Eskişehir’in göbeğinde şehrin kanayan noktası olan ve kriminal olayların arttığı Hatboyu’nda bu yıl dönüşüm ve yenileme çalışmaları başlıyor. TCDD uhdesinde 4 Haziran’da yapılacağı söylenen ihale, iki hafta ertelendi. Önümüzdeki günlerde ihalesi yapılacağı ifade edilen 18 bin 217 metrekarelik alanın ihale şartnamesinde en az 100 milyon TL yatırım şartı yer alıyor. Üç dönem TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Eskişehir Şube Başkanlığı yapan İnşaat Mühendisleri Odası Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Orkun Kılıç ile birlikte Hatboyu’na giderek, bölgeye nasıl bir proje yapılması gerektiğini konuştuk.
“Eskişehir'in düzeltilmesi gereken bir noktası”
Hatboyu’nun yaklaşık 10 yıl önce iyi niyetle yapıldığını fakat geldiğimiz noktada kriminal vakalarla anılan çöküntü bir bölgeye dönüştüğünü söyleyen Kılıç, “Bundan bütün Eskişehir halkı gibi biz de üzüntü duyuyorduk. Daha sonra basında yapılan açıklamalardan biz de öğrendik ki burada bir proje planlanıyor. Bu projeyle burası rehabilite edilmek isteniyor. Eskişehir'e yakışır bir hale getirilmek isteniyor. Buna biz tabii çok olumlu bir gelişme olarak bakıyoruz. Çünkü burası hakikaten Eskişehir'in düzeltilmesi gereken bir noktası” dedi.
“Araç yoğunluğunu arttırmayan bir proje olmalı”
Hatboyu’na yapılacak projeye olumlu yaklaştıklarını söyleyen Kılıç, projenin araç yoğunluğunu artırmayan bir proje olması gerektiğinin altını çizdi. Kılıç, “Biz aslında şu an şehrin belki de tam da merkezi diyebileceğimiz bir bölgesinde 20 bin metrekarelik bir çöküntü haline gelmiş alandan bahsediyoruz. Bunu düzeltmek adına atılacak her adım muhakkak ki olumludur. Olumlu olarak yaklaşmak lazım. Fakat bu projeyi yaparken nelere dikkat etmek lazım? Neler yapmak lazım? Biraz bizim o konuda fikirlerimiz olabilir. Şimdi tabii bizim bu ihale sürecinden ve ihalenin içeriğinden, proje içeriğinden şu an elimize geçmiş net bir bilgi yok. Biz de sizler gibi ancak basından takip ederek öğreniyoruz. Buradaki alan bizce planlanırken açıklamalarda da aslında belirtildiği gibi burası insanların yaya trafiği ile ulaşabileceği kesinlikle araç trafiği çekmeyen, araç yoğunluğunu arttırmayan bir proje olarak mutlaka düşünülmeli” dedi.
“Kompleks haline gelebilir”
Hatboyu projesinde olabilecek sosyal donatı alanlarına ilişkin görüşlerini açıklayan Kılıç, “Burasının içerisinde yeme içme alanları, farklı gıda türlerine göre belki sokak lezzetlerini farklı farklı deneyebileceğiniz alanlar, kültür sanat etkinliklerinin gerçekleştirilebileceği sergi salonları, söyleşi salonları, kitap imza günlerinin yapılabileceği alanlar. Buraya hem gençlerin hem ailelerin çocuklarıyla birlikte gelebileceği, faydalanabileceği bir kompleks haline getirmek gerekiyor. Bunun için işte buraya spor alanları eklenebilir. Tenis kortları gibi insanların gelip spor yapabileceği alanlar da buraya eklenebilir ve bu şekilde burası böyle canlı, yaşayan bir hale gelebilir. Biz de TCDD yapmak istediği şeyin bu doğrultuda olduğunu şu an olumlu bir şekilde görüyoruz” diye konuştu.
“Ticaret alanı çok büyük metrekarelere ulaşmamalı”
Bölgeye yapılacak ticaret alanının çok büyük metrekarelere ulaşmaması önerisinde bulunan Kılıç, “Sadece şunu istiyoruz. Burada bir ticaret alanı vermekten bahsediyorlar. Muhakkak verecekler. Bir kere şunu bilmemiz lazım. Bu kadar büyük 20 bin metrekare bir alanda siz 2 bin-3 bin metrekare ticarete ayırmadan burayı yaşatabilmeniz teknik olarak mümkün değil. Buranın finansını sağlayabilmeniz için gerçekten bu ticarete ihtiyacınız var. Biz bunun esnafı da aslında zora sokacak bir şey olduğunu da düşünmüyoruz. Ama burayı işletebilmek için bir maddi gelir kaynağı da oluşturmamız gerekiyor. Bu da bu alan içerisinde 2 bin-3 bin metrekare civarı bir ticaret alanının zararı olmayacaktır diye düşünüyoruz. Bunun esnafa zarar vereceğini düşünmüyorum. Çünkü burada yapılacak bir değer artışı aslında etraftaki esnafın da hem işlerini hem de dükkanların değerini arttıracağı için onlar açısından da olumlu bir gelişme olarak yansıyacaktır. Yeter ki o ticaret alanı çok büyük metrekarelere ulaşmasın” dedi.
“Yaya trafiğine hitap eden bir çalışma olmalı”
Yaya trafiğine hitap eden bir çalışma yapılması gerektiğini söyleyen Kılıç, “Bir de o ticarete ne yapacağımız da önemli. Şimdi biz burayı planlarken burayı bir açık hava alışveriş merkezi mantığıyla düşünürsek o zaman çok fazla araç trafiği çekeriz. Bu kesinlikle olmaz veya bu ticaret alanlarını yaparken işte bunların içine birkaç tane market de koyalım dersek ticari kaygılarla, o zaman o da olmaz. Çünkü market de araç trafiği çeken bir ticari işletme. Ama biz bu ticaretleri yaparken işte kahve içme mekanları koyarsak, yeme içme mekanları koyarsak, daha böyle küçük işte hediyelik eşya olabilir Eskişehir'in ürünlerini satan yerler koyarsak o zaman yaya trafiğine hitap edeceğimiz için bir zararımız da olmaz. Bu alanda yapılan bir bisiklet yolu vardı biliyorsunuz. Bisiklet yolu mutlaka korunmalı, geliştirilebiliyorsa daha da geliştirilmeli” şeklinde konuştu.
“Sosyal donatı alanları Büyük Park’a doğru yapılmalı”
Sosyal donatı alanlarının Büyük Park’a doğru yapılması ve yoğunluğun merkezden uzaklaşması açısından daha doğru olacağını belirten Kılıç, “Yine bu alan yapılırken sokaklarla ve caddelerle olan birleşimlerindeki kavşak düzenlemeleri de ele alınmalı, onlarla birlikte çözülmeli. Burası sosyal donatılar, kültürel alanlar, modern bir cazibe merkezi kimliği kazanacak diye bir açıklama yapıldı Gürhan Bayrak tarafından ve Nebi Hatipoğlu tarafından. Araç trafiği kesinlikle çekmemeliyiz. Yaya trafiğini çekmeliyiz. Bunu yaparken yapılan açıklamalarla zaten paralel düşünüyoruz. Biz de aynı fikirdeyiz. Bir de bizim tabii Eskişehir'in gereği, şu an benim sağ tarafımda bulunan Haller Gençlik Merkezi'ne doğru olan tarafta zaten bir ticaret yoğunluğumuz var. Biz ticari alanları biraz daha benim solumda büyük parka doğru yayarsak o zaman şehri de biraz yaymış. Yani saat kulesinden öbür tarafa doğru. O tarafa doğru yayarsak o zaman ne olacak? Biz şehri de biraz yaymış olacağız. Zaten hep şikayet ettiğimiz bir şeydir. Eskişehir'in tek merkezli yapıya doğru her geçen gün gitmesi. Burada biz biraz daha böyle yaya trafiğini yaydığımız, yayayı buraya çektiğimiz bir alan olarak hayal ediyoruz” ifadelerini kullandı.
“Meslek odalarını öcü olarak görmeyelim”
Meslek odalarının kamu yararına yapılan projelerin destekçisi olduğunu vurgulayan Kılıç, “Ben buradan Sayın Gülhan Albayrak'a Sayın Milletvekilimiz Nebi Hatipoğlu'na teşekkür etmek isterim. Çünkü güzel bir projeden bahsediyorlar. Güzel bir proje için uğraşıyorlar. Aynı zamanda bu çalışmayı yaparken açıklamalarında şunu da görüyorum: Belediyeyi de dahil edeceklerini söylüyorlar. Ben sadece şunu ekleyebilirim. Eskişehir'de bildiğiniz gibi 6 sene İnşaat Mühendisleri Odası Şube Başkanlığı yaptım. Şu anda genel merkez yöneticisiyim. Ve şunu bütün samimiyetimle söylüyorum ve diyorum ki, biz meslek odaları olarak her zaman kamu yararına olacak projelerin en büyük destekçisiyiz. Biz bu proje için de elimizden gelen bütün desteği vermeye hazırız. Yeter ki meslek odalarını öcü olarak görmesinler. Siz burada şehrin merkezinde yaklaşık 20 bin metrekare alanda bir de bu tren yolunun üstü kapatılmış bir alan bir proje yapıyorsunuz. Buraya koyacağınız yükle ilgili size en uygun önerileri inşaat mühendisleri odası söyleyebilir. İşte binaların estetiğiyle alakalı mimarlar odası söyleyebilir. Şehir plancıları planlama ile ilgili örneği söyleyebilir. İşte burada siz bir yeşil peyzaj mı yapacaksınız, kuru peyzaj mı yapacaksınız? Burada az bir toprakta ne yetişir? Ziraat mühendisleri ve peyzaj mimarları odası söyleyebilir. Dolayısıyla meslek odalarını öcü olarak görmeyelim artık” dedi.
“Söğütlüçeşme’deki düzenleme Hatboyu için de yapılabilir”
TCDD'nin Söğütlüçeşme'de yaptığı düzenleme örneğini Hatboyu için veren Kılıç, “Madem böyle bir birliktelik yapıyoruz. Madem belediye ile iktidar partisi beraber hareket edebiliyor. Gelin meslek odalarını da dahil edelim. Ve ben bütün samimiyetimle söylüyorum ki size bütün desteği vereceğiz. Eskişehir'de bu muhteşem bir proje ortaya çıksın. TCDD'de bunu Söğütlüçeşme'de yaptı. Güzel bir örneği var İstanbul'da. Eskişehir de böyle bir yer kazansın. Eskişehir'in kimliğine uygun, Eskişehir'in değerini üzerinde o sorumluluğu taşıyabilen bir yer haline gelsin. Şimdi iyi niyetle bir proje yaparsınız ama günün sonunda mesela nargile kafelerden oluşan bir yere döner. Tamam belki işte kriminal olaylar azalır. İşte burası yaşayan hale gelir. Yatırımcı para kurtarır. Ama Eskişehir'de bir 20 bin metrekare nargileciler çarşısı diyebileceğimiz bir yer de olmasın, hani bir benzetme olarak. Eskişehir'in kimliğine uygun, kültürel etkinliklerin olduğu, sanatın olduğu, yaşayan bir yer haline getirelim istiyoruz” dedi.
“Söğütlüçeşme bize hem uyarı hem moral olmalı”
Kılıç, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Tam olarak Söğütlüçeşme. Orası da buraya benzer. Buradan daha da ağır hatta İstanbul'un getirdiği o kriminal vakalar diye adlandırıyorum ben artık o kötü olayların çok daha yoğun yaşandığı o Söğütlüçeşme’de bunu çok güzel başardık. Bu bize iki şeyi gösteriyor aslında. Birincisi olumlu bir şey gösteriyor. İstenirse burada da yapılabilir. Sonuçta yapan TCDD'de de aynı TCDD’de. Bir de ikinci olumsuz bir şeyi de gösteriyor. Biz burayı yapmazsak burası da işte o Söğütlüçeşme’nin eski haline doğru her geçen gün çok daha büyük sorunlarla karşımıza gelmeye ve altından kalkamayacağımız sorunlar haline gelmeye de devam edecek. Bu da aslında aynı örnekten hem çok ciddi bir uyarı hem de bir moral olarak bir örnek olmuş oluyor.”