Dolayısıyla kendi duygu ve düşüncelerimizi cesaretle ortaya koyabilmemiz lazım. Öneriler olabilir, eleştiriler olabilir, farklı yaklaşımlar olabilir. Bunu da yaparken acaba öteki ne der duygusuna kapıldığımız an zaten yanlışı yaptığımız andır. Partimizin alınmış herhangi bir kararı yoktu. Yani bunun detayını burada söylemenin hiçbir anlamı yok ama bilmeniz açısından söylüyorum. Sonuçta milletvekili olarak çok temel bir konuda bir düşünce ortaya koyacaksınız. YENİ Partimiz bizim başından beri ifade etmeye çalıştığımız yeni siyaset yapma anlayışının da bir ürünüdür.
“ESKİŞEHİR'DE HERHANGİ BİR OLUMSUZLUKLA KARŞILAŞMADIM”
Tek başına lider böyle düşünüyor, böyle emrediyor. Onun için bütün milletvekilleri buna uyacaktır ya da bu kararlara katıksız katılacaktır duygusundan ağrı bir şekilde bütün kentlerimizin duyarlılıkları, meseleye yaklaşımlarımız ortaya konularak hepimizin kendisini ifade ettiği bir yaklaşım ya da karar noktasına taşınmıştır. Kendi kararımdan son derece memnunum. Arkasındayım. Eskişehir'de herhangi bir olumsuzlukla karşılaşmadım. Tam aksine çok sayıda hemşerimiz değişik kurum kurmuş temsilcileri aradılar. Duygu ve düşüncelerini, memnuniyetlerini benimle paylaştılar. 10-20 Eylül arasında benim çalışma sahalarımdan bir il Şırnak. Ben Şırnak'a gideceğim. Şırnak'ta da orada yurttaşlarımızla, hemşerilerimizle bir araya geleceğim. Bizim hem evet'i hem hayır'ı savunacak argümanlarımız var.
“KAMUOYUYLA NİYE ‘HAYIR’ VERDİĞİMİ GEREKÇELENDİRDİM”
Ben kamuoyuyla niye ‘hayır’ verdiğimi gerekçelendirdim. Türkiye'de terörün bitmesi, barışın gelmesi, bütünüyle kardeşlik duygularının hakim olması, bu alanda artık hiçbir sıkıntının yaşanmaması noktasında herkesin üzerinde düşeni yapması lazım. Buna kim karşı çıkabilir? Hiçbirimizin karşıtlığı yok. Ama bir yanıyla bu duygu ve düşünceler üzerine bir siyasal alan kurgulaması yapılırken, öte yandan anayasayı adeta rafa kaldıran, anayasa mahkeme kararlarını uymayan, milletvekilinin Meclis’e gelmesini engelleyen, belediye başkanlarını tutuklayıp cezaevlerinde aylarca, yıllarca yatıran, onları görevinden alıp kayyum uygulamasına yönelen, demokratik bütün temayülleri yok sayarak toplumun üzerine kara basan gibi çöken, sokakta sesini yükselten, bazen bir sendikacı, bazen bir işveren, bazen bir akademisyen, bazen bir sade yurttaş, bazen bir genel başkan, bazen cumhurbaşkanı adayı, herkesi Türkiye'yi yarı açık cezaevine dönüştürerek cezaevlerine dolduran, demokratikleşme paketi olarak gelmeyen bir durumla ilgili. Bu işin demokratik yanı var, kültürel yanı var, sosyal yanı var, mali yanı var, kalkınma yanı var, eşit yurttaşlık meselesi var. Anayasa önünde, yasalar önünde eşitlik meselesi var.
“KİMSE BAŞKA HESAPLARLA, GİZLİ AJANDALARIYLA YAKLAŞIM SERGİLEMESİN”
Dolayısıyla meselenin sadece bir boyutuyla bakılmasını doğru bulmadığım için düşüncelerimi kamuoyuyla paylaştım. İki, Sayın Genel Başkanımla olan ilişkin. Ki Genel Başkanımızla biz zaman zaman karşı karşıya gelebiliriz düşünsel olarak. Yan yana da gelebiliriz. Bu asla bir kırgınlık nedeni olamaz. Ben Genel Başkanımla haftada birkaç gün görüşüyorum. Dolayısıyla siyaseti özgür, cesur, düşündüğümüz idealler ve ilkeler noktasında ortaya koyarken, mesele Genel Başkan acaba ne der, İbrahim acaba ya da partinin içerisinde bir grup ne düşünür diye şekillenirse gerçekten doğru uygulamayız. Son söz şu olsun. Mesele sadece İbrahim Aslan meselesi de değildir. YENİ Partimizin 91 milletvekilinden 54’ü hayır oyu kullanmıştır. 35’i evet oyu kullanmıştır. İki arkadaşımız da mazeretli olduğu için katılamadı. O zaman 54 milletvekiline de Genel Başkanımızın kırılmış olması, lazım. Dolayısıyla bize kimse kalkıp da başka hesaplarla, farklı gizli ajandalarıyla yaklaşım sergilemesin. Biz hani bazen itici bir cümle ya 40-50 yıl siyasetin içinden geliyoruz falan. Hakikaten itici bir cümle ama o 40-50 yılı boşuna devirmedik biz. Öğrenerek geldik. Bedel ödeyerek geldik. Ne olması gerektiğini kavrayarak, tarif ederek ve geleceğe ışık tutacak şekilde.
“KONFORLU ALANLARDA SİYASET YAPMAYACAĞIZ”
YENİ Parti toplumun farklı kesimlerinden insanları partiye çekebilmek için ayrı bir çalışması olacak mı? Ya da kongrelerde yönetimlerini bu hedefle oluşturacak mı?
Kesinlikle olacak. Zaten bu dediğim gibi şu anda üzerinde çalışıyoruz. Arkadaşlarımızdan, bütün kamuoyundan, başta üyelerimiz olmak üzere. Üyemiz olmasa da çok geniş bir kesimden kabul görüyoruz, destek görüyoruz. O nedenle de hep ifade ediyoruz. Partimizi millet kurmuştur, adını millet vermiştir, bütçesini de millet yaratmıştır diye. O nedenle siyaset yapma biçimimizi salonlardan, üstenci bakışlarla oturduğumuz konforlu alanlardan değil, halkla göz teması kurarak, dokunarak, hissederek, hissettirerek siyaset yapmaya devam edeceğiz. Bunu sadece bir dar kadro yaklaşımıyla bir kesimle yapamayız. O nedenle üye dokumuzu kesinlikle toplumun tamamına açıyoruz. Üye olmasalar dahi siyaset yapma anlayışımız gereği politikalarımızın oluşturulmasında, üye olsun olmasın toplumun bütün kesimlerini sürece dahil edeceğiz, etmek istiyoruz. Onun için de bir çalışma grupları oluşacak. Yatay dikey örgütlenmeler dediğim onlar, bu sadece parti içerisinde üyelerle sınırlı kalmayacak, yarın sendikalarla, meslek örgütleriyle, ben varım kardeşim diyebilecek kişi ya da bütün kurumlarla iş birliği içerisinde olacağız. Başka türlü zaten topluma açılamazsınız. Örneğin örgütlenme anlayışımızın içerisinde ilçe meclisleri, il meclisleri yer alacak. Yeni bir örgütlenme anlayışına da geçiyor olacağız. Bu meclislerde partimizin üyesi olmasa dahi kanaat önderleri, o kurum kurmuşların temsilcileri, kendi alanında uzman ya da liyakatli insanların bütün o birikimlerinden yararlanmak, onları da yararlandırmak da istiyoruz. Önümüz dönemde kuşkusuz sizin sorunuza yanıt bulacak örgütlenme ile yolumuza devam edeceğiz.




