Eğitim-İş, Eğitim-Sen, Hürriyetçi Eğitim-Sen, Eğitim Gücü-Sen, TÖB-SEN ve Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde meydana gelen okul saldırısını protesto etmek için İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yürüdü. Sendikalar adına ortak basın açıklamasını İsmail Sakarya okudu.
Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yaşanan saldırıda 17 kişinin yaralanması eğitim camiasında büyük tepkiye yol açtı. Sendikalar tarafından yapılan ortak açıklamada, saldırının “tek başına bir şiddet vakası olarak değerlendirilemeyeceği” vurgulandı.
Açıklamada, “Dün Şanlıurfa’nın Siverek ilçesi, Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde hepimizi derinden sarsan ağır bir saldırı yaşanmıştır. Saldırıyı gerçekleştiren kişinin okulun eski öğrencisi olduğu, saldırının ardından yaşamına son verdiği, aralarında hayat tehlikesi bulunan eğitim emekçileri de olmak üzere 17 kişinin yaralandığı açıklanmıştır” ifadelerine yer verildi.
Ortak açıklamayı okuyan İsmail Sakarya, “Tek başına bir şiddet vakası olarak değerlendirilemeyecek olan bu elim hadise, içinde bulunduğumuz sistemin derin çelişkilerini ve çözülme halini açık biçimde ortaya koymaktadır” dedi. Öldürülen öğretmen Fatma Nur Çelik’in uğradığı saldırıyı hatırlatan Sakarya, “Böylesine bir trajedinin yeniden yaşanması, şiddetin eğitim kurumlarında ne denli yapısal bir sorun haline geldiğini göstermektedir” diye konuştu. Sakarya, “En güvenli yer olması gereken okullar, nasıl oldu da en güvensiz alanlara dönüştü? Bu bir çöküştür. Bu eğitimde güvenlik politikasının iflasıdır. Okullarımızın güvenliği yalnızca temenniyle ya da geçici önlemlerle sağlanamaz. Okul giriş çıkışlarının etkin denetimi, yeterli güvenlik personeli ve güçlü psikososyal destek mekanizmaları artık zorunluluktur” çağrısında bulundu.
Sakarya, sendikaların taleplerini ise şu sözlerle sıraladı: “Eğitim çalışanlarının ve öğrencilerimizin can güvenliği hiçbir ihmale kurban edilemez. Okullarda kadrolu güvenlik görevlisi, sağlık personeli ve rehber öğretmen bulunmalı; kalabalık sınıflar azaltılmalı, sosyal destek mekanizmaları güçlendirilmelidir.”
Açıklama, “Bu talepler ertelenemez, görmezden gelinemez. Okulları güvensiz bırakanlar bu tablonun sorumluluğundan kaçamaz. Biz buradayız, takipçisiyiz” sözleriyle sona erdi.




