Buğrahan Doğangil - DUVAR

Buğrahan Doğangil - DUVAR

Saldırı, kriz, CHP

Başlıktan dolayı CHP’de saldırı ve kriz var sanarak yazıyı okumaya niyetlenenlere kötü bir haberim var. Üç konu da birbirinden bağımsız…

Şaka bir yana Eskişehir’de hiç istenmeyen durumların, olayların olduğu günlerden geçiyoruz. Çok kıymet verdiğimiz bu şehre daha fazla sahip çıkmamız gerektiğini bir kez daha anlıyoruz.

Öncelikle, meslek büyüğümüz, Eskişehir’in tecrübeli gazetecilerinden, Sakarya Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Hakkı Sağlam’a geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum ve yaşamış olduğu menfur saldırıyı en ağır şekilde kınıyorum. Faillerin ve faillerin arkasındaki şer odaklarının bir an önce bulunmasını temenni ediyorum.

Hakkı Sağlam’a motosikletli iki kişi tarafından planlı bir saldırı düzenlendi. Katıldığı televizyon programı sonrası bir gazetecinin böyle bir saldırıya uğraması sebep ne olursa olsun kabul edilemez.

Benim Hakkı Bey ile bir samimiyetim yoktur. Bu nedenle saldırının nedenini kendi ifadelerinden okuma fırsatım oldu. Kendisi sadece cesur gazetecilik yaptığı için başına bunların geldiğini ve daha önce de benzer bir sebepten, benzer bir saldırıya maruz kaldığını Sakarya Gazetesi’ndeki köşe yazısında dile getirmiş.

“Eskişehir güzel şehir, Eskişehir özgürlükler şehri.” diyoruz ya, yaşanan bu olay bu şehre yakışıyor mu?

Bu ülkeye yakışıyor mu diyeceğim ama maalesef yakışıyor.

Mafya bozuntularının, çetelerin, sokak serserilerinin itibar gördüğü bir yer haline gelen Türkiye’de artık kimsenin can güvenliği yok.

Sağlam’ın yaşadığı saldırı olayının sebeplerinden biri de budur.

Daha üzerinden çok geçmedi. İstanbul’da bir gazeteci arkadaşımız, birilerinin işaret etmesiyle sokak çeteleri tarafından ağır darp edilerek öldürüldü.

Hakkı Bey’in veya herhangi birimizin başına böyle bir olay gelmeyeceğini bugün kim garanti edebilir? Neyse ki saldıranlar sadece göz korkutma, mesaj verme maksadıyla gelmiş. Yarın canına kıymaya gelmeyecekleri ne malum?

Bu tipler, ülkeye egemen olduğu sanan mafya bozuntuları tarafından fonlanan tipler. 10 bin liraya adam yaralama işleri yapanlar var. Bu işleri meslek edinmiş sokak çeteleri var. Ver eline parayı gitsin vursun, gitsin sıksın.

Eskişehir’in böyle olaylarla anılmaya başlaması çok can sıkıcı. Üzerine basın özgürlüğüne böyle bir darbe girişimi yapılması düşündürücü olmalı. Şehri mafya düzenine teslim etmemek gerekiyor.

Basın sendikaları yaşanan bu elim olay sonrası önemli açıklamalar yaptılar. Belki ben bu yazıyı kaleme alırken farklı açıklamalar da gelebilir bilmiyorum. Ama ben tüm basın emekçisi arkadaşlarıma buradan bir çağrı yapmak istiyorum. Hep bir araya gelip, çıkalım ve sokaklarda haykıralım, “Basın susturulamaz!” diyelim…

Su Krizi Olacak Dedik!

Uzun zamandır yazıyoruz, söylüyoruz, konuşuyoruz. Benim gibi pek çok meslektaşım söylüyor, STK’lar uyarıyor. Ama ne hikmetse su krizi yaşanmaması için elini taşın altına koyması gerekenler ciddi reaksiyon gösteremiyor.

Bakın, çok değil 17 Ocak’ta yayınlanan geçmiş bir yazımda, “Su, Eskişehir’in Birinci Önceliği Olmalı” başlığını atmış ve şu cümleler ile giriş yapmıştım;

“Türkiye’nin büyük bölümünde olduğu gibi şehrimizde de ciddi bir su krizi olduğunu defalarca söyledik. Bu konuda şehrin yöneticileri de dahil olmak üzere şehir kamuoyun tamamı görünürde hemfikir ama değilmiş gibi davranmaya devam ediyoruz.

Bakın tablo günden güne kötüleşiyor. Bunu görmek için işin uzmanı olmaya gerek yok…”

Maalesef bu yazının üzerinden çok geçmeden bir su krizi Eskişehir’de baş gösterdi. Musluktan su akmayana kadar şehrin böyle hayati bir konuda ölü taklidi yapmasını benim aklım almıyor.

Herkes siyaseti bırakmalı ve ortak bir akıl ile ortak bir güç ile bu şehre alternatif su kaynakları bulmak için çaba sarf etmeli. Kalınma Platformu gibi sonu olmayan girişimler yerine bu şehir, şehirde yaşayanlar için su konusunda bir araya gelmeli.

Artık son kez söylüyorum, çok daha geç olmadan bir şeyler yapmalıyız!

CHP’nin Oyu Gerçekten Artıyor Mu?

Cumhuriyet Halk Partisi’ni ilgilendiren bir anket yayınlandı geçtiğimiz günlerde. ORC firması tarafından yapılan ankette “CHP’nin Oy Oranını En Çok Artırdığı İller ve Oy Artışına Katkı Sağlayan Başlıca İsimler” masaya yatırıldı.

Aynı firma tarafından yapılan başka bir ankette ise “Mevcut Belediye Başkanına Bir Daha Oy Verir Misiniz?” araştırması var. Bu ankette CHP’den büyük tepkilere rağmen AK Parti’ye geçen Özlem Çerçioğlu’nun 1,8 puan oyunu artırdığı görünüyor. Sürekli gündeme gelen, özellikle Eskişehir yerelinde nedense çok önemli görülen anketlerin halini bu örnekle bile görüyorsunuz…

Neyse bizim inceleyeceğimiz ankette, İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropoller yer almıyor.

Bu şehirlerde ciddi bir artış kaydedilmemiş olması CHP için açık tehdit. Üstüne üstlük üç kentte yaşayan Kürt kökenli seçmenlerin sayısı malumunuz yüksek. AK Parti’nin başlattığı “İkinci Çözüm Süreci” CHP’nin Kürt kökenli seçmenden gelen oylarını etkileyebilir.

Ortada böyle bir durum varken CHP’nin Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’da en yüksek oy artışlarını yakaladığını görmemiz de dikkat çekici.

Ankette, Adana ve Mersin’i de Kürt kökenli vatandaş yoğunluğundan Güneydoğu’nun devamı sayarsak Zonguldak, Eskişehir, Denizli ve Bolu dışında batıdan veya İç Anadolu’dan başka şehir yok.

Bu bence şu demek,

CHP’nin hangi politikayı yürüteceğine tam karar verememesi halkta bir rahatsızlık yaratıyor.

Özellikle yurtsever ve Atatürkçü kesimin yoğun olduğu iç ve batı bölgelerde vatandaşlar CHP’nin PKK ile kol kola açık şekilde giren DEM ve uzantılarından tamamen uzaklaşmamış olmasından ciddi şekilde rahatsız.

Bunu ben söylemiyorum sokaklar söylüyor. Eşim dostum söylüyor. Rahatsızlar yani. Eskişehir’de 5.5 oranında oy artışı varsa bile ekonominin bu halde olmasındandır. Başka sebebi olamaz.

Çünkü bu kentin dokusunda demokratların ruhu var, Atatürkçülerin ruhu var, milliyetçilerin ruhu var, yurtseverlerin ve Atatürk devrimcilerinin ruhu var.

Cumhuriyet Halk Partisi bu oyları kaybetmek ve gerçekten oy oranını artırmak istiyorsa terör iltisaklı yapılar ile arasına net bir çizgi çekmelidir.

Bu işleri bırakın çözüm sürecini başlatan ve apo canisine “kurucu önder” diyen AK Parti ve MHP üstlensin.

Yurtsever halk, bu yurtseverler Kürt olur, Türk olur, Çerkes olur, Laz olur fark etmez bu ülkenin artık ABD baskısından ve Büyük Orta Doğu projesinden yakasını kurtarmasını istiyor.

Elbette Kürtlere karşı bir zulüm ve ayrımcılık varsa çözülmelidir ama içinde bulunduğumuz vaziyet hiç de bu değil.

CHP öz çizgisine geri dönmelidir. O zaman oy oranları gerçekten aratacak, benden söylemesi.

Herkese keyifli bir gün diliyorum. Sevgiyle kalın…

Önceki ve Sonraki Yazılar
Buğrahan Doğangil - DUVAR Arşivi