Parktaki Yazılıkaya Anıtı tasviri ve heykeller; Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı ile Heykel Atölyesi ekiplerinin titiz çalışmalarıyla hayata geçirildi. Frig Vadilerine seyahat eden vatandaşların güzergâh üzerinde görme şansı bulduğu, 5 metre yüksekliğindeki Yazılıkaya Anıtı tasviri, mimari detaylarıyla kısa sürede büyük beğeni topladı.

Eskişehir'de sanat rüzgarı! 'Fırçanın Sırdaki İzi Sempozyumu' başladı
Eskişehir'de sanat rüzgarı! 'Fırçanın Sırdaki İzi Sempozyumu' başladı
İçeriği Görüntüle

Mitolojiik efsane şehir merkezinde yeniden canlanıyor

Yazılıkaya Anıtının çevresi, Frigya topraklarıyla bütünleşen unutulmaz bir mitolojik hikâyenin kahramanlarıyla süslendi. Alana yerleştirilen güneşin tanrısı Apollon, eşek kulaklı Kral Midas, kırların tanrısı Pan ve efsanenin en merak edilen figürlerinden biri olan 'kuyuya bağıran adam'; heykelleri ziyaretçilerin büyük ilgisini çekiyor.

Tüm bu eserler, antik dönemde Frigya topraklarında geçtiği rivayet edilen “Apollon ve Pan'ın Müzik Yarışması” efsanesinden ilham alınarak hazırlandı.

Tarih ile sanatın harmanlandığı bu özel park, Eskişehir’i ziyaret edenlere yalnızca bir dinlenme alanı sunmakla kalmıyor; aynı zamanda binlerce yıllık Frig mitolojisini şehrin kalbinde yeniden deneyimleme fırsatı sunuyor.

Mitolojiye göre hikâyenin özeti şu şekildedir:

Kulakların Değişimi: Sanatın ve Estetiğin Tanrısı Apollon ile Kır Tanrısı Pan arasında bir müzik yarışması yapılır. Hakem olan Frigya Kralı Midas, oyunu Pan'dan yana kullanır. Buna öfkelenen Apollon ''Müzikten anlamayan bir insana ancak eşek kulakları yakışır''; diyerek Midas'ın kulaklarını eşek kulağına çevirir.

Sırrın Saklanması: Midas bu durumdan çok utanır ve kulaklarını halkından gizlemek için sürekli büyük bir külah (takke) takar. Ancak durumdan haberdar olan tek bir kişi vardır: Kralın berberi. Midas, berberini bu sırrı kimseye söylememesi konusunda ölümle tehdit eder.

Kuyuya Bağırma Anı: Berber bu ağır sırrı içinde taşıyamaz hale gelir; karnı şişer, sancılar çekmeye başlar. Sonunda dayanamayıp kimsenin olmadığı bir yerde bir kuyu kazıp (veya boş bir kuyuya eğilip) içine var gücüyle; Midas'ın kulakları eşek kulakları!;diye bağırır verahatlar.

Sırrın Yayılması: Ancak kuyuya fısıldanan bu sır, kuyunun dibindeki sulardan oradaki sazlıklara geçer. Rüzgâr estikçe sazlar hışırdayarak 'Midas'ın kulakları eşek kulakları' diye fısıldamaya başlar ve sırrı tüm ülkeye yayılır

Kaynak: Haber Merkezi