Eskişehir’in Tepebaşı ilçesinde bulunan Mükrime Hatun KYK Kız Öğrenci Yurdu’nun yemekhanesindeki görüntüler öğrencileri isyan ettirdi.
Yemekhanesinde farelerin gezdiği ve öğrencilere küflü gıdaların verildiği iddia edilen KYK yurduna ait görüntüler sosyal medyada infiale neden oldu.
Yurtta kalan öğrenciler, ortak alanların düzenli olarak temizlenmediğini ve barınma koşullarının sağlıklı olmadığını söyledi.

“Doğrudan bir halk sağlığı tehdididir”
KYK yurdunda yaşananlara tepki gösteren CHP Eskişehir Üniversite Komisyonu, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Eskişehir'deki Mükrime Hatun KYK Kız Yurdu'nda yaşananlar, iktidarın gençlerin barınma hakkını nasıl sistematik biçimde ihlal ettiğini bir kez daha açıkça ortaya koymuştur. İddialara göre yemekhane koşulları kabul edilemez değil, doğrudan bir halk sağlığı tehdididir. Yemekhanelerde farelerin dolaştığı gerçeği, bu düzenin çürümüşlüğünün en net göstergesidir.
“Öğrencilere küflü gıdalar reva görülüyor”
Bu tablo, kamu kurumlarının görevini yapmadığını değil, yapmamayı tercih ettiğini göstermektedir. Öğrencilere küflü gıdaların reva görülmesi, açık bir ihmalkârlık değil, sorumsuzluğun kurumsallaşmış halidir. Gençlerin sağlığı göz göre göre hiçe sayılmaktadır. Yurtta sadece gıda değil, genel hijyen koşulları da tam anlamıyla çökmüş durumdadır.
“Odalar ve katlar kemirgenlerin yaşam alanına dönüşmüştür”
Temizlik hizmetlerindeki yetersizlik ise bu çöküşün başka bir boyutudur. Aynı suyla yapılan temizlik iddiaları, liyakatsizliğin ve denetimsizliğin sonucudur. Ortak alanların temizlenmemesi, öğrencilerin insan onuruna yakışmayan koşullara mahkûm edildiğini göstermektedir. Öğrenciler defalarca şikayet etmelerine rağmen hiçbir adım atılmaması, yönetim anlayışının özeti niteliğindedir. Yetkililerin sessizliği ise bu ihmali daha da ağırlaştırmaktadır.

“Farelerin dolaştığı bir ortamda yemek sunulması utanç tablosudur”
Barınma hakkı anayasal bir hak olmasına rağmen açıkça ihlal edilmektedir. Devlet yurtlarında yaşanan bu tablo, bir yönetim zafiyeti değil, açık bir yönetememe krizidir. Gençlerin sağlığından tasarruf eden bir anlayış kabul edilemez. Farelerin dolaştığı bir ortamda yemek sunulması, skandal değil, bir utanç tablosudur. Kamu kaynaklarının nerelere harcandığı sorusu artık daha yüksek sesle sorulmaktadır.
“Gençler hayatta kalma mücadelesi vermektedir”
Denetim mekanizmalarının işlememesi değil, işletilmemesi söz konusudur. Gençler seslerini duyurmak için sosyal medyaya mahkûm bırakılmıştır. Ancak bu çığlıklar karşılıksız bırakılmaktadır. Bu şartlar altında eğitim hayatını sürdürmek neredeyse imkânsızdır. Gençler eğitim almak yerine hayatta kalma mücadelesi vermektedir. Yurt yönetiminin sorumluluktan kaçması kabul edilemez bir skandaldır.”





