Eskişehir’de 2 bin civarında norm fazlası öğretmenin bulunmasının yarattığı sorunlara değinen Eğitim-Bir-Sen Eskişehir 1 Nolu Şube Başkanı İbrahim Akar “Örneğin 60 saatlik bir ders varsa, 60 saat dersi 3 öğretmen paylaşacakken 60 saat dersi 6 öğretmen, 5 öğretmen paylaştığında burada öğretmenlerin geliri de düşüyor. Bu da tabii ekonomik anlamda öğretmenlerin zor duruma düşmesine sebebiyet veriyor” dedi.
Okulların açılmasına 1 aydan kısa bir süre kaldı ama yeni eğitim öğretim yılı öncesinde okullar ile ilgili tartışılan başında temizlik personeli sorunu geliyor. Temizlik personeli sorunu ile ilgili belirsizliklere değinen Eğitim-Bir-Sen Eskişehir 1 Nolu Şube Başkanı İbrahim Akar, okullar açılmadan temizlik personellerinin okullarda olması gerektiğini dile getirdi.
Okullar açılmadan temizlik personeli bekleniyor
Akar, “Okul ziyaretlerine başladık bu hafta itibarıyla. Şu anda yeni eğitim öğretim ile hazırlıkları olanca hızıyla devam ediyor. Özellikle yeni atanan idareci arkadaşlar vazifelerine başladılar. Yer değişikliği yapanlar yeni okullarında görevlerine başladılar. Okullara gittiğimizde şunu görüyoruz. Temizlik personeli konusunda bir sarı ünlem işareti oluşmuş durumda. Çünkü artık az bir süre kaldı. Önümüzde 2 hafta var şu anda. 2 haftadan hatta az bir süre kaldı. Bir an önce bu işin ne şekilde olacağı ile ilgili bir tanımlama yapılmalı. Milli Eğitim Bakanımız bu konuda artık TYP personeli üzerinden değil de okullara ödenek gönderilecek şekilde bir temizlik personeli istihdamını yapacaklarını söyledi. Biz daha önce de bunu defalarca kez ifade ettik. TYP, İÜP gibi sistemler okulların personel ihtiyacını karşılamıyor. Okullar açılmadan önce temizlik personelleri okullarda olmalı, okulları uygun ve hazır hale getirilmeli diyoruz. Ama gittiğimizde gördüğümüz şudur. Şu anda hala bununla ilgili bir adım atılmadı. Geç kalınmasın diyoruz” diye konuştu.
“Öğretmenler ekonomik olarak zora düşüyor”
Eskişehir’de uzun süredir çözüm bekleyen norm fazlası sorunu ile ilgili de açıklamalarda bulunan Akar, Eskişehir’de norm fazlası öğretmen sayısının fazlalığının neden olduğu olumsuzluklara değindi. Akar, “Eskişehir'de 2 bini aşkın bir norm fazlası öğretmen durumu söz konusudur. Okulların öğretmen ihtiyacını karşılamak bakımından bu avantajlı bir durumdur. Ancak öğretmenler arasında da bu şu tarz sorunlara dönüşebiliyor. Norm fazlası öğretmenlerin sayısının fazla olmasından dolayı okullarda çalışan öğretmenlerin toplam ders yükünü fazla sayıda öğretmene bölüştürüldüğü için öğretmenlere ilaveten ek ders getirisi, geliri sağlayacak ilave görevler verilemiyor. Ek ders gelirleri olmayınca öğretmen mecburen sadece bir maaşla yetinmek zorunda kalıyor. Norm fazlası öğretmenlerin şu anda bir Bakanlık tarafından yayınlanan bir takvim doğrultusunda tekrar bir atama süreci başlayacaktır. Öncelikle isteğe bağlı, isteğe bağlı olmadığı takdirde resen atamayla başka yerlere, çalıştığı ilçenin dışındaki yerlere, ilçe grupları içerisine atanması durumu söz konusudur. Milli Eğitim Bakanlığı şu anda aile bütünlüğünü sağlayabilmek adına, biliyorsunuz çalışanların aile bütünlüğünün korunması esası anayasal haktır, bu hakkı sağlamak adına bir il emri uygulaması getirsin diye biz de Eğitim-Bir-Sen olarak bunu ifade ediyoruz. İl emri uygulaması getirildiğinde, aile bütünlüğüne göre tayinler yapıldığında bu sayı belki 2 bin 500'lere ulaşacaktır. Şimdi norm fazlası öğretmen sayısı arttığında bu stres bir kat daha artmış olacaktır. Bu sayının fazla olmasının diğer öğretmenler üzerinde ekonomik olarak da bir etkisi oluyor mu? İllaki oluyor. O yüzden hem çalışan öğretmenlerin kendileriyle ilgili bir belirsizliğin içerisine düşmüş olmaları hem de tüm hepsini ilgilendirecek şekilde işte örnek veriyorum, 60 saatlik bir ders varsa, 60 saat dersi 3 öğretmen paylaşacakken 60 saat dersi 6 öğretmen, 5 öğretmen paylaştığında burada öğretmenlerin geliri de düşüyor. Bu da tabii ekonomik anlamda öğretmenlerin zor duruma düşmesine sebebiyet veriyor” şeklinde konuştu.
“Eskişehir'de birçok okul iki okul bir arada eğitim verecek”
Depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle okulların boşaltılmasına bağlı olarak yaşanabilecek sorunlara da değinen Akar, eğitim öğretimde zorlukların yaşanmaması için tedbirlerin alınması gerektiğini kaydetti. Akar, “Deprem sebebiyle, depreme dayanıksızlık sebebiyle boşaltılan okullarımız vardır. Bakın bu konu şu anda baktığımızda son günlerde, geçtiğimiz günlerde 5-6 okulla ilgili yine böyle bir karar geldi. Belki bundan sonraki süreçte bu tetkikler yapılıyor, bu tetkikler yapılmak zorunda. Çünkü yıllar önce yapılmış binalar dayanıklı mı, dayanıksız mı bunlar belli değildir. Bu dayanıksızlık karşısında eğer bir güçlendirme veya yıkım kararı yine örnek veriyorum 5-10 tane okulla ilgili böyle bir karar çıkmış olsa emin olun Eskişehir'de birçok okul iki okul bir arada, sabahçı öğlenci ya da bulunduğu mahalleden çok daha uzak bir yere gitmek zorunda kalacak. Bu durum öğrenci sorunlarını da karşımıza getirmiş olabilir. Hali hazırda ihalesi, inşaatı devam eden, yapım süreci devam eden ihale süreçleri, yıkım süreçleri başlayıp devam eden okullarımız vardır. Bunların bir an önce, bir an önce hazır hale getirilmelidir. Geçtiğimiz yıl neredeyse 15'e yakın okulun açılış ve temel açılış programları yapıldı, eğitim öğretime başladı. Bu sayı bu dönemde de bu yeni yapılan okullar kazandırılmaya devam edecektir. Ama dediğim gibi eğer güçsüz, dayanıksız okullar çıkarsa bunlarla ilgili bir tedbir alınması gerekir, alınmazsa bu eğitim öğretimi daha da zor hale getirebilir” sözlerini kaydetti.




