Tarlalarda hasat döneminin sonuna gelindi.

Son olarak şeker pancarları tarlalardan sökülüp fabrikaya teslim ediliyor.

Bugüne kadar hasadı yapılan ürünlerde üretici memnuniyeti yok.

Verim konusunda bir sorun yok.

Yağışlar nedeniyle ‘’bolluk yaşanıyor’’ dense yeridir.

Doğal olarak üreticinin de para kazanması gerekir.

Ama ne gezer…

Ürünler para etmiyor.

Hububat için uygun fiyat ortada…

Ürününü TMO’ya teslim eden üreticinin eline geçen para maliyetleri bile karşılamaktan uzak…

O parayla yeniden ekim yapması olanaksız…

Ekip ektiğine pişman olan üretici yeniden ekim yapar mı?

Elbette ki yapmaz…

Üretmekten vazgeçen üretici sayısı her geçen gün artıyor.

Bunu görmemek, yeri göğü inleten feryatları duymamak olanaksız.

Herkesin gördüğünü, ‘’Mısırdaki sağır sultanın’’ bile duyduğunu elbette ki ülkeyi yönetenler de görüyor, duyuyor.

Ne yazık ki, görmezden duymazdan geliyorlar.

Kendi ülkesinin üreticilerine destek verip üretime teşvik etmek yerine ithalatla başka ülkelerin üreticilerine yarar sağlıyorlar.

Olacak şey değil ama oluyor işte…

Şimdi pancarlar tarladan sökülüp fabrikalara teslim ediliyor.

Şeker üretimi de başladı.

Ama henüz pancar taban fiyatı belli değil…

Üretici alacağı parayı bilmiyor.

Bekledikleri fiyat belli…

Ancak o fiyatın verileceği yolunda fazla umutlu değiller.

Hububata verilen fiyatlar ortada iken nasıl umutlansınlar?

‘’Bari az zarar etsek’’ beklentisindeler.

Sonunda isyan edecekleri kesin…

Onlardan önce isyan edenler var.

Pancarları fabrikaya taşıyan nakliyeciler.

Fabrika önünde toplanıp tepkilerini ortaya koydular.

‘’Haksız’’ demek olanaksız…

Bir yıl öncesine göre yapılan ücret artışı yüzde 10- 20…

Geçen yıl 160 TL’ye taşıdıkları ürünü şimdi 170 TL’ye taşımaları isteniyor.

Şaşırmamak elde değil…

Diğer maliyet girdileri şöyle dursun, mazot fiyatları ortada…

Litresi 100 TL’ye dayanmış durumda…

Ulaşıp geçtiği de oluyor.

Artış ücretlere yapılan artıştan kat be kat fazla…

Sigortadan lastiğe kadar diğer girdilere yapılan artışları da hesaplayın…

Uygun görülen ücret ile para kazanmaları olanaksız…

Para kazanamadıkları gibi zarar edecekler.

Bunu kabullenmeleri olanaksız…

Yapabilecekleri de belli…

Pancarları taşımayacaklar.

Onlar da ‘’taşımayız’’ diyorlar zaten…

Aslında taşımamaya başlayanlar da var.

Bu dönemlerde fabrika önünden uzun kamyon kuyrukları oluşurdu.

Şimdi kuyruk falan yok.

Sıkıntı büyük…

Görmemek olanaksız…

Yine görmezden geliniyor.

Aslında şaşırmamak gerek…

Üreticilerin halini görmeyenler, feryatlarını duymayanlar nakliyecilerin isyanını duyarlar mı?

Hiç zannetmiyoruz…

Bir zamanlar ‘’kendi kendine yeten ülke’’ konumunda olan güzelim ülkemizin içine düştüğü duruma bakın…

Üzülmemek elde değil…

Yazık ki ne yazık…