Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezi Sanat Galerisi’nde gerçekleşen açılışa, serginin açılışına Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, önceki dönem belediye başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, Eskişehir Rumeli Balkan Kültür ve Dayanışma Derneği (ERBALDER) Başkanı Neziha Bilen ve dernek üyeleri, proje yürütücüsü ve İstanbul Üniversitesi akademisyenlerinden Prof. Dr. Nurcan Özgür Baklacıoğlu ve çok sayıda sanatsever katıldı.
GÖÇÜN HAFIZASI ÇİZGİLERLE ANLATILIYOR
ERBALDER Başkanı Neziha Bilen, 2026 yılının “Eskişehir Yılı” ilan edilmesiyle birlikte hayata geçirilen projelerin önemine dikkat çekerek, bu serginin kültürel birlikteliği ve toplumsal dayanışmayı güçlendiren anlamlı bir çalışma olduğunu vurguladı.
Neziha Bilen, “Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından 2026 yılının ‘Eskişehir Yılı’ ilan edilmesinin ardından; kültürel birlikteliği, toplumsal dayanışmayı ve çağdaş kent kimliğini yansıtan birçok değerli proje hayata geçirilmiştir. Bu kapsamda düzenlenen serginin bir parçası olmak bizim için büyük bir gurur ve onurdur. Bugün, 18 Eylül 1923 tarihinde Ankara’da imzalanan Türk-Bulgar Antlaşması’nın 100. yılı anısına gerçekleştirilen bu anlamlı projenin ilk adımını Eskişehir’de atıyoruz.
Eskişehir’den başlayarak Türkiye’nin birçok şehrine ulaşacak olan gezici sergimiz, Bulgaristan’da da sanatseverlerle buluşacaktır. Kültürel mirasımızı yaşatmak adına çalışmalarını sürdüren derneğimiz, bu tür projelere her zaman destek vermeye devam edecektir.
Bu anlamlı projede emeği geçen tüm sanatçılarımıza, desteklerinden dolayı Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ayşe Ünlüce’ye ve katkı sunan herkese teşekkür ediyoruz.” dedi.
“BU SADECE BİR SERGİ DEĞİL, BİR YOLCULUK”
Proje yürütücüsü Prof. Dr. Nurcan Özgür Baklacıoğlu ise serginin bir yıllık emeğin ürünü olduğunu ifade ederek, Eskişehir’in göç, sanat ve eğitimle yoğrulmuş kimliğinin bu projeye ilham verdiğini söyledi.
Serginin yalnızca bir sanat etkinliği olmadığını vurgulayan Baklacıoğlu, “Bu anlamlı serginin Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirilmesinden büyük mutluluk duyuyorum. Bir yıllık emeğin ürünü olan bu çalışmada destek veren Sayın Ayşe Ünlüce’ye, Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı’na ve tüm teknik ekibe teşekkür ederim.
Eskişehir’den yola çıkmamız bizim için çok kıymetli. Çünkü bu şehir; göç, sanat ve eğitimle şekillenmiş güçlü bir kültürel kimliğe sahiptir. Sergimiz de bu ruhu yansıtarak Bulgaristan’dan Türkiye’ye uzanan göç hikâyelerini ve bu süreçte yetişen sanatçıları bir araya getiriyor.
Bu sergi sadece bir sanat etkinliği değil; göçün hafızasını, acılarını ve aynı zamanda üretime dönüşen gücünü anlatan bir yolculuktur. Karikatür sanatı aracılığıyla iki ülke arasında kurulan kültürel bağların ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha görüyoruz. Emeği geçen tüm sanatçılara, proje ekibine ve bizleri yalnız bırakmayan siz değerli katılımcılara teşekkür ediyorum.” şeklinde konuştu.
ESKİŞEHİR’DEN DÜNYAYA UZANAN BİR HİKÂYE
Başkan Ayşe Ünlüce de konuşmasında, “Eskişehir Yılı” kapsamında şehre umut ve heyecan katacak projeler gerçekleştirdiklerini belirterek, 26 karikatürist ve 26 eserden oluşan serginin Eskişehir’den başlamasının büyük bir anlam taşıdığını ifade etti. Ünlüce, Eskişehir’in hem bir göç hem de sanat şehri olduğunu hatırlatarak, şunları söyledi:
“2026 yılının Eskişehir Yılı ilan edilmesiyle birlikte, şehrimize umut, heyecan ve birlik duygusu katacak özel projeler gerçekleştirmeyi hedefledik. Bu sergi de o projelerden biri olarak bizim için ayrı bir anlam taşıyor. 26 karikatürist ve 26 eserden oluşan bu serginin Eskişehir’den başlaması büyük bir mutluluk. Emeği geçen herkese ve katkı sunan değerli isimlere teşekkür ediyorum.
Eskişehir; hem bir göç şehri hem de güçlü bir sanat kentidir. Göçün hüzünlü hikâyesi ile sanatın birleştirildiği bu sergi, şehrimizin ruhuna çok yakıştı. Aynı zamanda dayanışmayı, umudu ve birlikte yaşama kültürünü de yansıtıyor. Bu sergi, yolculuğu boyunca farklı şehirlerde de göçün hem acı hem de umut dolu hikâyesini anlatmaya devam edecek. Katılımınız için teşekkür ediyor, serginin hayırlı olmasını diliyorum.”
BAVULLARA SIĞMAYAN HİKÂYELER
“Bulgaristan - Türkiye Hattında 26 Göç 26 Hikâye 26 Çizer” karikatür sergisi, bavullara sığmayan hatıraları kalemlerinin ucunda taşıyanların hikâyesini anlatıyor.
Bir gecede geride bırakılan evlerin, sokakların ve isimlerin sessizliği; bu kez çizgilerle dile geliyor. Bulgaristan’dan Türkiye’ye uzanan bu yolculuk, hüznü ve mizahı aynı potada eriterek güçlü bir anlatıya dönüşüyor.
Sergide yer alan eserler; göçün yarattığı kırılmaları, uyum sürecini ve kimlik arayışını eleştirel bir bakışla ele alırken, “macır” olmanın kendine özgü direncini, neşesini ve umudunu da gözler önüne seriyor.
Geçmişin izlerini bugünün diliyle yeniden çizen bu anlamlı sergi, izleyiciyi hem düşünmeye hem de gülümsemeye davet ediyor.






