İKİ SEÇENEĞİMİZ VAR

Jerry, çevresindekilerin çok sevdiği insanlardan biriydi. Keyfi her zaman yerinde, Her zaman söyleyecek olumlu bir şey bulurdu.
Hatta bazen etrafındakileri çıldırtdı bile. Bu adam, bu halde bile nasıl iyimser olabiliyor? Birisi nasıl olduğunu sorsa, "Bomba gibiyim" diye yanıt verirdi hep... "Bomba gibiyim." Jerry bir doğal motivasyoncuydu. Yanında çalışanlardan biri, o gün kötü bir günündüyse, Jerry yanına koşar, duruma nasıl olumlu bakılacağını anlatırdı.
Bir gün bir arkadaşı Jerry'ye gider. "Anlayamıyorum" der arkadaşı, "Nasıl olur da, her zaman, her koşulda bu kadar olumlu bir insan olabiliyorsun?"..
Nasıl başarıyorsun bunu?" Jerry gülümseyerek, "Her sabah kalktığımda, kendi kendime: 'Jerry bugün iki seçimin var: Havan iyi olacak, ya kötü... derim. Havamın iyi olmasını seçerim. Kötü bir şey olduğunda yine iki seçimim var: Kurban olmak, ya da ders almak. Ben başıma gelen kötü şeylerden ders almayı seçerim. Birisi bana bir şeyden şikayete geldiğinde, yine iki seçimim var.
Şikayetini kabul etmek ya da ona hayatın olumlu yanlarını göstermek.' Ben hayatın olumlu yanlarını seçerim."
"Yok yahu" diye protesto eder arkadaşı, "Bu kadar kolay yani?"
"Evet... Bu kadar kolay!" der Jerry, "Hayat seçimlerden ibaretter. Her durumda bir seçim vardır. Sen her durumda nasıl davranacağını seçersin.
Sen insanların senin tavrından nasıl etkileneceklerini seçersin. Sen havanın, tavrının iyi yada kötü olmasını seçersin... Yani, sen hayatını nasıl yaşayacağını seçersin!
Jerry'nin sözleri arkadaşını oldukça etkiler.
Gel zaman git zaman, uzun yıllar görüşemezler. Ama, hayatındaki talihsiz olaylara dövünmek yerine, seçim yapmayı tercih ettiğinde hep onu anar arkadaşı.
Yıllar sonra, Jerry'nin başına çok tatsız bir olay gelir. Soygun için gelen hırsızlar, paniğe kapılıp, dükkanda Jerry'yi delik deşik ederler...
Ameliyatı 18 saat sürer, haftalarca yoğun bakımda kalır Jerry. Taburcu edildiğinde, kurşunların bazıları hala vücudunda bulunur.
Olaydan altı ay sonra, arkadaşıyla karşılaşırlar. "Nasılsın?" diye sorar arkadaşı.
Aldığı yanıt her zamanki gibi, "Bomba gibiyim" olur, "Bomba gibi" "Olay sırasında neler hissettin Jerry?" der arkadaşı. "Yerde yatarken, iki seçimim var diye düşündüm.
Ya yaşamayı seçecektim, ya ölümü. Ben yaşamayı seçtim." "Korkmadın mı, şuurunu kaybetmedin mi?" sorusuna karşılık, "Ambulansla gelen sağlık görevlileri harika insanlardı. Bana hep 'İyileşeceksin merak etme' dediler. Ama acil servisin koridorlarında sedyemi hızla sürerlerken, doktorların ve hemşirelerin yüzündeki ifadeyi görünce ilk defa korktum. Bu gözler bana, 'Adam ölmüş' diyordu.
Bir şeyler yapmazsam, biraz sonra ölü bir adam olacaktım gerçekten..." "Ne yaptın?" diye merakla sorar arkadaşı... "Kocaman bir hemşire yanıma yaklaştı ve bağırarak herhangi bir şeye alerjim olup olmadığını sordu.
'Evet' diye yanıt verdi. 'Var' Doktorlar ve hemşireler merakla sustular... Derin bir nefes alarak kendimi toparladım ve bağırdım: 'Benim kurşunlara alerjim var! ..
'Doktorlar ve hemşireler gülmeye başladılar. Tekrar bağırdım: Ben yaşamayı seçtim. Beni bir canlı gibi ameliyat edin. Otopsi yapar gibi değil."
Jerry, sadece doktorların büyük ustalıkları sayesinde değil, kendi olumlu tavrının büyük katkısı ile yaşadı. Yaşaması arkadaşına da yeni bir ders oldu. Her gün, hayatımızı dolu dolu yaşamayı seçme bulunur; her şeyin kendi seçimimize bağlı olduğunu... Yeter ki, bunu görüp, fark edebilelim..

Önceki ve Sonraki Yazılar
AKTÜEL Arşivi