Şeker Fabrikası’nda ‘’pancar işleme sezonu’’ başladı.
Başlamasına başladı da nasıl?
‘’Krizle başladı’’ dense yeridir.
Üreticiler, pancarı tarladan söküp fabrikaya teslim ediyorlar.
Fabrika da o pancarları işleyip şeker üretiyor.
Buna karşın pancar alım fiyatı henüz belli değil…
Açıklanmış bir fiyat yok.
Üretici, fabrikaya teslim ettiği pancar karşılığında ne kadar para alacağını bilmiyor.
Olacak şey değil…
Dünyada bir benzeri yoktur.
Ancak burası Türkiye, çoğu olmayacak şey gibi bu da olduruluyor.
Üstelik de her sezon aynı uygulama yapılıyor.
Üretici pancarını fabrikaya teslim ediyor ya, sonrasında belirlenen ücreti beğenmese de yapacak bir şeyi olmuyor.
Çaresizlik içerisinde verilen fiyatı kabullenmek zorunda kalıyor.
Bu sezon da aynısı olacak.
Üreticiler endişeli…
Endişelenmekte haksız değiller…
Daha önce hasadı yapılan ürünlere verilen fiyat ortada…
O fiyatlarla üreticilerin para kazanması söz konusu bile değil… Borçlarını bile ödeyemediler.,
Diğer ürünlere verilmeyen fiyat pancara verilir mi?
Kesinlikle hayır…
Pancar üreticilerini sevindirecek bir fiyat verilmesi büyük sürpriz olur.
Üreticiler bunu biliyorlar.
Onun için de endişe ediyorlar.
‘’Pancar işleme sezonu’’ başlarken ortaya çıkan tek sıkıntı bu değil…
İşin bir de nakliyeci yanı var.
Nakliye için belirlenen ücret çok düşük…
Bir yıl öncesine göre maliyet kalemlerinde büyük artış oldu.
Her şeyden önce mazotun litre fiyatı 100 TL’ye dayandı.
Nakliye için belirlenen fiyatlardaki artış ise girdilerdeki artış kadar değil…
‘’Komik’’ dense yeridir.
O fiyatlarla nakliyeciler para kazanamaz.
Para kazanamadıkları gibi zarar ederler.
Belirlenen nakliye fiyatlarının kabul edilebilir bir yanı yok.
Nakliyeciler de kabul etmiyor.
Günlerdir isyan ediyorlar.
Feryatlarını duymayan kalmadı.
Muhataplarının duymaması olanaksız…
Elbette ki onlar da duydular.
Duymasına duydular da duymazdan geliyorlar.
Kıllarını bile kıpırdatmadılar.
Koltuklarından kalkıp, fabrika önünde bekleyen nakliyecilerle konuşma gereğini bile duymadılar.
Sanki sorun onları hiç ilgilendirmezmiş gibi bir tavır sergiliyorlar.
Bu tavırlarıyla da nakliyecilerle üreticileri karşı karşıya getirmeye çalışıyorlar.
Son derece yanlış bir tavır…
Yanlış olduğu gibi tehlikeli de…
Anlaşılmaz tavır sergileyen yalnızca onlar değil…
Üreticileri de nakliyecilerin de üye oldukları odalar var.
Onların başında bulunanlardan da ‘’çıt’’ çıkmıyor.
Şu ana kadar ağızlarını açıp tek laf etmediler.
‘’Huzur hakkı’’ olarak paralarını alıp oturuyorlar.
Öfkelenmemek elde değil…
Sorunlarla ilgilenenler var elbette ki… Muhalefet partilerinin temsilcileri nakliyecileri ziyaret edip ‘’sorunu çözün’’ çağrısı yapıyorlar.
Onların çağrısının bir işe yaradığı yok.
Çağrısı işe yarayacak olanlar belli… Elbette ki, iktidar partisinin temsilcileri.
Onların tavrı da ortada…
Umursamaz gibiler.
AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, kamu yatırımları ile övünüp duruyor.
İyi de ortada kamu kurumu ile ilgili bir sorun var.
Acil çözüm bekliyor.
Onunla neden ilgilenmiyor?
Nedenini anlamak zor değil…
Kısaca ‘’işine gelmiyor da ondan’’ denilebilir.
Öyle değilse ilgilensin şu krizle… İlgilenip çözüme kavuştursun da yanılan biz olalım…