Eskişehir sokaklarında görünürlüğü sıklaşan çocuk işçiliği soruna dair açıklamalarda bulunan Adaletin Hukuku ve Parlamenter Demokrasi İdeali Derneği (AHPADİ) Başkanı Mehmet Ektaş, Türkiye’deki ekonomik sıkıntıların çocuk işçiliği etkisini ortaya koydu. Ektaş, “Çocuk işçiliğe başvurulmasının en önemli nedenlerinden bir tanesi yoksulluk. Ülkemizde gelirin oldukça düşük olması ve gelir adaletsizliğinin yüksek olması, açlık sınırı altında yaşayan, yoksulluk sınırı altında yaşayan nüfusun genel nüfusa oranının çok yüksek olması, çocuk işçiliğinde de doğuran nedenlerden bir tanesidir. Ailelerin yoksulluğuna paralel olarak çocukların yoksulluğundan da bahsetmek gerekiyor. Küresel ölçekte yaklaşık 412 milyon çocuk günde 3 doların altında bir gelirle hayatlarını devam ettirmeye çalışıyor. Ülkemizde de bunda farklı değil. Çocuklarımızın yaklaşık yüzde 39'u, yani 7 milyon çocuğumuz yoksulluk içerisinde yaşamlarını sürdürüyorlar. Sosyal dışlanma riski altında, hayatlarını devam ettirmekte zorlanıyorlar. Bu yoksulluktan yararlanmak isteyen kesimlerde daha ucuz iş gücü olması, sigortasız çalıştırmanın daha kolay olması, daha kolay hükmedilebilir olması, haklarını arayamayacakları düşüncesiyle de çocuk işçiliğe yönelerek, yetişkin aynı iş yapabilecek yetişkin işsizler varken çocuk işçiliğe yönelerek çocuk işçiliğini büyütüyorlar. Bunun yanında, çocuklarımızın yalnızlığı, fakir ailelerin çaresizliğinden dolayı çocukların yeterince sahip olamamaları, çocukların eğitime kolay ulaşamaması, kaliteli eğitimin olmaması, eğitimin önemsememesi konusunda halen ülkemizde devam eden, bir sosyal kültürel anlayışın, duyarsızlığının devam ediyor olması gibi nedenlerde, yine çocuk işçiliğinin, önlemli nedenlerinden bir tanesidir. Bunun yanında, bizzat, hükümetler tarafından devam ettirilen politikalarda çocuk işçiliğini destekliyor. Eğitimi devamı desteklemeyen eğitim sistemi, yani açık lise, mesleki eğitimi geliştirme projesi ve diğer uygulamalarda, yaklaşık 804.000 çocuk var ülkemizde. Açık öğretim ve mesleki eğitim merkezleri gibi yaygın eğitim kurumlarındaki kayıtlar da buna eklendiğinde, toplam örgün eğitim dışındaki çocuk sayımız 1 milyon 460 bin civarında çocuğumuz örgün eğitimin dışındadır” ifadelerini kullandı.

''Çocuklar ne yazık ki taciz ve istismara açık hale geliyorlar''
Hükümet politikalarının çocuk işçiliğini desteklediğini aktaran Ektaş, çocuk işçiliğinin çocuklar üzerindeki etkilerine de dikkat çekti. Ektaş, “ Bizzat hükümet politikaları da bu açıdan baktığımızda yasal mevzuatta çocuk işçiliğini ne yazık ki destekliyor. O zaman baktığımızda, sahaya baktığımızda, kaldırım kenarında su satandan, sanayide sigortasız çırak olarak çalıştırılandan, gece bardak pavyonda restoranlarda, gece saatlerinde garsonluk yaptırılanlardan tutun da, tarım işçiliğine kadar çalıştırılan birçok alanda çocukları görmemiz kaçınılmaz oluyor. Sisteminin bir bütün halinde bu şekilde sorunları var. Çocuk işçiliği hangi sorunları yaratıyor? Bir kere en başta çocukların emeklerinin sömürülmesi sorunu yaratıyor. Yine çocukların fiziksel, bedensel, ruhsal, sosyal ve ahlaki gelişimlerinin önünde önemli bir engel teşkil ediyor. Çocuklar ne yazık ki taciz ve istismara açık hale geliyorlar. Artan akran ve yetişkin şiddetine maruz kalıyorlar. İş kazaları nedeniyle de ölüyorlar ya da yaralanıyorlar.
Çocuk işçiliği ile ilgili ciddi bir mücadele yapılması gerekiyor. Hükümetlerin çocuk işçilikle mücadele programları vardır. Bu konuda yapılmış olan bütüncül yaklaşımlar çerçevesinde birtakım alınmış tedbirler var. Yine çocuk ve genç işçilerin çalışacağı usul ve esaslar hakkındaki yönetmelikle hukuki boyut açısından, bu yönetmelikle çocuk işçiliğinin azaltılması, engellenmesi, çocukların okul dışına gitmelerinin engellenmesi çalışılmış; bir de mesleki eğitim ve öğretim sisteminin güçlendirilmesi, yani MEGEP olarak bildirdiğimiz bir projemiz var. Bu üç projenin de ortak noktası aslında çocuk işçiliğini önlemek, çocukların okuldan uzaklaşmalarını önlemektir. Ama bu projelerin uygulamalarına baktığımızda ne yazık ki tam tersini ortaya koyuyor. Yani bu projeler çocuk işçiliğini bizzat destekliyor. Ülkedeki işsizlik rakamları örneğin oluşturulurken 15 yaş ve üzeri deniyor işsizlik. 15 yaşındaki çocuğu işsiz olarak nitelemeye başladığınız andan itibaren dolaylı olarak 15 yaşındaki çocuğu bir iş gücü olarak görmüş olursunuz rakamlar açısından bakınca. MEGEP projesinde, 'Çocuklar bir gün okula gidecekler, dört gün iş yerlerinde çalışacaklar' diyorsunuz. Bu çerçeve ele aldığınızda çocukları doğrudan doğruya okuldan uzaklaştırıp iş yerlerine göndermiş oluyorsunuz ucuz işçilikle” sözlerini kaydetti.
''Yoksullukla ciddi bir mücadele edilmeli''
Çocuk işçiliğinin önüne geçilmesi için denetimlerin artırılması gerektiğini ifade eden Ektaş, ilgili kurumların yeterli denetimleri yapmadığını savundu. Ektaş, “Bütün bu yönetmelikler okulda tutmaya değil, çocukların okullarından uzaklaşmasına neden olan unsurlar olarak karşımıza çıkıyor. Bu projelerin iyi niyetli olarak ortaya konulduğunu söylesek bile projelerin uygulanmasında yönetmeliğin uygulanmasındaki denetimsizlikler de bu sonuçları doğuruyor. Bugün şehrimizde birçok alanda yetişkinlerin olduğu gibi çocukların da çalıştırıldığı alanlarda sigorta, kayıt söz konusu değil. Peki bunu takip etmekle sorumlu olan başta Sosyal Güvenlik Kurumu Çalışma Bölge Çalışma Müdürlüğü olmak üzere ilgili kurumlar yeterli denetimleri yapıyorlar mı? Kesinlikle yapmıyorlar mı? Yapıyor olsalar görünürlüğü hepimiz görmeyiz ve bunun üzerinden bir tartışma yapmayız. O zaman öncelikle yapılması gereken bir mevzuatların uygulanması için gerekli denetimleri yapmak. Bu kuralları uygulamayan iş yerlerine ve işverenlere ağır müeyyideler getirmek. Çocukları bu sömürü düzeninin dışarısından çekmek, onları bu sömürü düzeninin bir parçası olmaktan kurtarmaktır. Öncelikli çözüm ülkemizde yoksullukla ciddi bir mücadele etmek. Yoksulluk olmasa çocuklar zaten çalışmak zorunda kalmayacaklar, aileler çocuklarını okullardan alıp çalışmalarına izin vermek zorunda kalmayacaklar. Bu konularla ilgili önlem alınması gerekiyor. Bu vesileyle de Sayın Eskişehir Valisi'ne bir çağrıda bulunmak istiyorum: Şehrimizdeki görünürlüğü sürekli artıran çocuk işçiliğine karşı ilgili kurumların daha fazla denetimlerini sıklaştırması ve sonuç alıcı işlemler yapması hususunda Valiliğimizin bir kez daha bu konuya eğilim göstermesini, önem göstermesini, öncelikleri arasına almasını kendisinden talep ediyorum" sözlerini kaydetti.




