Bir defasında dünyaya kadîm, yâni dünyânın bir yaratıcısı yoktur diyen dehrîlerden bir grup, İmam-ı A'zam Ebu Hanîfe' yi öldürmek üzere geldiler. Bu topluluk, İmam-ı A'zam' la bir konuda münâkaşa edelim ve onu yenip öyle öldürelim dediler. Ebu Hanîfe' nin yanına gelince onlara; "İçerisinde ağır ve çok kıymetli yük yükletilmiş, engin dalgalı bir denizde kaptansız bir geminin bulunmasına ne dersiniz?" diye sordu. O topluluk; "Böyle şey olur mu?" dediler. Ebu Hanîfe; "Her mevsim, hattâ her gün, şekli, hali, işleri değişen, her gün bir başka şekilde görünen intizâmı akıllara hayret veren bu dünyânın hâkim bir yaratıcısı ve çok tedbirli bir sâhibi olmadığına nasıl hükmedersiniz?" buyurdu. Gelenler, aldıkları iknâ edici cevap karşısında düşündüklerine ve yaptıklarına pişman olup, tövbe ettiler. Dünyâyı Allahü teâlânın yarattığına inandılar ve kılıçlarını kınlarına sokup oradan ayrıldılar.