KARA KITANIN AYDINLIK YÜZÜ, CAPE TOWN

THY, 17 Eylül Pazartesi gününden itibaren Güney Afrika Cumhuriyetinin sehirleri olan Cape Town ve Johannesburg' a direk ucak seferlerini baslatti. THY'nin yapmis oldugu bu ilk seferden dolayi geziye gazetecilerden ve bürokratlardan olusan bir grupta davet edilmisti. Eskisehir yerel medyasindan da bu gezi icin 8 medya mensubu davet edildi. Istikbal Gazetesi adina katildigim Güney Afrika gezisi, Afrikanin degisik bir yüzünü görmemiz açisindan bizim için cok faydali oldu.
Güney Afrika' ya uçus süresi 10 saat 30 dakika. ( Johannesburg'a ). Johannesburg'tan Cape Town ise yaklasik 2 saat sürüyor. Bu arada uçus boyunca THY'nin yaptigi mükemmel ve kusursuz servisten etkilenmemek mümkün degil. THY güleryüzlü personeli ve mükkemmel yemek servisiyle bu uzun yolculugun yorgunlugunu üzerimizden atmamiza yardimci oldu.
Ülkenin para birimi Güney Afrika Randi. Türkiye için vize istenmiyor. Iklimi ise güney yarimkürede oldugundan dolayi bizim tam tersimiz. Kasim- Subat arasi yaz, Mayis – Temmuz ayi kis mevsimi.
Uçağımız Cape Town'a inmek üzereyken ilk dikkatimi çeken sey masa seklinde olan ve adeta Cape Town sehrinin simgesi haline gelmis olan " Masa Dagi". Tarifi olmayan güzellikte bir kumsal, Masa Dağı'nın görkemli manzarasının eşliğinde uzanıyor. 2 saat sonra kendimi aynı manzaraya, bu sefer Masa Dağı'nın üstünden bakıyor buldum. 1086 m yükseklikteki bu dağa teleferik ile çıkmak mümkün. Masa Dağı adını, masa gibi dümdüz olmasından alıyor. Dağın tepesi, aynı zamanda bir ulusal park. Bu parkta 5000 üzerinde bitki cesidi mevcut.
Cape Town'un bir kısmı çok zengin. Öyle evler var ki, insan kendini Avrupa'nin büyük baskentlerinden birinde hissediyor. Herbiri inanılmaz güvenlik önlemleri ile donatılmış malikaneler. Bunların biraz ilerisinde ise varoş kesim var. Sadece zencilerin olduğu bu kesimde ise fakirlik hat safhada. Her ne kadar ırkçılık Nelson Mandela ile kalkmış gibi gözükse de, dolaştığınız her yerde bu ayrımın varlığıni hissediyorsunuz.
Cape Town'da mutlaka gidilmesi gereken bir yer Victoria & Alfred Waterfront. Burası liman bölgesi ve bu güzel liman şehrine ayrı bir özellik katan ise; Victoria ve Alfred Limanları. Bu limanları sadece turistlerin gezdikleri bir yer olarak düşünmek yanlış olur! Bu limanlar, şehir halkı içinde oldukça önemli bölgeler. Liman bölgesinde bulunan alışveriş mekanları, enfes yemeklerin tadına bakabileceğiniz restoranlar, iki adet dev akvaryumu, müzeleri ve eğlence adına arayabileceğiniz bir çok şeyi bir arda bulabileceğiniz bir bölge. Gezimizin son aksaminda burada nefis bir yemek ziyafeti çektik.
Bu limanlar sadece yemek yemek ya da alışveriş için değildir. Bu limanlardan kalkan gezi tekneleriyle Cape Town'un güzel koylarını ziyaret edebilirsiniz. Özellikle Robben Adası turu, en çok ilgi çeken geziler arasında yer alır. Robben Adası'nda bir çok mahkumla birlikte Nelson Mandela'nın 27 yıl hapsedildiği hapishane ve bir kale bulunmaktadır.
Gezimizin ikinci gününde Afrika Kitasinin en güney noktasi olan Ümit Burnuna gittik. Cape Town'a bir saatlik mesafede olan Ümit Burnuna vardiktan sonra , kablolu teleferige bindik. Sonra da sayısını hatırlayamadığım merdiven çıkarak yine kendimizi gökyüzünde bulutların arasında bulduk. Bir farkla: solumuzda Hint Okyanusu, sağımızda Atlantik okyanusu. Bir uçurumun tepesinde yer alan bir fener evi ve siz o fenere sırtınızı vererek her iki okyanusu kucaklıyorsunuz......
Ümit Burnu gezimizin dönüsünde Şehrin en ünlü plajlarından bir tanesi olan Boulders Bay' e ugradik. Bu plaj eşsiz kumsalı ya da berrak denizi ile değil, burada bulunan penguenleriyle ünlüdür. Bu plajda bulunan penguenler, bu bölgeyi kendilerine ev olarak seçmişler ve zamanla insanlarla birlikte yaşamaya alışmışlardır. Yanınızda paytak paytak yürüyen bir penguenle denize girmek ne kadar eğlenceli olabilir bir düşünün!
Cape Town ve Yemek Kültürü
Cape Town gibi oldukça güzel bir liman şehrinde olduğunuza göre ilk tadına bakabileceğiniz lezzet; muazzam okyanus manzara karşısında deniz ürünleri olmalıdır. "Deniz ürünlerinin tadına nerede bakabilirsiniz" sorusuna en güzel yanıt; "liman çevresinde" olacaktır.
Cape Town'un yöresel mutfağı hakkında bahsetmek gerekirse, bu şehirde çok fazla yerde, Afrika yemeklerinin tadına bakabileceğiniz söylenemez. Cape Town yılın her mevsimi, dünyanın dört bir yanından turist ağırladığı için yemek kültürleri her zevke hitap edebilecek tarzda. Cape Town genel anlamda Malezya ve Avrupa mutfağından esinlenerek kendilerine karma bir mutfak kültürü oluşturmuşlar. Sofralarından taze sebze ve meyveleri eksik etmiyorlar. Kaldigimiz otelin sabah kahvaltisinda birbirden ilginç ve leziz birçok tropik meyve ikram ediliyordu ve oranin yerel halki genelde kahvaltilarini bu tropik meyveleri yiyerek yapiyorlar.

Önceki ve Sonraki Yazılar
AKTÜEL Arşivi