İlk adı Memleket Hastanesi’ydi. Sonra Devlet Hastanesi oldu! En sonunda başka yere taşıdık ve adına Şehir Hastanesi dedik…

Odunpazarı Belediyesi’nin biraz ilerisinde bulunan eski Devlet Hastanesi arazisine ne olacağı, ne yapılacağı uzun bir süredir tartışılıyordu.

AK Parti il Başkanı Gürhan Albayrak noktayı koymuştu:

-Buraya Hastane yapacağız!

Gelin görün ki Eskişehir’in hesabına Ankara hiçbir zaman uymuyor. Dikkate almıyor. Ankara’nın planları değişken ve her an farklı sonuçlarla karşılaşabilirsiniz…

Arazi Sağlık Bakanlığı’na bağlı olsa hastane yapılabilirdi. Ancak, yapılan düzenleme ile bu şekilde boşta olan onlarca boş arazi özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na devredildi…

Kısacası Devlet Hastanesi arsası Sağlık Bakanlığı’nın değil, Maliye Bakanlığı’nın…

Birçok bakanlıkta, ikili ilişkilerle projelerle işleri çözebiliyorsunuz. Ama söz konusu olunca Maliye Bakanlığı’nın şimdiye kadar geri adım attığını pek görmedik.

AK Parti il Başkanı Gürhan Albayrak’ın, “ Takip ediyoruz, süreci bir aksilik olmazsa şehrimizin menfaatine olacak bir şekilde tamamlamış olacağız” açıklamasında bulundu…

Maliye Bakanlığı, satıştan kolay kolay vazgeçmez…

Peki ne yapmalı…

Arsa imar planlarında sağlık alanı gözüküyorsa alacak kişi özel hastane ya da sağlıkla ilgili bir bina yapabilir. Bir seçenek daha var…

Belediyelerde bu arsa için ihaleye girebilir.

Büyükşehir ya da Odunpazarı…

Böylelikle arazi yine kamuda kalır! Daha önce yanılmıyorsam Odunpazarı Belediyesi yine satışa çıkarılan bir arsayı almak için ihaleye girmiş, önce ihale iptal edilmiş ardından da satıştan vazgeçilmişti…

Belki yine benzeri olur. Özelleştirmeden vazgeçerler!

ASGARİ ÜCRETE ARA ZAM GELEBİLİR!

Asgari ücrete yüzde 27’lik bir zam yapılmadı…

Yüzde olarak fena bir rakam değil! Ancak çalışanlar tarafından bu zammın yüksek enflasyon karşısında eridiği dile getiriliyor. Enflasyonist baskı nedeniyle “ara zam” beklentisi kamuoyunda sıklıkla dillendirilmeye başlandı. Ancak Ankara’nın ikinci bir zamma şimdilik sıcak bakmadığı belirtiliyor…

Enerji maliyetlerindeki yükselişin Türkiye’de başta akaryakıt olmak üzere birçok kalemde fiyat artışına yol açtığı, bunun da doğrudan tüketici enflasyonuna yansıdığı değerlendiriliyor. Artan fiyatlar karşısında hane halkının borç yükünün büyüdüğüne işaret edilirken, vatandaşın geçim koşullarının giderek zorlaştığı ifade ediliyor.