DİSK Emekli Sen Eskişehir Şubesi’nin çağrısıyla Taşbaşı’nda bir araya gelen emekliler, boyunlarına astıkları dövizlerle yaşadıkları sorunlara dikkat çekmeye çalıştı. “Yıllarımızı verdik, karşılığı bu mu?”, “Maaş değil geçim istiyoruz”, “Emekli aç, sabrımız tok” dövizleriyle iktidara seslenen emekliler, taleplerinin bir an önce yerine getirilmesini istedi. Türkiye’de emekliliğin acımasız bir hayatta kalma savaşına dönüştüğünü söyleyen DİSK Emekli Sen Eskişehir Şube Başkanı Hatice Kılıç, “En düşük emekli aylığı insan onuruna yaraşır bir seviyeye çıkarılmalıdır” dedi.
“Soframıza kadar müdahale edildi”
İktidarın uyguladığı yanlış politikalarla emeklilerin sofrasına kadar müdahale ettiğini söyleyen Kılıç, “Bu ülkenin her bir karış toprağında alın teri olan, fabrikalarından okullarına, tarlalarından hastanelerine kadar her alanda yıllarca değer üreten biz emekliler, iktidar tarafından devletin sırtında bir yük olarak görülmenin derin kırgınlığı ve öfkesi içerisindeyiz. Türkiye’de emeklilik yılları artık huzur içinde geçirilecek bir dinlenme dönemi olmaktan çıkmış, acımasız bir hayatta kalma savaşına dönüşmüştür. İktidar, uyguladığı ekonomi politikalarıyla bizleri yoksulluğa mahkûm etmekle yetinmemiş, aynı zamanda yaşam alanlarımıza, sağlığımıza ve soframıza kadar doğrudan müdahale eden otoriter bir sefalet rejimi inşa etmiştir” diye konuştu.
“Emekliler sağlık hizmetlerine ulaşamıyor”
Emeklilerin sağlık hizmetlerine ulaşmakta zorlandığına dikkat çeken Kılıç, “İlerleyen yaşımız gereği en temel ve acil ihtiyacımız olan sağlık hizmetlerine erişim, bugün bizler açısından ulaşılamaz bir lüks haline getirilmiştir. Randevu sistemi üzerinden bir doktora ulaşmak, adeta milli piyangodan büyük ikramiye çıkmasıyla eşdeğer bir ihtimaldir. Göz, kardiyoloji, nöroloji veya ortopedi gibi hayati ve yaşlılıkta sıkça başvurulan branşlarda aylar sonrasına gün verilmekte, bizlerin o süreyi bekleyecek dermanı, zamanı veya ömrü olup olmadığı kesinlikle önemsenmemektedir” şeklinde konuştu.
“Maaşlarımız elimize geçmeden eriyor”
Emeklinin maaşlarının eline geçmeden eridiğini vurgulayan Kılıç, “Yaşlı nüfusun ve emeklilerin sağlık hizmetlerine zamanında erişimde yaşadığı gecikme oranı son iki yılda yüzde kırkın üzerinde artış göstermiştir. Kamu hastanelerindeki yığılmalar, parası olmayanı evinde çaresizliğe terk eden bir anlayışın sonucudur. Eczaneye gittiğimizde karşımıza çıkan muayene ücreti, ilaç katılım payı ve bitmek bilmeyen fiyat farkları, zaten enflasyon karşısında kuşa dönmüş olan maaşlarımızın daha elimize geçmeden erimesine yol açmaktadır. Bize dayatılan bu sistem, hastaları enkaz altında bırakan tam bir sağlık çöküşüdür” şeklinde konuştu.
“Bayram ikramiyesi asgari ücret düzeyinde olmalı”
Emeklilerin taleplerini sıralayan Kılıç, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “En düşük emekli aylığı, insanca yaşanacak, insan onuruna yaraşır bir seviyeye çıkarılmalıdır. Sağlıkta uygulanan tüm katkı payları derhal kaldırılmalı, yaşlılık dönemindeki emeklilere randevu ve rapor süreçlerinde öncelikli, şartsız, kamusal ve tamamen ücretsiz sağlık hizmeti sağlanmalıdır.
Bayram ikramiyeleri, asıl amacına uygun hale getirilmeli, en az bir asgari ücret tutarında güncellenerek ödenmelidir. Sendikal örgütlenme hakkımız üzerindeki tüm yasal ve fiili baskılara son verilmeli, DİSK Dev Emekli-Sen toplu sözleşme masasının doğrudan, meşru tarafı olarak kabul edilmelidir. Bir kez daha haykırıyoruz. Evlerimize hapsedilmeyeceğiz. Gasp edilen haklarımızı alana dek alanlardayız, sokaklardayız, omuz omuzayız.”