“MESEM sistemi revize edilmeli”

“MESEM sistemi revize edilmeli”
 Muhabir
Eğitim-Bir-Sen Eskişehir 1 Nolu Şube Yönetim Kurulu adına konuşan İbrahim Akar MESEM’in önemine dikkat çekerek, mesleki eğitimin sahaya uygun şekilde yeniden yapılandırılması gerektiğini vurguladı.

Eğitim-Bir-Sen Eskişehir 1 Nolu Şube Yönetim Kurulu adına açıklama yapan İbrahim Akar, Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM), zorunlu eğitim, norm fazlası öğretmenler ve eğitim yatırımlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

MESEM’in temelinin Ahilik kültürüne dayandığını belirten Akar, “Ahiler der ki ‘bir çocuğun bir sanata başlaması için 12 yaş çok geç bir yaştır.’ Küçücük çocuklar bir ustanın yanında hem mesleği hem de esnaflığın ahlakını öğrenirler; aslında burası bir insan yetiştirme yeridir. Bugün berberlerin ya da sanayideki ustaların yanında çırak yetişmemesi, kalifiye eleman yetiştirme noktasında ciddi bir dezavantaja dönüşmüş durumdadır. Bu dezavantajı avantaja çevirebilmenin yolu, mesleki eğitimin ciddi manada gözden geçirilmesi ve sahanın ihtiyaçlarına göre yeniden kurgulanmasıdır. Mesleki eğitimin daha kalifiye ve teknik anlamda yeterli hâle getirilmesi gerekmektedir. MESEM, örgün eğitimin dışına çıkan öğrencileri yeniden kazanmak, sektöre ve nitelikli eleman ihtiyacına katkı sağlamak adına kurulmuş kıymetli bir yapıdır. En önemlisi, örgün eğitimin dışına çıkan öğrenciyi yeniden eğitimin içinde tutmaktadır. MESEM’i hakikaten de kıymetli buluyorum, destekliyorum; gelişmesi, eksiklerinin tamamlanması veyahut da revize edilmesi gereken noktaları varsa revize edilmesi gerekir diyoruz” şeklinde konuştu.

“İş Sağlığı Ve Güvenliğini İçin Sıkı Denetim Şart”

İş sağlığı ve güvenliğinin en hassas başlıklardan biri olduğunun altını çizen Akar şunları söyledi: “En önemli konulardan biri iş sağlığı ve iş güvenliğidir. MESEM öğrencisi isteyen kurumları iyi bir şekilde iş sağlığı, güvenliği tedbirleri almalı, bu denetimler sıkı bir şekilde yapılmalıdır. Çocuktan bahsediyoruz, 18 yaş altı çocuktan. 18 yaş altı kişilerin giremeyeceği mekanlarda MESEM öğrencisinin çalıştırılmaması gerekir. Öğretmene iş güvenliği uzmanı rolü yüklenmesini de doğru bulmuyoruz. Çünkü öğretmen bir kurumun iş güvenliği denetiminden mesul tutulmamalıdır. Öğretmen oradaki iş yerindeki öğrencinin yoklama denetimini yapar, işin mesleki açıdan öğrencinin alanıyla uygun olup olmadığına bakar. Bu anlamda hem destekliyor hem de revize edilmesi gereken noktaları varsa bunların revize edilmesini istiyoruz.”

“Öğretmenlere Yönelik Özendirici Politikalar Uygulanmalı”

Norm fazlası öğretmen atamalarına da değinen Akar, resen atamalara karşı olduklarını yineledi. Akar, “Öğretmenin ihtiyaç duyulduğu bölgeler açısından da bu konuya bakmak gerekir. Örneğin; köyde bir öğretmen ihtiyacı varsa, Milli Eğitim Bakanlığı ya da Milli Eğitim Müdürlüğü bu konuda gerekli tedbirleri bu ölçüde alacaktır. Ama bunu yapmadan önce kırsal bölgelerde çalışan öğretmenlere yönelik özendirici ve teşvik edici ekonomik politikaların uygulanmasını istiyoruz. Yani kırsalda çalışan bir öğretmene; ilave yol masrafını ya da yemek ve iaşe masraflarını karşılayabilecek şekilde ilave ve artırımlı ücretler ödenmesi herkes için çok sağlıklı bir sistem olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.

“12 Yıllık Zorunlu Eğitim Uzun Bir Süredir”

12 yıllık zorunlu eğitimle ilgili olarak Eğitim-Bir-Sen’in Türkiye’de ilk kapsamlı araştırmayı yapan sendika olduğunu hatırlatan Akar, “Yapılan araştırma, bu sürenin uzun olduğunu ve örgün eğitimin dışına çıkan öğrenci sayısının arttığını göstermiştir. Eğitim yalnızca ilkokulda başlayıp lisede biten bir süreç değildir. Okul öncesi eğitim en çok önemsenmesi gereken alanlardan biridir” dedi.

Akar ayrıca Eskişehir’deki okul yatırımlarına ilişkin bilgi verdi. Emek Mahallesi Lisesi’nin yapım sürecinin yasal nedenlerle uzadığını belirten Akar, 2026 itibarıyla Porsuk İlkokulu, Sami Sipahi Ortaokulu, Osmangazi Ortaokulu ve Gazi Meslek Lisesi’nin yıkılarak yeniden yapılacağını, Yunus Emre Meslek Lisesi’nin ise nisan ayında teslim edilmesinin planlandığını ifade etti.

Etiketler :