İlk defa Londra’ya gitmiş olan bir adam, sabah otelinden çıkarak şehri dolaşmaya karar vermişti. Henüz yola çıkmış ki, etrafı kalın bir sis tabakasıyla çevrildi. Adam, “Nasıl olsa birazdan geçer” diyerek yoluna devam ettiyse de kalkmak böyle dursun, sis daha da yoğunlaştı. Bir süre sonra etrafı beyaz bir karanlık kapladı.
Geri dönmeye karar verdiğinde, adam burnunun ucunu bile göremez haldeydi.
Yolunu kaybedeceği korkusu içinde:
“Heeeyy!“ diye bağırmaya başladı. “Bir yol gösteren yok mu?“
Birkaç dakika sonra omzuna bir el dokundu ve:
“Bir şey mi istiyorsunuz? “ diye sordu.
“Affedersiniz, siste yolumu şaşırdım. Otelime dönmek istiyorum da“ dedi adam.
Omzuna dokunan yabancı:
“Elinizi verin, otel çok yakın“ dedi ve adamı götürmeye başladı.
Bir süre sonra bir aydınlığın önüne geldiler.
Yabancı:
“İşte oteliniz“ dedi.
Adam, sisin içinde yüzünü pek fark edemediği şahsa dönerek teşekkür ettikten sonra:
“Siz her halde sise alışık olmalısınız“ dedi. “Nasıl oldu da yolu kolaylıkla bulabildiniz?“
Yabancı:
“Sisin benim için hiçbir önemi yok“ dedi. “çünkü ben körüm!“
Eskişehir haberleri, Eskişehir gazeteleri, Eskişehirspor haberleri, Eskişehir asayiş haberleri, Eskişehir siyaset, Eskişehir belediyeleri, Son dakika Eskişehir haberleri, Eskişehir son dakika, Eskişehirspor son dakika