Manisa'nın Turgutlu ilçesine bağlı Albayrak Mahallesi’nde bulunan İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde silahlı saldırı meydana geldi. Saldırıda bir kişi hayatını kaybederken, 4 öğrenci de yaralandı. Saldırı sonrası yaya olarak kaçan saldırgan H.O., polis ekipleri tarafından yakalandı. Eğitim İş Eskişehir Şubesi tarafından Manisa'daki okul saldırısına ilişkin basın açıklaması yapıldı. Yediler Parkı’nda bir araya gelen sendika üyeleri, yetkilileri göreve davet etti. Eğitim İş üyesi öğretmenler önlüklerini yere atarak okullardaki şiddeti protesto etti. Önlük zorunluğuna da tepki gösteren Arslan, okullarda önlük giymeyeceklerini ifade ederek eylem alanına önlük bıraktı.

"Riskli olan bir okulda neden tedbir alınmadı?”
Eğitim İş Eskişehir Şube Başkanı Fadime Arslan, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Yaşananları daha da vahim hale getiren ise bu okulun güvenlik açısından 1. derece riskli okul olarak değerlendirilmiş olmasıdır. Okulların çocuklarımız açısından ‘riskli alanlar’ olarak sınıflandırılmak zorunda kalması başlı başına üzerinde durulması gereken ciddi bir sorundur. Ancak madem bu okul 1. derece riskli olarak tespit edilmişti, o halde bu riskin gerektirdiği güvenlik tedbirlerinin neden alınmadığını da sormak zorundayız. Daha okulun girişinde dahi çocuklarımızın güvenliğinin sağlanamamış olması İçişleri Bakanlığının ciddi bir zafiyetidir.
“Şiddet eğitimin bir parçası haline geldi”
7 Bakanlık bir protokolün altında yan yana gelebiliyorsa, çocuklarımız vurulduğunda sorumluluğun da arkasında yan yana duracak mıdır? Artık ne yazık ki eğitimin bir parçası haline getirilen şiddetten başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere tüm bakanlıklar ve siyasi iktidar topyekûn sorumludur. Saldırıyı gerçekleştiren çocuğun eğitim süreci de Millî Eğitim Bakanlığı açısından ciddi sorular doğuruyor. Açık liseye geçerek örgün eğitimden kopan bu çocuk, yeniden okula kayıt yaptırıyor; ancak bir hafta boyunca okula gelmiyor. Milli Eğitim Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı çocuklar okuldan koparken neredeydiniz?"
“Sorumluluğunuzu neden yerine getirmediniz?”
Bir çocuk okulun kendisine bir gelecek vadetmediğini düşünüyorsa, okulda kendisini değerli ve okula ait hissetmiyorsa, eğitimle daha iyi bir yaşam arasında bağ kuramıyorsa sistem o çocukla bağını kaybetmiş demektir. Çocuklar şiddeti icat etmez, toplumdan öğrenir. O yüzden mesele aynı zamanda bir çocuğun nasıl şiddetin faili haline geldiğidir. Mesele, bir çocuğun eline silah geçene kadar devletin hangi mekanizmalarının devrede olduğudur. İşte biz buna çocuk güvenliği diyoruz. Çocuk güvenliğini yalnızca okulun dört duvarı arasına sıkıştırırsanız sorunu çözemezsiniz. Çünkü çocuk okuldan çıktığında da çocuktur; evinde de sokakta da eğitim sisteminden uzaklaştığında da çocuktur. Ve hiçbir çocuk devletin koruyucu politikalarının dışında bırakılamaz. Bu nedenle bugün yalnızca Millî Eğitim Bakanlığına değil, çocuklarımızın güvenliği konusunda sorumluluk üstlendiğini söyleyerek o protokolün altına imza atan bütün Bakanlıklara soruyoruz. Sizin sorumluluğunuz neydi ve bu sorumluluğu neden yerine getirmediniz?”




