Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi 2 Eylül Ek Hizmet binasının özelleştirilmesine tepki gösteren İYİ Parti İl Başkanı Serdar Ulucan, “Bir şehrin hafızasını, bir milletin alın teriyle kurduğu değerleri kalem kalem satış listesine yazmak; yönetim değil, savrulmadır” dedi.
İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan, eski Hava Hastanesi olarak da bilinen Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi 2 Eylül Ek Hizmet binasının özelleştirilmesine tepki gösterdi. İYİ Partili Ulucan, devletin ve milletin ortak mallarının birer birer özelleştirme adı altında birilerine peşkeş çekildiğini öne sürdü.
“Bu yönetim değil savrulmadır”
Kararın 24 Nisan’da Resmi Gazete’de yayımlandığını hatırlatan Ulucan, “Bir şehrin hafızasını, bir milletin alın teriyle kurduğu değerleri ve vatandaşın ortak malını kalem kalem satış listesine yazmak; yönetim değil, savrulmadır. Dünün hükümetleri bu ülkeye fabrikalar kazandırdı, demiryolları yaptı, hastaneler kurdu, enerji tesisleri açtı, limanlar inşa etti, kamu iştirakleriyle istihdam oluşturdu, üretimi büyüttü. Devlet millet için yatırım yaptı, gelecek nesiller için eser bıraktı. Bugün ise üzülerek görüyoruz ki “patron çıldırdı” misali ne varsa satışa çıkarılıyor. Elde kalan son değerlerimiz, kamu kazanımlarımız, milletin ortak varlıkları birer birer özelleştirme adı altında birilerine peşkeş çekiliyor” diye konuştu.
“SGK binasına da otel yaparlar”
“Bu şehrin kamuya ait hangi değeri güvende kalacaktır?” diye sonran Ulucan, “Eskişehir’in merkezinde bulunan, yıllarca vatandaşımıza sağlık hizmeti sunmuş Hava Hastanesi yerleşkesini; satış, kiralama, gelir ortaklığı ya da işletme hakkı devri gibi yöntemlerle değerlendirmek, açıkça kamu hizmet anlayışından vazgeçerek kendi yandaşlarına, özel hastane sahiplerine fahiş muayene fiyatlarıyla vatandaşı mahkum etmektir. İlk olarak Eskişehir Eski Devlet Hastanesi arazisinin özelleştirme kapsamına alınmasıyla başlayan bu girdap, bugün Hava Hastanesi’nin bulunduğu alanla devam etmektedir. Görünen o ki bu anlayışın sınırı da yoktur. Yarın TÜLOMSAŞ lojmanları, TÜLOMSAŞ’ın atölyelerinin bulunduğu kıymetli alanlar, Kırmızıtoprak Mahallemizde bulunan DSİ’nin değerli arazileri de aynı akıbete mi uğrayacaktır? Böyle giderse sormak gerekir: Bu şehrin kamuya ait hangi değeri güvende kalacaktır? En sonunda sıra SGK binasına gelip “buraya da manzaralı otel yapalım” denilirse kimse şaşırmamalıdır” şeklinde konuştu.





