TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi, Eskişehir'in zemin yapısına ilişkin son günlerde kamuoyunda yer alan bazı değerlendirmelerin eksik ve genelleyici ifadeler içerdiğini belirterek yazılı bir basın açıklaması yayımladı.
Açıklamada, mikrobölgeleme, imara esas jeolojik-jeoteknik etütler ve fay araştırmalarının geniş alanların planlanmasına yönelik çalışmalar olduğu, ancak bu çalışmaların parsel bazında yapılması zorunlu olan zemin ve temel etütlerinin yerine geçemeyeceği ifade edildi. Her parselin zemin yapısı, yer altı suyu durumu, taşıma gücü ve deprem dalgalarına vereceği tepki bakımından farklı özellikler gösterebileceğine dikkat çekilen açıklamada, bu nedenle her yapı için parsel bazında jeolojik ve jeofizik etütlerin yapılmasının ve elde edilen verilerin mühendislik projelerine esas alınmasının zorunlu olduğu kaydedildi.
Açıklamada, Eskişehir'in zemin koşullarına ilişkin yapılan genelleyici değerlendirmelerin, tüm parsellerin aynı özelliklere sahip olduğu yönünde yanlış bir algıya neden olabileceği belirtilirken, bu yaklaşımın yürürlükteki mevzuat ve ruhsat süreçlerinde uygulanan parsel bazlı zemin etütleri anlayışıyla örtüşmediği vurgulandı. Depreme dayanıklı yapı üretiminin yalnızca taşıyıcı sistem tasarımıyla sınırlı olmadığına işaret edilen açıklamada, yapı güvenliğinin deprem tehlikesi, zemin özellikleri, zemin-yapı etkileşimi, doğru mühendislik tasarımı, malzeme kalitesi ve uygulama süreçlerinin birlikte değerlendirilmesiyle mümkün olduğu ifade edildi.
Jeofizik mühendisliğinin güvenli yapılaşmanın temel unsurlarından biri olduğunun altı çizilen açıklamada, sismik, mikrotremör ve elektrik özdirenç gibi jeofizik çalışmaların zeminin deprem sırasındaki davranışını ortaya koyduğu ve yapı tasarımına esas mühendislik verilerini sağladığı belirtildi.
TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi, güvenli yapıların ancak jeoloji, jeofizik ve inşaat mühendisliği başta olmak üzere ilgili tüm mühendislik disiplinlerinin ortak çalışmasıyla inşa edilebileceğini belirterek, deprem ve yapı güvenliğiyle ilgili değerlendirmelerde meslek odalarının bilgi ve uzmanlığından yararlanılmasının kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi açısından önem taşıdığını ifade etti.
Açıklamanın sonunda ise oda, Eskişehir'in deprem güvenliğine yönelik yürütülecek her türlü bilimsel çalışma ve değerlendirme sürecine bilgi ve deneyimleriyle katkı sunmaya hazır olduklarını kamuoyuyla paylaştı.





