Eskişehir Barosu Kadın Hakları Komisyonu 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle Eskişehir Barosu hizmet binasında açıklama gerçekleştirdi.
Eskişehir Barosu Kadın Hakları Komisyonu Başkan Yardımcısı Büşra Ünlübaş Özkan yaptığı açıklamada 2025 yılında öldürülen kadın sayısına dikkat çekti.
Özkan, “Cumhuriyetimizin laik hukuk temelleri ve kadınların yüzyıllık kazanımları, bugün yalnızca siyasi söylemlerle değil; bizzat kadınların yaşam haklarına yönelen sistematik saldırılarla sarsılmaktadır.
Geride bıraktığımız 2025 yılı, Türkiye’de kadınlar açısından adeta bir kırım yılı olmuştur. Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu verilerine göre; 2025 yılında en az 391 kadın erkekler tarafından öldürülmüş 212 kadın ise şüpheli şekilde ölü bulunmuştur. Her şüpheli kadın ölümü, etkin ve tarafsız bir soruşturma yürütülene dek bizim için üstü örtülmeye çalışılan bir kadın cinayetidir.
Bu rakamların her biri; devletin koruma yükümlülüğünü yerine getirmemesinin, cezasızlık politikasının ve derinleşen toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin bir vesikasıdır” ifadelerini kullandı.
“HAYATLARIMIZIN PAZARLIK KONUSU YAPTIRMAYACAĞIZ”
6284 sayılı kanundan taviz verilmemesi gerektiğinin altını çizen Özkan, kadınların hayatlarının pazarlık konusu yapılmasına izin vermeyeceklerini belirtti.
Özkan, “6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un etkinliği gibi temel hukuki kazanımların tartışmaya açılması; Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış haklarla bağdaşmamaktadır. 6284 sayılı Kanun, kadınlar için yalnızca bir yasa maddesi değil; hayata tutunmalarını sağlayan en önemli kalkandır.
Şiddet failinin uzaklaştırılmadığı, koruma kararlarının etkin uygulanmadığı ve “aile birliği” bahanesiyle kadınların şiddet ortamına geri gönderildiği her an; yeni bir kadın cinayetine davetiye çıkarılmaktadır. 6284’ten verilecek her taviz, kadınların yaşam hakkından vazgeçmek demektir.
Bu kanuna dokunulmasına da, uygulanmasının geciktirilmesine de asla izin vermeyeceğiz. Bizler, adliye koridorlarından meydanlara kadar her alanda kadınların sesi olmaya devam edeceğiz. Laik Cumhuriyetin, Medeni Kanun’un ve hayatlarımızın pazarlık konusu yapılmasına asla izin vermeyeceğiz. Kadınların özgürce nefes aldığı, eşit ve adil bir dünya kurulana dek mücadelemiz sürecektir” ifadelerini kullandı.



