BİR DÜŞÜNÜN

Hiç aşık oldunuz mu?
En son ne zaman ağladınız?
Hıçkıra hıçkıra kendinize engel olmadan utanmadan sıkılmadan başkalarından gizlemeden en son ne zaman ağladınız?
Gözlerinize dolan yaşların gerçekte huzur werdiğini, içinizdeki bir yarayı koparıp attığını ne zaman keşfettiniz?
Ya en son ne zaman güldünüz, katıla katıla etrafınızı umursamadan, hatta başkalarına komik gözükmeyi kabullenerek en son nezamn güldünüz?
Bir başka insanı en son nezaman güldürdünüz?
Ait olduğunuz çevrelerde aranan yolu gözlenen olmazsa olmaz diye düşünülenbir insanmısınz yoksa olsada olur olmasada diyee geçiştirilen biri mi?
HİÇ UTANMAKTAN UTANMADIĞINIZ oldumu?
Aynanın karşısında sarkan göbeğinizi seyrederken sağlık endişeleri bir yana bos wer!!! ben kendimi böylede sewiyorum diyebiliyor musunuz?
Bariz bir hatanız ortaya döküldüğünde kendini savunmak yerine " ammada aptallık etmişim " diye kendi kendinize gülebiliyor musunuz?
Çatal sesinize rağmen , makam tanımaz kulağınıza, rağmen, bağıra bağıra bir şarkıyı ne zaman söylediniz?
Bir melodi sizi eski günlere götürebilir mi?
Yanık bir ses ağlatabilr mi?
Bayram değil seyran değilken bir arkadaşınızı arayıp seni seviyorum yada seni özledim dermisiniz?
Toprağın kirinin en büyük temizlik olduğunu, yağmurda ıslanmanın haz yarattığını, çamura bulanmanın rahatlattığını, bir yudum su olmasada "su yok" diyecek birinin bulunmasının susuzluğu giderdiğini,"nasılsın "sorusunun içimizdeki bütün negatif enerjiyi yok ettiğini,bebek tenine dokunmanın insanı gewşettiğini, aslında tenin tene değmesinin en büyük ilaç olduğunu,hayatın büyük olgularda değil, basiy anlardan oluştuğunu en büyüyk hazların en küçük zerrelerde gizlendiğini biliyor musunuz?
Yukarıdaki soruların hepsine "evet demek istediğinizi biliyorum. Ancak bir "şey" içinizdeki bir "şey" buna engel oluyor.
Nedir o "şey?"

Önceki ve Sonraki Yazılar
AKTÜEL Arşivi