CHP’den istifa eden Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, Ankara'da düzenlenen AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları toplantısında resmen AK Parti'ye katıldı. Köksal’a AK Parti rozeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından takıldı.
CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan ise yaşanan gelişmeye ilişkin yaptığı açıklamada, “Burcu Köksal’ın AK Parti’ye geçişi, sıradan bir siyasi tercih ya da ‘kişisel karar’ olarak değerlendirilemez. Çünkü burada tartışılan mesele; makam değil, ilke, ideoloji ve halkın verdiği siyasal emanettir” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin Köksal’a önemli görevler verdiğini vurgulayan Arslan, “Cumhuriyet Halk Partisi; Sayın Köksal’a milletvekilliğinden grup başkanvekilliğine ve belediye başkanlığına kadar en önemli görevleri vermiştir. Binlerce partili gecesini gündüzüne katmış, büyük fedakârlıklarla çalışmış, Afyonkarahisar’da 74 yıl sonra tarihi bir başarı elde edilmiştir” ifadelerini kullandı.
Köksal’ın seçim gecesi yaptığı açıklamaları da hatırlatan Arslan, “Sayın Köksal da seçim gecesi bunu açıkça ifade etmiş, ‘74 yıl sonra belediyeyi aldık’ diyerek bu başarının CHP örgütünün ve halkın ortak emeği olduğunu vurgulamıştır” diye konuştu.
“KAMUOYUNUN VİCDANINDA CİDDİ BİR KIRILMA”
Arslan, “Bugün ise aynı siyasi birikimin, aynı emeğin ve aynı halk iradesinin; 24 yıldır ülkeyi ekonomik yıkıma, hukuksuzluğa, baskıya ve derin bir toplumsal kutuplaşmaya sürükleyen AKP iktidarının saflarına taşınması, doğal olarak kamuoyunun vicdanında ciddi bir kırılma yaratmıştır” dedi.
Köksal’ın geçmişte AK Parti ve Erdoğan’a yönelik sert açıklamalar yaptığını hatırlatan Arslan, “Daha düne kadar AKP’ye ve Sayın Erdoğan’a yönelik çok sert eleştiriler yapan, Cumhuriyet değerleri, laiklik, hukuk devleti ve Atatürk ilkeleri üzerinden siyaset üreten bir çizgiden; bugün AKP rozeti takılan bir noktaya gelinmesi, siyasette ilke ve ideoloji tartışmasını da beraberinde getirmiştir” ifadelerini kullandı.
Arslan açıklamasında, Erdoğan’ın geçmişte Burcu Köksal hakkında kullandığı sözleri hatırlatarak, “Nitekim Sayın Erdoğan’ın geçmişte Burcu Köksal hakkında kullandığı çok ağır ifadeler bugün ortadadır. Dün birbirine en sert sözleri söyleyenlerin bugün aynı karede buluşması, siyasetin ilkesel zeminden ne kadar uzaklaştığının da göstergesidir” dedi.
“TOPLUMUN VİCDANINI YARALAYAN ASIL MESELE BUDUR”
CHP’ye yönelik baskıların arttığını söyleyen Arslan, sürecin kritik bir dönemde yaşandığını belirterek, “Üstelik bu süreç; Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere CHP’li belediye başkanlarının, siyasetçilerin ve kadroların gözaltılarla, tutuklamalarla, yargı baskısıyla hedef alındığı; Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in açık biçimde tehdit edildiği, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal olarak kuşatma altına alınmak istendiği bir dönemde yaşanmaktadır” diye konuştu.
Açıklamasında Arslan, “Bir yanda; emniyet önlerinde, adliye koridorlarında, cezaevi kapılarında, sokakta, köyde, mahallede halkın iradesine sahip çıkmak için direnenler, mücadeleyi büyütenler vardır… Diğer yanda ise baskıya, tehdide, şantaja boyun eğip, ilkesizce bireysel çıkarlarını, toplumsal çıkarların önüne koyup yön değiştirenler… Toplumun vicdanını yaralayan asıl mesele de budur” ifadelerini kullandı.
“TARİH HERKESİN HANGİ SAFTA DURDUĞUNU NOT ETMEKTEDİR”
Burcu Köksal’ın birkaç gün önceki paylaşımına dikkat çeken Arslan, “Daha birkaç gün önce Sayın Burcu Köksal’ın, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı ‘bağımsızlık, eşitlik ve özgürlük’ idealleri üzerinden anan bir paylaşım yaptığı görülmüştür. Ancak Denizler’in temsil ettiği çizgi; baskı karşısında geri çekilmek değil, bedel ödemeyi göze almaktı” dedi.
Türkiye’nin siyasal olarak sert bir ayrışma dönemine girdiğini söyleyen Arslan, “Bugün Türkiye’de siyah ile beyaz dışında bütün renkler silinmektedir. Beyaz; demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü, özgürlüğü ve millet iradesini temsil etmektedir. Siyah ise; otoriterliği, tek adam rejimini, baskıyı ve adaletsizliği… Bu dönem aynı zamanda siyasal kadrolar açısından büyük bir turnusol dönemidir. Bir yanda; baskıya rağmen direnenler, mücadeleyi büyütenler, halkın iradesinin yanında duranlar… Diğer yanda ise kişisel kariyer ve bireysel hesaplar uğruna yön değiştirenler, gücün yanında hizalananlar, halkın verdiği emaneti siyasi pazarlık konusu yapanlar… Tarih herkesin hangi safta durduğunu da hangi renkte konumlandığını da not etmektedir. Ve gelecek; teslim olanların değil, bedel ödemeyi göze alanların omuzlarında yükselecektir” diye konuştu.





