Seda Kağıtcı

Seda Kağıtcı

Hayatın bize en kıymetli hediyesi; Sağlık...

Sağlık, insana verilen en büyük ve en kıymetli hediyedir. Değeri ise çoğu zaman kaybedildiğinde anlaşılır. Sağlığımız bozulduğunda, ne para kalır gözümüzde ne de sahip olduklarımız… İnsan gerçekten hiçbir şeyden zevk alamaz hale gelir.

Hayat dediğimiz yolculuk, aslında baştan sona bir mücadeleler zinciri. Doğarız, büyürüz, okula başlarız. Öğrencilik yıllarında ailesinin maddi imkânsızlıkları yüzünden zorluk çeken, hayata birkaç adım geriden başlamak zorunda kalan binlerce insan var. Kimi harçlığını denk getiremez, kimi hayallerini erteler. Ama yine de umutla devam eder.

Okul biter, bu kez çalışma hayatı başlar. Gençlik yılları iş, güç ve geçim telaşıyla geçer. Çoğu zaman çalışmaktan kendimize vakit ayıramayız. “Biraz daha kazanayım, sonra dinlenirim” deriz. Hayat hızla akarken biz geleceğe yatırım yaptığımızı sanırız.

Derken emeklilik kapıyı çalar. Ama bu kez de yaş ilerlemiştir. Vücudumuz alarm vermeye başlar. Şeker çıkar, istediğiniz gibi yiyemezsiniz. Beliniz, dizleriniz ağrır; eskisi gibi gezemez, eğlenemezsiniz. Bir zamanlar hayalini kurduğunuz o rahat günler, hastane koridorlarıyla yer değiştirir birden. İşte o an fark eder insan… Hayat, avcumuzun içinden sessizce uçup gitmiştir. Gençlikte kazanılan paralar bir kenarda durur ama onları harcayacak sağlık kalmamıştır artık. Biriktirdikleriniz vardır; fakat keyfini sürecek gücünüz yoktur.

Sonuçta insanoğlu her dönemde bir mücadele içinde. Gençken yoklukla, orta yaşta koşuşturmayla, yaşlılıkta ise hastalıklarla… Bu yüzden belki de en büyük kazanç, sağlıklı geçen yıllar. Çünkü para yeniden kazanılır, zaman telafi edilir belki ama kaybolan sağlık çoğu zaman geri gelmez. Kıymetini bilmek gerek. Daha da geç olmadan...

Önceki ve Sonraki Yazılar
Seda Kağıtcı Arşivi