Olayları akışına bırakmak; umursamaz olmak değil,
Sadece başkaları için bir şey yapamayacağını kabul etmektir.
Akışına bırakmak; herşeyden kendini çekmek değil,
Sadece 'başka birisini kontrol edemem' demektir.
Akışına bırakmak; başkasının sorunlarını ortadan kaldırmak değil,
Sadece doğal yollardan öğrenmesine izin vermektir.
Akışına bırakmak; güçsüzlüğü kabul etmektir.
Yani, sonucun kendi elinde olmadığını kabul etmektir.
Akışına bırakmak; başka birini değiştirmeye veya onu suçlamaya çalışmak değil,
Sadece birisini düşünmek ama onun sorunları olmak değildir.
Akışına bırakmak; kişiyi doğru yola sokmak değil,
Sadece insan olmasına izin vermektir.
Akışına bırakmak; sonuçların ne olacağını değerlendirmek değil,
Sadece kendi sonuçlarını elde etmesine izin vermektir.
Akışına bırakmak; korumak değil,
Sadece birisinin gerçeği görmesine izin vermektir.
Akışına bırakmak; kızmak ve kavga etmek değil,
Sadece güçsüzlükleri görüp onları telafi etmeye çalışmaktır.
Akışına bırakmak; her şeyi isteklerin doğrultusunda şekillendirmek değil,
Sadece olmayı hayal ettiğin kişiyi olmana izin vermektir.
Akışına bırakmak; geçmişten pişmanlık duymak değil,
Sadece olgunlaşmaya çalışmak ve biraz da gelecek için yaşamaktır. Akışına bırakmak; daha az korkmak ve daha çok sevmektir.
Biraz da Tanrı'ya havale etmektir...