Cumhuriyetimizin 103’üncü kuruluş yıldönümü tüm Türkiye’de olduğu gibi Eskişehir’de de coşkuyla kutlandı. Eskişehir’de Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD), Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) ve Eğitim İş şubelerinin çağrısıyla Ulus Anıtı’nda toplanan binlerce vatandaş, ellerindeki Türk bayrakları ve Atatürk resimleriyle Vilayet Meydanı’na yürüdü. Yürüyüşe YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ile Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ve birçok kişi katıldı.

Sloganlarla yürüdüler
“Mustafa Kemal’in askerleriyiz”, “Türkiye laiktir laik kalacak”, “Ne mutlu Türk’üm diyene” sloganlarıyla yürüyen kitle, Vilayet Meydanı’nda saygı duruşunda bulup İstiklal Marşı’nı okudu. Daha sonra binlerce kişi hep bir ağızdan Andımızı okudu.

“Cumhuriyet geçmişin onuru, geleceğin güvencesidir”
Yürüyüş öncesi basın açıklaması yapan ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci, “Bugün, egemenliğin saraydan alınıp millete verildiği, kulluktan yurttaşlığa geçişin simgesi olan Cumhuriyetimizin 103. yılını kutlamak için bir aradayız. 29 Ekim 1923, yalnızca bir yönetim biçiminin ilanı değil; bağımsızlığın, laikliğin, yurttaşların eşitliğinin ve çağdaşlaşmanın tarihidir. Cumhuriyet, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde verilen bağımsızlık mücadelesinin en büyük kazanımıdır. Bizler bugün yalnızca Cumhuriyetimizi kutlamıyor, onun temel değerlerine ve geleceğine de sahip çıkıyoruz. Çünkü Cumhuriyet, geçmişimizin onuru olduğu kadar geleceğimizin de güvencesidir” dedi.

“Özgür basın, demokrasinin temelidir”
Basın özgürlüğü vurgusu yapan Avci, “Gazetecilerin tutuklandığı, haber alma özgürlüğünün tartışma konusu olduğu bir ülkede demokrasinin bütün kurumlarıyla işlediğini söylemek mümkün değildir. Elbette herkes hukuk önünde hesap vermelidir. Ancak hukuk; ifade özgürlüğünü, masumiyet karinesini ve savunma hakkını da güvence altına almalıdır. Gazetecilik suç değildir! Soru sormak suç değildir! Özgür basın susturulamaz! Fon soruşturması kapsamında gündeme gelen iddialar da bütün yönleriyle aydınlatılmalı, kamu kaynaklarının ve vatandaşların haklarının korunması sağlanmalıdır. Hiç kimse makamı, siyasi konumu veya ekonomik gücü nedeniyle ayrıcalıklı olmamalıdır. Bizim talebimiz açıktır: Şeffaflık, hesap verebilirlik ve herkes için eşit hukuk” diye konuştu.

“Laik ve bilimsel eğitimden vazgeçmeyeceğiz”
Laik ve bilimsel eğitimin cumhuriyetin temeli olduğunu söyleyen Avci, “Cumhuriyetin en büyük devrimlerinden biri eğitim alanında gerçekleştirilmiştir. Atatürk'ün hedefi; aklı ve bilimi rehber edinen, sorgulayan, özgür düşünen nesiller yetiştirmekti. Bugün eğitim politikalarında yaşanan tartışmalar, laik ve bilimsel eğitimin önemini bir kez daha ortaya koymaktadır. Okullarımız, herhangi bir siyasi anlayışın değil; bilimin, özgür düşüncenin ve çağdaş eğitimin yuvası olmalıdır. Çocuklarımızın geleceği ideolojik dayatmalara, fırsat eşitsizliğine ve bilim dışı uygulamalara teslim edilemez. Eğitimde laiklik, bilim ve fırsat eşitliği Cumhuriyetimizin vazgeçilmez kazanımlarıdır” şeklinde konuştu.
“Kurşunlu Külliyesi Eskişehir'in ortak değeridir”
Tarihi Kurşunlu Külliyesi’nin Odunpazarı Belediyesi’nde kalması gerektiğini vurgulayan Avci, “Tarihî Kurşunlu Külliyesi için gündeme gelen tahliye kararı, yalnızca bir kurumlar arası anlaşmazlık olarak değerlendirilemez. Kurşunlu Külliyesi; Eskişehir'in tarihini, kültürünü, sanatını ve kent kimliğini temsil eden önemli bir değerdir. Yıllardır emek verilerek oluşturulan müzelerin, sanat atölyelerinin ve kültürel faaliyetlerin geleceği belirsizliğe terk edilmemelidir. Yetkililere çağrımızdır: Kamu yararı gözetilmeli, kültürel faaliyetler kesintiye uğratılmamalı ve Kurşunlu Külliyesi'nin Odunpazarı Belediyesi bünyesinde yaşatılmasını sağlayacak hukuki ve idari çözüm bulunmalıdır. Eskişehir'in kültürel değerleri, kurumlar arasındaki anlaşmazlıkların bedelini ödememelidir” şeklinde konuştu.

“Cumhuriyet, sosyal adalet ve yurttaşların eşitliği demektir”
Avci, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Cumhuriyetimizin 103. yılını kutlarken geçim sıkıntısı yaşayan emeklilerimizi, emeğinin karşılığını alamayan işçilerimizi, üretmekte zorlanan çiftçilerimizi ve geleceğinden kaygı duyan gençlerimizi görmezden gelemeyiz. Cumhuriyet, yalnızca sandıkta oy kullanmak değil; insan onuruna yaraşır bir yaşamın, fırsat eşitliğinin ve sosyal adaletin de güvencesi olmalıdır. Kadınların eşit ve özgür yaşadığı, gençlerin umutla geleceğe baktığı, hukukun üstünlüğünün korunduğu bir Türkiye Cumhuriyeti istiyoruz. Ayrıcalıkların değil eşitliğin, baskının değil özgürlüğün, cehaletin değil bilimin egemen olduğu bir ülke istiyoruz. 103 yıl önce büyük imkânsızlıklar içinde bağımsızlığını kazanan milletimiz, kendi geleceğini belirleme iradesini ortaya koymuştur. Bugün bizlere düşen görev, bu büyük mirası yalnızca anmak değil; Cumhuriyetin temel ilkelerini yaşatmak ve gelecek kuşaklara aktarmaktır.”





