Buğrahan Doğangil - DUVAR
Hoşgörü herkese, her kesime karşı lazım
Tüm hafta sonu, AK Partili Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’e kişisel tarzı ve giyimi üzerinden yapılan, hakarete varan paylaşım ve sonrasındaki gelişmeleri takip ettik.
Hemen herkes bir fikir çatısı altında birleşti (istisnalar olabilir). Zeynep Güneş’e yapılanlar son derece çirkin ve kabul edilemezdi. Ben de sonuna kadar bu görüşteyim. Bir insana kıyafeti üzerinden aşağılayıcı ifadeler kullanmak bırakın kanunu, Anadolu örf ve adetlerine uymaz.
Bir kez daha buradan Zeynep Başkan’a yapılan çirkin sözlü saldırıyı kınıyorum.
Gelelim neden yazımın başlığında hoşgörü herkese karşı lazım gibi bir cümle kullandığıma…
AK Partili başkana yapılan saldırı için herkes bir araya toplandı ama aynı AK Parti, bir inanç grubunun kutsal mekanını ibadethane statüsüne almama yoluna gidiyor.
Cem evleri ile ilgili bu olumsuz hadiseyi HABEV’in yeni başkanı Ufuk Uysal’ın açıklamalarından öğrendim.
Olumsuz hadise ise şu;
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 22 Ocak 2026 tarihli, 33145 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile cem evlerinin imar planlarında, “ibadet alanları” başlığı altında değil, “kültürel tesis alanı” içerisinde tanımlanıyor.
Haydi, buyurun buradan yakın denir ya…
Anadolu’nun en köklü inanç ve kültür miraslarından biri olan Alevilik ve Bektaşilik’ekarşı hoşgörü nereye gitti?
Bu ülke laik bir ülke, anayasada da açıkça yazıyor. Ancak son yıllarda laiklik ilkesini ihlal etmek moda haline geldi. Bunu fark etmeyen yoktur.
Ancak ülke laik olsa da halkın büyük bir kısmı Müslüman. Alevilik ve Bektaşilik gibi İslam’dan şekillenen inanç kültürlerini görmezden gelmek, saygı duymamak nasıl bir aklın ürünü?
Sinagog ve Kilise gibi farklı dinlere ait yapılan “ibadethane” statüsüne alınan yerlerin yanında cem evlerinin “kültürel tesis alanı” ilan edilmesi kabul edilemez.
Hani İslam hoşgörü diniydi? Biz İslam’ın sancağını taşıyoruz diyen bir hükümet, İslam’ın hoşgörü dini olduğundan bir haber mi?
Yoksa Alevi yurttaşlar bile isteye dışlanmaya mı çalışılıyor?
Bu ülkede azımsanamayacak kadar fazla Alevi ve Bektaşi kardeşimiz var. Bu inanca mensup insanlara karşı hoşgörü nerede?
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, yani mevcut hükümet cem evlerini sergi salonu, müze ya da konser salonu mu sanıyor?
Bu kutsal mekanlarda insanlar ibadet ediyor.
Geçmişte, Alevilere karşı yapılan ayrımcılığın ne denli acı tablolar ile sonuçlandığını maalesef tecrübe edinerek öğrendik.
Farklı inançların ibadethanelerini kabul edip, Alevilerin ibadethanelerini kabul etmemek çok masum bir durum değil maalesef.
Umarım yetkililer benim aklıma gelen gibi bir düşünceye sahip değildir
Şimdi dönelim ilk anlattığım olaya…
İnancı, kültürü fark etmeksizin herkes Zeynep Güneş’e sahip çıkmasaydı ortalığı yıkacak olan kesim cem evi meselesinde sus pus.
Böyle olunca işin samimiyeti kaçıyor.
Bir söz var ya “Rabbena Rabbena, hep bana hep bana. Maalesef bizim ülkede işler böyle yürüyor.
Neyse…
Neticede ortada, iki hadisede de kültüre, inanca ve bazı değerlere gösterilmeyen hassasiyet var.
Burada terazinin iki kefesinin de eşit olması lazım.
Hükümet kanadının samimiyetsiz tavırlarından bir an önce vazgeçmesi ve gereken düzenlemeyi yeniden yapması çok daha doğru olacaktır.
Bu ülkenin daha çok ayrışmaya değil, bir olmaya, birlikte yeniden yükselmeye ihtiyacı var.
Hoşgörü, saygı herkese ve her kesime karşı lazım, unutmayın.
Herkese keyifli bir gün diliyorum. Sevgiyle kalın…