- Ufuk Azbay

"Hâkimiyet ve saltanat hiç kimse tarafından, hiç kimseye ilim gereğidir diye, görüşme ve tartışmayla verilmez. Hâkimiyet, saltanat, kuvvetle, kudretle ve zorla alınır." Atatürk'ün saltanatı kaldırığında tarihe geçen bu sözleri Cumhuriyetin de ne kadar büyük bir mücadelenin sonucunda kurulduğunu göstermektedir. 103 yıl önce Cumhuriyet böyle bir azim ve kararlılığın sonucunda kuruldu.

BİR YANDA BASKILAR BİR YANDA ZAFER

Tarih 27 Mayıs 1960'ı gösterdiğinde bu millet bir darbe ile karşı karşıya kalmıştı. Baskı zulüm işkence demokrasi yine rafa kaldırılmış, yasaklarla, baskıyla, millet mücadele vermek zorunda kalmıştı. Yine karanlık günler yaşanmıştı. Hayat şartları zorlaşmış, fedakar milletin payına yine cefa düşmüştü. Tarih 12 Mart 1971'i göstermişti. 1960 darbesinin hemen ardından Türkiye Cumhuriyet tarihinde demokrasi büyük yara almıştı. 1960 darbesinden 11 yıl sonra ülke 1971 askeri muhtarasını yaşamıştı. Türk demokrasi tarihinde, 27 Mayıs 1960 darbesinden sonra sivil siyasete yapılan "ikinci müdahale" yaşanmıştı. Ülke ilerlemesine demokrasinin gelişmesine yine kelepçe vurulmuştu. Aziz milllet bu kelepçeden kurultulmuştu. Huzurlu mutlu günler gelecek derken tarih 12 Eylül 1980'i göstermişti. Ülke demokrasisi yine bir askeri darbe ile sınav vermişti. O kadar acının gözyaşının sonrasında Türkiye demokrasine bir kara leke fa vurulmuştu. Yaranın acının eksik olmadığı güzel ülkemde bu kez de güz sancısı başlamıştı. Sancılar art ardına devam etmişti. Tüm bu darbelerin akabinde 28 Şubat 1997'de post modern darbenin sancılarını geçirmişti bu ülke. 103 yıllık çınar Cumhuriyet dimdik ayaktaydı ama bu hiç kolay olmamıştı.

CUMHURİYET BU BÖYLE GİTMEZ DİYE BİLMEKTİR

Minik öğrenciler Cumhuriyet coşkusunu Odunpazarı’na taşıdı
Minik öğrenciler Cumhuriyet coşkusunu Odunpazarı’na taşıdı
İçeriği Görüntüle

Şimdi gelelim günümüze, 28 Mayıs 2013 de Gezi olayları başladı. Taksim Gezi parkında ağaçlar kesilmesin diye başlayan olaylar büyük bir halk hareketine dönüştü. Birçok yönü tartışılabilir, yapılan eylemler doğru bulunabilir yanlış bulunabilir. Yapılmalıydı, o gün eyleme çıkan kişiler haklıydı ya da haksızdı. Ben bunun tartışmasını yeniden başlatmayacağım. Gezi olaylarını savunmayacağım. Ben o günlerde gazetecilik mesleğine yeni başlamış biriydim. Üzerine birkaç kelam etmek istediğim konu şudur. Politik bir yanı vardı yoktu o kısmı da geçiyorum. Ben sokaklarda gençlerinin yanında orta yaşlı ve daha yaşlı insanlar gördüm. Onlar ellerinde tencere tavalarla ağaçlardan Gezi'nin dışında başka dertlerini anlatıyorlardı. Geçim dertlerini anlatıyorlardı. Ekonomik sıkıntılardan bunalmışlardı. Ve seslerini duyurmaya çalışıyorlardı. Beğenmedikleri bir düzenin değişmesini istiyorlardı. O günleri düşününce cahilliğimi bağışlayın ilk aklıma gelenler bunlardır. Onların kavgası başkaydı. Polisle güvenlik güçleriyle bir kavgaları yoktu. Siyasi hiçbir derleri yoktu. Onların derdi geçimdi. Önemli olan Cumhuriyet sayesinde ses çıkarmaktır. Bu böyle gitmez diyebilmektir. Ya da bugünün doğrularını savunmaktır. Önemli olan söyleyebilecek söze sahip olmaktır. O Yüzden yaşasın Cumhuriyet. İyi ki Cumhuriyet…