“Seyitgazi Ovası’ndaki yeraltı su kaynağı Eskişehir’e kazandırılmalı”

“Seyitgazi Ovası’ndaki yeraltı su kaynağı Eskişehir’e kazandırılmalı”
Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanı Fesih Bingöl, Eskişehir’in önümüzdeki süreçte su sorunu yaşamaması için farklı su kaynaklarının kullanılması gerektiğini dile getirdi.

Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanı Fesih Bingöl yaptığı açıklama ile Eskişehir’de yaşanması beklenen su krizine dikkat çekti.

Bingöl, “Eskişehir, 2030 yılına geldiğimizde ciddi bir su problemiyle karşı karşıya kalacak. Bu uyarıları defalarca yapmamıza rağmen bugün artık fiilen bir su kriziyle yüz yüzeyiz. Ancak burada siyasi partilerin birbirlerini eleştiren bir dil kullanmasını doğru bulmuyorum. Ortak bir çözüm üretilmeden bu sorunun çözülmesi mümkün değil. Şunu açıkça ifade etmek isterim ki Türkiye’de su yönetimi, çok sayıda kurumun dağınık sorumluluk alanları arasında sıkışmış durumda. Devlet Su İşleri, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Enerji Bakanlığı, yerel yönetimler, büyükşehir belediyeleri, su ve kanalizasyon idareleri ile organize sanayi bölgeleri arasında etkin bir koordinasyon ve birlikte çalışma sağlanmadan bu sorun çözülemez. Eskişehir’in su kaynaklarına baktığımızda, şehrin çok zengin bir su potansiyeline sahip olmadığını görüyoruz. Ancak daha önce de ifade ettiğim gibi, büyükşehir belediye başkan adayı olduğum dönemde Sakarya Nehri’nin kaynağından Eskişehir’e su getirilmesine yönelik bir projemiz vardı. O gün bu projeyi dinlemediler, bugün ise Sakarya’daki su seviyesinin azaldığını ifade ediyorlar” ifadelerini kullandı.

“Kurumlar Koordineli Çalışmalı”

Seyitgazi Ovası’nın altında ciddi miktarda yer altı suyu bulunduğunu kaydeden Bingöl, Bu kaynağın bugün yalnızca yaklaşık yüzde 15’inin kullanıldığını yüzde 85’inin ise atıl durumda olduğunu belirtti. Bingöl, “Oysa bu rezerv, Eskişehir’in su ihtiyacını karşılayabilecek büyüklüktedir. Bu nedenle hem yerel yönetimlerin hem de merkezi hükümetin birlikte hareket ederek Seyitgazi Ovası’ndaki bu suyun Eskişehir’e kazandırılması yönünde bir çalışma yapması gerekmektedir. Bu tespit, yapılan bilimsel çalışmalar sonucunda ortaya konulmuştur; bölgede gerçekten ciddi bir su potansiyeli var. Bununla birlikte bazı temel hususların da mutlaka hayata geçirilmesi gerekmektedir. Öncelikle havza bazlı entegre su yönetimi uygulamaya konulmalı. Ulusal Su Yasası ivedilikle hazırlanmalı. Tarımda modern sulama tekniklerine hızla geçilmeli, kayıp-kaçak oranları yüzde 10’un altına indirilmelidir. Sanayi ve şehirlerde su verimliliği zorunlu hâle getirilmeli, atık su geri kazanımı yaygınlaştırılmalı. Ayrıca musluklardan içilebilir nitelikte su akması sağlanmalı. Esasen üzerinde en fazla durmamız gereken konu şudur: Eskişehir’in bugün itibarıyla yeterli bir su kaynağı bulunmamakta ve 2030 yılına gelindiğinde çok ciddi bir su kriziyle karşı karşıya kalma ihtimali var. Bu nedenle şimdiden gerekli tedbirlerin alınması zorunludur. Buradan Devlet Su İşleri’ne, Büyükşehir Belediyesi’ne ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne açıkça çağrıda bulunuyorum. Bu mesele yalnızca Büyükşehir Belediyesi’nin ya da ESKİ’nin tek başına çözebileceği bir konu değildir. Kurumların birlikte ve koordineli çalışmasıyla çözülebilir” şeklinde konuştu.

Etiketler :