Şeker pancarı üretiminde en önemli olan illerden biri de Eskişehir. Şeker Pancarının hasat zamanına 30-40 gün arasında bir süre kalma rağmen şeker pancarı alım fiyatı henüz belli olmadı. Eskişehir Genç Rençberler Üretim ve Pazarlama Kooperatifi Sözcüsü Burak Kuşan şeker pancarı üreticisinin bu yıl şeker pancarı alım fiyatı ile ilgili beklentilerini dile getirdi.
“Pancar üretimi büyük emek, işçilik ve maliyet istiyor”
Şeker pancarı üretimin artan maliyetlerine dikkat çeken Kuşan, “Şeker pancarı yaklaşık nisan ayında ekimini yaparız. Nisan ayından eylülün sonuna kadar. Eylül sonunda pancar alım fiyatı açıklanır ve alımlar başlar. Eylül sonundan yaklaşık yılbaşına kadar biz pancarlarımızı fabrikaya teslim ederiz. Şu anda fiyatımız geçen sene kota tamamlama primi dahil ton başına 3 bin 100 TL bir fiyat açıklanmıştı. Biz geçen sene bile bunun 3 bin 500 TL'den az olmamasını istiyorduk. Bu sene şu anki girdi maliyetlerimize göre fiyatımızı ton başına 4 bin liradan aşağı biz bir fiyat beklemiyoruz. Şeker pancarı Türkiye'de özellikle sulanabilir bir alanda tarım yapılıyor. Arpa, buğday gibi değil. Yaklaşık üretiminden hasadına kadar büyük bir emek, işçilik, su, gübre ve ilaç isteyen bir üründür. Biz bu ürünün şeker pancarına bir tarım ürünü olarak bakmamamız lazım. Türkiye'de yaklaşık şu anda 20 milyon ton şeker pancarı üretiliyor, bu şeker pancarından da yaklaşık 2 milyon 900 bin ton şeker üretiyoruz. Eskişehir'de 227 bin dönüm şeker pancarı üretiyoruz, 1,5 milyon ton da şeker üretiyoruz. Eskişehir'de ortalama verimimiz şu anda 7 tonlarda gözüküyor. Biz pancarı, bizler veya sizler sadece şeker olarak görüyorsunuz ama pancar sadece şeker değildir. Pancarla biz küspesini elde ediyoruz, küspe de hayvancılık adına çok önemli bir yem. Aynı zamanda melasını; yem ve sanayi hammaddesinde kullanılan melas gerçekten bizim için çok önemlidir. Pancar taşımasını biz kamyonlarla, TIR’larla yapıyoruz ve nakliyeci, nakliye de buradan para kazanıyor. Daha sonrasında pancarı biz fabrikaya getiriyoruz, fabrikada işçi çalıştırarak istihdam sağlıyoruz. Bu istihdam, hayvancılık, yem, sanayi hepsi birbirine bağlıdır” ifadelerini kullandı.
“Üreticiyi desteklemek ülke ekonomisini desteklemektir”
Şeker pancarı üreticisinin ekonomiye ciddi katkılar sağladığını aktaran Kuşan pancar üreticisini desteklemenin ülke ekonomisini desteklemek anlamına geldiğini kaydetti. Kuşan, “Bizler şeker pancarı üreticilerini yaşatmamız lazım ki sanayiyi yaşatalım, nakliyeciyi yaşatalım, hayvancılığı yaşatalım. Biz pancarın yaprağından köküne, fabrikasından hayvancılığa, sanayiye kadar birçok ekonomik katkısının olduğunu söylüyoruz. Pancarın oluşturduğu ekonomik katkı sadece ton fiyatından daha büyük bir etki. Bu nedenle pancar üreticisini desteklemek sadece çiftçiyi desteklemek değil sanayiciyi, hayvancıyı, kırsal ekonomiyi, fabrikadaki işçiyi, bütün ülke ekonomisini desteklemektir. Çiftçi pancardan eğer ki kazanamaz hale gelirse bıçak bir yerde kopar ve bu sistem dağılır. Hiç kimse kazanamaz. Biz ton 4 bin TL'nin altının zarar olduğunu biliyoruz. Çünkü girdi maliyetleri, işçiliğimiz, sulamamız, tohumumuz, gübremiz, enerji maliyetlerimiz geçen yıla oranla yüzde 50 arttı. Şu anda motorin fiyatlarını görüyorsunuz, 80-86 lira arasında değişiyor ve ÖTV'nin sıfırlandığı haldeki fiyatlarımız bu. Ocakta şu anda 13 TL'lik bir ÖTV zammı ile birlikte 96 TL'lik bir motorin masrafımız olacak bizim” sözlerini kaydetti.
“Mısır alım fiyatı 20 lira olmalı”
Maliyetlerin artması sonucunda alınan desteklerin yılın başında eridiğine dikkat çeken Kuşan pancar üreticisi sayısındaki düşüşe vurgu yaptı. Kuşan, “Şeker pancarını eylül ayının sonundan yaklaşık yılbaşına kadar teslim ediyoruz ve yılbaşından sonra biz paralarımızı 1-2 ay içerisinde alıyoruz. Yani şubat mart ayında alacağımız para eriyip gidecek. O yüzden 4 bin TL'nin altı bizi kurtarmamaktadır. Çiftçi sayısı 2016'da pancar ekimi yapan çiftçi sayısı 105 bin kişiymiş. Şu anda 2025 yılının istatistiklerine baktığımızda bu rakam 75 bin çiftçiye düşmüş. Peki bu çiftçi sayısı neden azalmış? Fiyat politikalarından. Girdi maliyetlerinden. En büyük fiyat politikası. Eğer ki biz bu fiyatlara dediğiniz gibi 4000 TL'nin altındaki fiyatlarda bir fiyat açıklanırsa bu 75 bin olan rakam seneye daha da düşecek. Ve senelerce biz sadece burada 9 senede 30 bin çiftçimizi kaybetmişiz, 30 bin çiftçimizi pancara küstürmüşüz. Taban fiyatımız geçen sene yaklaşık 13 TL olarak açıklanmıştı, biz bu sene de mısırın taban fiyatının en az 20 TL olmasını bekliyoruz üreticiler olarak. Çünkü mısır, özellikle İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgesinde gerçekten çok önemli bir stratejik öneme sahip bir bitki. 20 TL'nin altındaki fiyat da bizi kurtarmıyor ve İç Anadolu Bölgesi'nin şöyle bir dezavantajı var: Mısır kuruyamıyor. Doğu Anadolu bölgesinde 14, 15, 16 nemlerle biçilen, satılan ürün, İç Anadolu bölgesinde yaklaşık 19, 20, 21 nemlerde biçiyoruz ve satıyoruz. Bu da bizim fiyatlarımızı nem olarak aşırı derecede etkiliyor."





