Çocuklara yapılan yatırım bana daha bir anlamlı geliyor.
Çocuk denilince daha bir heyecanlanıyorum.
Çünkü söz konusu dünyanın en masum varlıkları olunca yapılan yatırımdan da bir karşılık beklenmiyor.
Tebessümleriyle doyuyor insan…
Odunpazarı Belediyesi öncülüğünde Dünya Çocuk Hakları gününde anlamlı bir projeye daha imza atıldı.
Eldem ailesinin katkılarıyla Eskişehir bir kreşe daha sahip oldu.
Kazım Kurt’un kente 100 kreş sözü vardı.
Bu kreşle birlikte 14’üncüsü de tamamlanmış oldu.
Mahallelerde “kreş” ihtiyacı öyle önemli ki aslında…
Anne ve babalar, özellikle çalışan ebeveynlerse çocuklarını en yakın ve güvenilir alanlara bırakmak istiyorlar.
Elbette ki her mahallede böyle bir avantaja sahip olmadığı için “aileler” için zorluklar da büyüyor.
Hacı Zeynep Eldem Gündüz Bakım evi adını taşıyan son kreş Emek Mahallesi’nde coşkulu bir açılışla hayat buldu.
Emek Mahallesi orta ve yoksul gelirli insanların yaşadığı bir mahalle…
Bu kreşle birlikte orta gelirli ailelerinde yüzü gülecek.
Çocuklar da gelir farkı gözetmeksizin sunulan eğitim imkanlarından sonuna kadar yararlanmış olacak.
Başta Eldem ailesi ve Kazım Kurt olmak üzere, çocuğa, eğitime katkı sunan herkese teşekkürü borç biliyoruz.
15’inci kreşi de İstiklal Mahallesi’ne bekliyoruz.
Neden mi?
İlginç bir anım var.
Yeri geldi, kaçırır mıyım?
2019 yerel seçimlerinde Kazım Kurt adayken her mahalleye 100 kreş yapacağına yönelik vaatte bulunmuştu.
Beni de bir heyecan sarmıştı…
Çalışan bir anne olarak, çıkış saatlerim de belli olmadığı için, en iyi kreş eve en yakın kreş mantığıyla mutluluk sarmıştı.
O zaman sosyal medyadan Kazım Bey’e yazmıştım,
“İstiklal Mahallesi’ne ne zaman yaparsınız?”
Yanıtım da hemen gelmişti:
“1 yıl içerisinde Özge…” 
Kazım Bey ihtiyaç sırasına göre projesini hayata geçiriyordur mutlaka ancak benim naçizane bir önerim olacak.
“Yani, şeyy, 15’inci sırayı İstiklal Mahallesi’ne verebilir miyiz?”
He yok, kızım kreş çağını geçti, ilkokula gidiyor ancak nasıl anlatılır ki bu?
15 uğurlu rakamım da İstiklal Mahallesi’ne yakışır diye düşündüm.
Ya da siz bana bakmayın!
Özge bu, delidir, ne yapsa yeridir!