Eğitim Sen Eskişehir Şube Başkanı Özkan Demirkol, okulların içinde bulunduğu fiziksel koşullardan öğrencilerin ve öğretmenlerin yaşadığı sorunlara kadar önemli açıklamalarda bulundu. Velilerin eğitim yılı başlamadan çok ağır eğitim harcamaları ile karşı karşıya kaldığına dikkat çeken Demirkol, kamusal eğitimin tasfiye edildiğini ve eğitimin piyasalaştırıldığını belirtti.

Sivrihisar’da yeni eğitim yılı öncesi bakın zil neden çaldı
Sivrihisar’da yeni eğitim yılı öncesi bakın zil neden çaldı
İçeriği Görüntüle

“Veliler ağır eğitim harcamaları ile karşı karşıya kaldı”

“Okullar ders ziliyle değil, çözümsüzlükle açılıyor” diyen Demirkol, “Eğitimin, öğrencilerin, velilerin ve eğitim emekçilerinin gerçek sorunları görmezden gelinemez. 2026-2027 eğitim-öğretim yılı, Türkiye’de eğitimin yıllardır biriktirilen yapısal sorunlarının ve derinleşen ekonomik krizin gölgesinde başlamaktadır. Milyonlarca öğrenci ve eğitim emekçisi okullara dönerken, veliler daha eğitim yılı başlamadan ağırlaşan eğitim harcamalarıyla karşı karşıya bırakılmıştır” diye konuştu.

“Bir öğün ücretsiz yemek sorunu hala çözülmedi”

Öğrencilere bir öğün ücretsiz yemek sorununun hala çözüme kavuşturulmadığına dikkat çeken Demirkol, “Türkiye’de eğitim sistemi, kamusal hizmetlerin tasfiyesi, eğitimin piyasalaştırılması ve dinselleştirilmesi, eğitim emekçilerinin güvencesizleştirilmesi politikaları nedeniyle ağır bir kriz yaşamaktadır. Okulların fiziki, hijyenik ve güvenlik sorunları sürmekte, öğrenciler okulda bir öğün ücretsiz, sağlıklı yemeğe ve temiz içme suyuna dahi erişememektedir. Eğitim emekçileri ise yoksulluk sınırının altında kalan ücretler, güvencesiz istihdam, Öğretmenlik Mesleği Kanunu’nun yarattığı hiyerarşi, norm kadro baskısı ve artan idari müdahaleler altında çalışmaktadır” şeklinde konuştu.

“Parasız ve kamusal eğitim hakkı fiilen ortadan kalktı

Okullarda alınan kayıt paralarını hatırlatan Demirkol, kayıt paralarının kamusal ve parasız eğitim hakkının fiilen ortadan kaldırıldığı anlamına geldiğini ifade etti. Demirkol, “MEB, her eğitim-öğretim yılı başında olduğu gibi bu yıl da “kayıt parası alınmayacağını” ve velilere mali yük getirilmeyeceğini açıklamaktadır. Ancak okullara ihtiyaçları oranında doğrudan ve yeterli bütçe ayrılmadığı sürece bu açıklamaların karşılığı olmayacaktır. Kamu okullarının temizlik, güvenlik, bakım-onarım, kırtasiye, elektrik, su ve diğer temel giderleri merkezi bütçeden karşılanmadığında okul yönetimleri velilerden “bağış” istemeye yönelmekte, eğitimin finansmanı giderek ailelerin üzerine bırakılmaktadır. Bu tablo, parasız ve kamusal eğitim hakkını fiilen ortadan kaldırmaktadır” dedi.

“Eğitime daha fazla bütçe ayrılmalı”

Eğitim Sen olarak Milli Eğitim Bakanlığı’na çağrıda bulunan Demirkol, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Bütün eğitim emekçilerinin ücretleri yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmalı, insanca yaşam ve çalışma koşulları güvence altına alınmalıdır. Her okula ihtiyacı oranında doğrudan ve yeterli bütçe ayrılmalı; temizlik, güvenlik ve yardımcı hizmetler için ihtiyaç duyulan personel kadrolu olarak istihdam edilmelidir. Tüm öğrencilere en az bir öğün ücretsiz ve sağlıklı yemek ile ücretsiz temiz içme suyu sağlanmalıdır. Temel kırtasiye ve eğitim materyalleri ücretsiz sağlanmalı, ailelerin okul başlangıç masrafları kamusal olarak karşılanmalıdır. Kayıt parası, zorunlu bağış ve benzeri uygulamalara son verilmesinin koşulları yaratılmalı, kamu okullarının temel giderleri bütçeden karşılanmalıdır. Öğretmenlerin mesleki özerkliğine yönelik önlük, kılık-kıyafet, resen görevlendirme ve irade dışı alan değişikliği gibi müdahalelere son verilmelidir. Eğitime ayrılan kamu kaynakları artırılmalı, eğitimin finansmanı velilerin omuzlarına bırakılmamalıdır.”

Kaynak: Ufuk Azbay