Hastaneler Halkındır Platformu İl Sağlık Müdürlüğü önünde Eski Devlet Hastanesi’nin arazisinin ve eski Hava Hastanesi (Yunus Emre Devlet Hastanesi'nin 2 Eylül Hizmet Binasıbulunduğu alanın) özleştirme kapsamına alınmasına tepki göstermek amacıyla eylem gerçekleştirdi.
Eylemde ilk konuşmayı CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü yaptı. Süllü, “Bu hastane GATA ile birlikte tüm Türkiye'de havacılık sektöründe, hava tıbbında, havacılık tıbbında önemli bir yere sahip. Eskişehir'in kültüründe 1920 yılında 4. Kolordu Komutanlığında İstasyon Caddesi'nde kurulmuş hava hastanemiz, arkasındaki bina 1938 yılında temeli atılmış, 48 yılında ise işletmeye açılmış. Sadece yapısıyla değil, içindeki donanımıyla da Türkiye'de sayılı sağlık, sağlık tesislerinden bir tanesi. Bir uçağı andırıyor yukarıdan bakıldığında; gövdesi, kanatları ve başı olan bir yapı. İçinde ise gerçekten havacılık tıbbı için çok önemli donanımlar yer alıyor.
Bütün pilotaj eğitimlerinin verildiği ve yıllardır Eskişehir'de havacılık sektöründe değil, askeri sektörde de büyük öneme sahip bir bina. FETÖ operasyonları sonrasında tüm askeri hastaneler kapatıldı. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak iktidarımızda tekrar askeri hastanelerin açılması gerektiğini söylüyoruz. Eskişehir tamamen yaklaşık 1027 yatak kapasitesine sahipken, bakın, yıkılan devlet hastanesi artı işlevsizleştirilen hava hastanesiyle ne yazık ki yatak kapasitesinde düşmesine yol açan bir sağlık döneminde, yani sağlık tesisleri konusunda bir dönem yaşıyor” ifadelerini kullandı.
“TÜM SAĞLIK TESİSLERİMİZE SAHİP ÇIKACAĞIZ”
Eskişehir’in tüm sağlık tesislerine Eskişehir olarak sahip çıkacaklarını söyleyen Süllü, Eskişehir'in sağlık tesisi kapasitesinin azalmasına izin vermeyeceklerinin altını çizdi. Süllü, “Ben soru önergelerimle 2018 yılında sorduğumda, eski devlet hastanesinin kesinlikle sağlık tesisi olacağı söylendi. Arkamızda gördüğünüz hava hastanesinin de yine sağlık tesisi olarak devam edeceği söylenmişti.
Şimdi, her zaman olduğu gibi gece yarısı kararlarıyla öncelikle devlet hastanemiz, yıkılan devlet hastanemiz, ardından da hava hastanemiz, özellikle özelleştirme kapsamına alındı. Daha önce devlet hastanesi konusunda Cumhuriyet Halk Partisi olarak Danıştay'a başvuruda bulunduk. Yine Cumhuriyet Halk Partisi olarak özelleştirme kararlarının, bizim hava hastanemizin de içinde bulunduğu tüm Türkiye'deki özel sağlık tesisi özelleştirme kararları ile ilgili olarak bugün Danıştay'a başvuruda bulunuldu. Bunun da sonucunu bekliyoruz. Ve her, buradan hep birlikte haykırıyoruz: Tüm sağlık tesislerimize Eskişehir olarak sahip çıkacağız. Asla ve asla Eskişehir'in sağlık tesisi kapasitesinin azalmasına izin vermeyeceğiz” dedi.
“ESKİŞEHİR'İMİZİN SAĞLIK ALANLARINA SAHİP ÇIKACAĞIZ”
Jale Nur Süllü’nün ardından CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan da bir konuşma gerçekleştirdi Arslan, “Hikaye nerede başladı? Hikaye 17 Mart tarihinde Resmi Gazete'deyayınlanan ve toplam o gün için söylüyorum 55 tane sağlık taşınmasının özelleştirme kapsamına alınmasıyla başladı ve Eskişehir'imizin eski devlet hastanesinin olduğu alanda ne yazık ki özelleştirme kapsamına alındı. Buna itiraz sesi yükselttiğimiz zaman öncesinde, sırasında ve sonrasında iktidarın temsilcileri ne dediler? Önce dediler ki, "Hayır biz buraya hastane yapacağız." ve hatta yatak sayısında anlaşamadılar. Yatırım programı yılında da anlaşamadılar, önce 2024 dediler, sonra 2025 dediler, yatak sayısı 700'lerden 800'lerden 590'lara kadar indi ama her seferinde kamuoyuna yalan söyledi. Hastane yapacağız demelerine rağmen özelleştirme kapsamına alındı ve bir itirafta daha bulundular. Dediler ki, "Ya biz de Resmi Gazete'den öğrendik." İşte bunu unutmayın, 17 Mart tarihinin üzerinden tam 2 ay geçti. Sonra 24 Nisan tarihinde ülke genelinde 71 taşınmaz daha özelleştirme kapsamına alındı. Bu kez eski hava hastanemiz, yani Yunus Emre Devlet Hastanemizin 2 Eylül Hizmet Binası, yanı sıra Sivrihisar, yanı sıra Mihalıççık'taki sağlık alanları ve binaları da özelleştirme kapsamına alındı. Bırakın özelleştirmeyi, burası tescilli bir alan, kültürel bir miras. Bırakın özelleştirmeyi, korunması gereken bir alan. Cumhuriyet Halk Partisi Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Sağlık Politika Kurulumuz, Doktor Kayıhan Pala önderliğinde 17 Mart tarihindeki Resmi Gazete'de alınan kararların yürütmesinin durdurulması ve kararın iptali için geçtiğimiz günlerde Danıştay'a başvurmuştu. 24 Nisan tarihli Resmi Gazete ile alınan kararın iptali ve yürütmenin durdurulması için de Ankara'da Danıştay'a tekrar başvurumuzu yapıyoruz. Bu kararların iptali için Cumhuriyet Halk Partisi olarak hem hukuk düzleminde hem mücadele düzleminde sizlerle omuz omuza Eskişehir'imizin, ülkemizin kamusal sağlık haklarına, alanlarına sahip çıkmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
“HASTANELER HALKINDIR SATILAMAZ”
CHP Eskişehir Milletvekillerinin konuşmalarının sonrasında Hastaneler Halkındır Platformuadına Eskişehir Bilecik Tabip Odası Genel Sekreteri Nesrin Küçük, basın açıklamasını gerçekleştirdi. Yaptığı açıklama ile iktidara yüklenen Küçük, AK Parti iktidarının 25 yılda ülkenin tüm ortak varlıklarını adeta mirasyedi anlayışıyla haraç mezat satışa çıkardığını savundu. Küçük, “Her şeyi para kaynağı olarak gören bu anlayış, halkın en temel hakkı olan sağlığı da 25 yıl önce “Sağlıkta Dönüşüm” adıyla başlattığı piyasalaştırma programıyla alınıp satılır bir metaya dönüştürmüştür. Bugün kamuya ait sağlık tesislerinin satılmak istenmesi de aynı projenin yeni bir perdesidir.
Sağlık Bakanlığı, kamuya ait sağlık tesislerini satarak elde edeceği gelirle yeni sağlık tesisleri yapılacağını iddia etmektedir. Bu gerekçe kabul edilemez, inandırıcı değildir. Eğer gerçekten kaynak aranıyorsa, faize, vergi aflarına, teşviklere, sermaye aktarımlarına ve şehir-şirket hastanelerine ayrılan devasa bütçelere bakılmalıdır. Şehrimizde de olduğu gibi, satılması planlanan taşınmazlar, kentlerin en değerli bölgelerinde yer alan, rant değeri yüksek alanlardır. Kolaylıkla anlaşılacağı üzere, bu satışların temel amaçlarından birinin, belki de asıl amacın, sermayeye yeni rant alanları açmak olduğu açıktır. Bizler, Hastaneler Halkındır Platformu olarak kamuya, halka, bu ülkenin gerçek sahiplerine ait olan bu kıymetli varlıklarımızın satışına asla izin vermeyeceğiz.
Diğer iki taşınmaz ise Sivrihisar’da Ağustos ayında inşaatı tamamlanacak olan Aile Sağlığı Merkezi ile Mihalıççık’taki Gün Sazak Hastanesi’dir. Her biri şehrimiz için ayrı değer taşımaktadır. Hepsi kamunundur. Hepsi halkındır. Satılamaz. Eskişehir-Bilecik Tabip Odası tarafından hukuka taşınmıştır. Ayrıca CHP Genel Merkezi 17 Mart tarihli karar için Danıştay’da dava açmıştır. 24 Nisan tarihli karar için de bugün dava açtığı öğrenmiş bulunuyoruz. Türk Tabipleri Birliği de söz konusu kararları hukuka taşımıştır. Bizler, hukuki mücadeleyi toplumsal mücadeleyle birleştirecek; hastanelerimizi, sağlık alanlarımızı, kamusal varlıklarımızı ve halkın sağlık hakkını sonuna kadar savunacağız. Sağlık haktır. Hastaneler halkındır, satılamaz! Kamunun malı sermayeye peşkeş çekilemez! Eskişehir’in hastanelerine, sağlık alanlarına ve tarihsel mirasına sahip çıkacağız” diye konuştu.






