Saadet Partisi her ayın sonunda gerçekleştirdiği İl Divan Toplantısını Özdilek Kültür Merkezi’nde gerçekleştirdi. Saadet Partisi Eskişehir İl Sorumlusu Selim Sait Terzioğlu İl Divan toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu. 2025-2026 öğretim yılını değerlendiren Terzioğlu, özel sektör öğretmenlerinin sorunlarına da dikkat çekti. Terzioğlu, “2025-2026 öğretim yılı sevinçlerimizle birlikte ne yazık ki hüzünle hatırlayacağımız bir yıl oldu. Evlatlarımızı sıralarında, öğretmenlerimizi sınıflarında kaybettiğimiz, tedirginlikle okul kapılarında beklediğimiz, okula her gün aç giden çocukların sayısının arttığı, anlamsız bir inatla kurulan Milli Eğitim Akademisi nedeniyle yanlış atama ve yer değiştirme politikaları sonucu öğretmenlerimizin aile bütünlüğünün dağıldığı bir yıl oldu. Yoksulluk sınırına bile ulaşamayan öğretmen maaşlarının olduğu bir yıl oldu. Hakkını arayan özel sektör öğretmenlerimize daha sert müdahalelerin yapıldığı bir yıl oldu. Öğretmenlerimiz özel ama maaşları sıradan. Onlar öğrenciyle buluşmayı hak etmiş ancak mülakatla ayrılmış öğretmenler. İktidar söz verdiği halde bu iki grupla toplantı yapmıyor. Çünkü öğretmenin sesi duyulursa eğitimin gerçek sesi duyulacak. Özel okul öğretmenleri konuşursa emeğin nasıl değersizleştiği ortaya çıkacak. Mülakat mağduru öğretmenler konuşursa adaletin nasıl ayaklar altına alındığı ortaya çıkacak. Tayin mağduru öğretmenler konuşursa ailelerin nasıl dağıldığı ortaya çıkacak. Dönem bitti. Yılsonu öğrencilerimizin karnesi olur da iktidarın karnesi olmaz mı? Elbette olur. Güvenlik sıfır. Hijyen sıfır. Güven sıfır. Liyakat sıfır. Ama edebiyat yüz. İş edebiyata, hamasete gelince iktidar yüz üzerinden yüz alıyor. Bu karne yalnızca eğitim sisteminin karnesi değildir. Bu karne bir iktidarın evlatlarımıza nasıl baktığının karnesidir. Bu karne bize açıkça şunu söylüyor. Bu iktidar sınıfta kalmıştır” şeklinde konuştu.
“Bunun adı milli irade değildir"
İktidarın içinde milli olan tüm kurum ve kuruluşların hepsini tükettiğini savunan Terzioğlu, yazın futbol transferlerinin konuşulması gerekirken iktidar partisinin belediye başkanı transferlerinin konuşulduğunu savundu. Terzioğlu, “Türkiye Futbol Federasyonu kimsenin özel yazıhanesi değildir. Sadece Milli Eğitim’de değil, milli takımımızda da işler yolunda gitmiyor. İktidar içinde milli olan ne varsa hepsini tüketti, hepsini siyasallaştırdı. Siz kalkıp federasyon olarak kupa öncesinde iktidara yaranma telaşıyla parti filmleriyle tanıtım yaparsanız, siz kalkıp parti marşını milli takım marşı gibi milletin önüne koyarsanız, siz kalkıp futbolcuları, teknik heyeti hiçbir resmi unvanı olmayan Bilal Erdoğan’ın yanında ip gibi dizerseniz orada ne millilik kalır ne de milli ruh. Siz diyordunuz ki bizden önce bu ülkede bir şey yoktu. Sizden önce bu ülkede ortak bir milli heyecan, ortak bir milli ruh vardı. Yaz aylarındayız. Futbol takımları büyük bir gayretle transfer yapmanın derdindeler. Eskiden yaz aylarında futbolcu transferleri konuşulurdu. Bugün iktidar partisinin transferlerini konuşuyoruz. Futbol takımları harıl harıl transfer edecek futbolcu arıyor. İktidar ise muhalefet belediyeleri içinden transfer edecek başkanları arıyor. Futbol takımlarının transfere ne ödediğini biliyoruz. Ama iktidarın bu transferler karşılığında ne verdiğini bilmiyoruz. Bunun adı milli irade değildir, demokrasi değildir, siyasi ahlak hiç değildir. Bunun adı demokrasi maskeli rövanşizmdir. Sandıkta verilmeyeni masada almaktır. Milli iradenin gasp edilmesidir. Ve bu ülkede unutulmamalıdır ki aklanmanın yeri iktidar partisinin binası değil, mahkemelerdir. Türkiye’nin kronik meseleleri baskılayarak değil, diyalogla çözülür” diye konuştu. Terzioğlu’nun konuşmasının ardından toplantının basına açık olan kısmı, Saadet Partisi’ne yeni katılan üyelere rozet takılması ile sona erdi.





