YENİ Parti Eskişehir İl Kongresi’nde konuşan İl Başkanı Talat Yalaz, parti içi demokrasi, yeni dönem yönetim anlayışı ve genel seçim hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yönetimde görev almak isteyen herkese farklı alanlarda sorumluluk vereceklerini söyleyen Yalaz, Eskişehir’de güçlü bir çalışma ağı kuracaklarını belirtti.
Yalaz, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
"Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'in ortaya koyduğu yeni siyaset anlayışının temelinde hepimizin artık idrak etmesi gereken çok önemli bir ilke var. Partinin yöneticilerini, il ve ilçe başkanlarını artık üyelerimiz belirliyor. Üyenin sözü, üyenin oyu ve üyenin iradesi siyasetin merkezinde yer alıyor.
Artık ilçe başkanını da il başkanını da genel başkanı da sadece teorik olarak değil, uygulamalı olarak da üyelerimiz seçiyor. Çünkü biz siyasetin birkaç kişi arasında yürütülen bir yarış olarak değerlendirilmesini değil, yüz binlerin, milyonların söz sahibi olduğu bir demokrasi mücadelesi olmasını istiyoruz.
Değerli yol arkadaşlarım, 1980 darbesinin ürünü olan, parti içi demokrasiyi doğrudan hedef alan Siyasi Partiler Kanunu hâlâ yürürlüktedir. Siyasi Partiler Kanunu'na göre kongrelerin yapılması ve delegelerin bu süreçte görev alması zorunludur. Bugün gerçekleştirdiğimiz kongre de bu yasal sürecin bir gereğidir.
Geçtiğimiz hafta üyelerimizin sandıkta ortaya koyduğu irade, delegelerimizin sorumluluğuyla resmî sürecini tamamlayacaktır. Geçen hafta üyelerimizin ortaya koyduğu iradeyi bugün sahiplenmek, örgütümüzün ortak kararını güçlendirmek ve geleceğe birlikte yürümek hepimizin ama özellikle buradaki il delegelerinin sorumluluğudur. Bu anlayışla hareket edecek olan delegelerimize şimdiden teşekkür ediyorum.
Az önce çarşaf liste bağlamında konuşulan konulara da değinmek istiyorum. Maalesef üzülerek söylüyorum ki tüzüğümüzde şöyle bir madde bulunmaktadır. Yanlış madde söylememek adına doğrudan maddesiyle birlikte söyleyeceğim. Madde 28, dokuzuncu fıkra. Hüküm şu şekilde:
"Seçimlerde kongre üye tam sayısının beşte birinden az oy alanlar, asil ya da yedek üye olamaz."
Tekrar okuyorum. Seçimlerde kongre üye tam sayısının beşte birinden az oy alanlar, asıl ya da yedek üye seçilmiş sayılmazlar. Yani üye tam sayımız 609. Yaklaşık yüzde 20 civarında oy alamayanlardan bahsediyor.
Değerli arkadaşlar, çarşaf liste yapmış olsaydık şimdi ben anahtar listeme 30 kişi yazabilecektim ya da 30 kişi civarında başvuru olacaktı. Sonraki başvuranların aldığı oy sayısı 120'nin altında kalırsa, ki ben bu delegelerin benim listeme oy vereceğine yürekten inanarak söylüyorum, fiiliyatta böyle bir sayıyı tutturma imkânı yok.
Yani yedek yönetimi olmayan bir yönetim ortaya çıkacak. Bu ciddi bir risk ve tehlikedir. Yedeği olmayan bir yönetim olmaz. İktidara yürüyen bir parti olarak, daha geçen sene CHP'de bu kongreleri yapan bir kitle olarak, yaklaşık iki yıldır sürekli seçim yapıyoruz. Bu kongrenin geçersiz olma ihtimalini ya da fiiliyatta yedek sayılarının oluşmaması sebebiyle işlevsiz olma ihtimalini göze alamayız.
O yüzden açık yüreklilikle ifade ediyorum. Az önce blok listeye oy verdiğiniz için de teşekkür ediyorum. Blok listeye oy veren delegeler, çarşaf listeyi isteyenlerden daha az demokratik değildir. Buradaki herkes demokrattır.
Hatırlayınız, yapılan kongrede 20 kişilik yönetimimde dokuz arkadaşımız listeye girmişti. Hiçbiriyle en ufak bir sorun yaşamadan çalışmışımdır. O dokuz arkadaşımın altısı bugün yine yönetim listemdedir.
O yüzden sizler arasından gelecek kişilerle çalışmaktan imtina ettiğimden değil, bu maddenin blok listeyle seçime gidilmesini daha doğru kıldığından dolayı böyle bir tercih yaptım. Bunu izah etmek istedim.
Sisteme yönelik eleştiriler olabilir. Az önce değerli bir il başkanımız bazı eleştirilerde bulundu. Ama bu uygulamanın Türkiye nezdinde büyük bir devrim olduğunu ve Türk siyasi tarihinde çığır açan bir uygulama olduğunu asla unutmayalım.
Biz daha iyisini yapıncaya kadar en demokratik uygulama budur. Söz, yetki üyelerindir. Sözün ve yetkinin üyede olmadığını ifade etmek, Genel Başkanımızın ortaya koyduğu vizyon ve misyonu anlamamaktır.
Bence daha iyisini yapabilecek gücü ve enerjiyi hep birlikte göstererek ilk defa ortaya koyduğumuz bu çığır açıcı uygulamayı hep birlikte devam ettirmemiz lazım.
Değerli yol arkadaşlarım, geçtiğimiz hafta gerçekleştirdiğimiz ön seçimde 7 bin 904 üyemizin oyunu almanın, yüzde 70 katılım oranına ulaşmanın gururunu ama daha önemlisi sorumluluğunu taşıyoruz.
Adaylık konuşmamı geçen hafta ön seçim öncesinde yapmıştım. Şimdi teşekkür etmek için karşınızdayım.
Mahalle mahalle, sokak sokak dolaşırken sokakları alın terimizle ıslattığımız bu yolda benimle yürüyen, birlikte yürüyen yoldaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum.
Kapısını çaldığımızda bazen bir bardak çayını, bazen sofrasındaki ekmeğini bizimle paylaşanlara, umudunu, sevgisini, inancını bize emanet eden bütün yurttaşlarımıza teşekkür ediyorum.
Bazen bir telefonun ucunda moral veren, bazen bir mesajla güç veren, bazen de hiçbir şey söylemeden omzumuza dokunarak "Yanınızdayız" diyen yol arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum.
Gönülden çalışan, ismi bu kürsülerde anılmayan, emeği bu başarının bir parçası olan, sandık başında görev yapan, liste hazırlayan, telefon açan, afiş asan, çay demleyen, salon hazırlayan bütün emekçilerimize teşekkür ediyorum.
Cebindeki son parayı yol masrafına ayıran, "Bu mücadele bizim mücadelemizdir" diyerek sorumluluk üstlenen bütün yol arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum.
Bize inananlara teşekkür ediyorum. Bize güvenenlere teşekkür ediyorum. Bazen yorulsak da yeniden ayağa kalkmamızı sağlayan, umudumuzu diri tutan herkese teşekkür ediyorum.
Yıllarını bu mücadeleye vermiş, nice seçim görmüş, nice zorluğa göğüs germiş, elinde bastonuyla, dizindeki ağrısına aldırmadan sandığa gelen büyüklerime teşekkür ediyorum.
Saçları bu mücadelenin içinde ağarmış, ömrünü demokrasiye ve örgütüne adamış, kimi zaman evini, kimi zaman ailesini, kimi zaman kendi işini ikinci plana atıp örgütümüz için koşan, gece geç saatlerde evine dönen, sabah erkenden yeniden yola çıkan arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.
Ve bugün aramızda olmasa da yıllarca bu mücadeleye emek vermiş, bugünleri görebilmek için nice zorluğun içinden geçmiş ama halkın iktidarına ramak kala maalesef aramızdan ayrılmış yol arkadaşlarımızı da anmak istiyorum.
İşte daha geçen hafta Mahir Tilki Arsoy ve daha nice yol arkadaşımızın emeğini ve hatırasını saygıyla anıyorum. Mekânları cennet olsun.
Çıkan her oyda bir emek, her destekte bir fedakârlık, her güvende yılların mücadelesi vardır. Ben bu sonucu bir makamın anahtarı olarak değil, binlerce insanın bana emanet ettiği bir sorumluluk olarak görüyorum.
Bana güvenen herkese söz veriyorum. Sizin emeğinizi asla unutmayacağım. Sizin güveninizi asla boşa çıkarmayacağım. Bu örgütün başarısı için hep birlikte çalışacağız.
İyi ki varsınız. İyi ki bu mücadelede yan yanayız. İyi ki aynı umudu paylaşıyoruz. Aynı geleceğe inanıyoruz.
Bu mücadele, bu irade örgütümüzün iradesidir. Bu gelecek hepimizin geleceğidir. Bu memleket hepimizindir.
Hep birlikte yürüme zamanıdır. Omuz omuza vereceğiz. Örgütümüzü büyüteceğiz. Geleceği hep birlikte kuracağız.
Bugün sizin karşınıza 28 tane değerli il delegesiyle birlikte çıkıyoruz. 28 inanmış yürekle, 28 memleketi kurtarmaya ant içmiş kişiyle ve bu mücadelede sorumluluk almaktan çekinmemiş 28 yiğit insanla karşınıza çıkıyorum.
Ve iddia ediyorum, Eskişehir tarihinin gelmiş geçmiş en iyi yönetimi. En iyi yönetimi. Aksini iddia eden, bu hususta tereddüde düşenler genel seçimi beklesin.
Genel seçimde Eskişehir'in semalarında ekibimizle birlikte YENİ Parti bayrağını dalgalandıracağız. Az önce Divan Başkanımızın ve kıymetli arkadaşlarımızın ortaya koyduğu duygu ve düşünceleri, temennileri bir bir gerçekleştireceğiz.
Siyaset iddia işidir. Bu iddiayı ekibimizle birlikte ortaya koyuyoruz.
Değerli yol arkadaşlarım, 28 yönetici yazabiliyoruz. Bana yüzden fazla yönetim talebi geldi. İnanın benim için büyük bir gururdur. Benimle çalışmak isteyen, elini taşın altına koymak isteyen bu kıymetli insanların hepsini keşke yönetici olarak yazabilseydik.
İnanın yönetim sayımız 100 olsa 100'ünü de yazardık. Ama mecburen, maalesef belirli bir sayıda kalmak zorundayız.
O yüzden yöneticilik adına özveri ortaya koyup bizden talepte bulunan ama az sonraki listede ismini göremediği için üzülen yol arkadaşlarımıza lütfen üzülmeyin diyorum.
Çünkü bu sefer farklı bir yönetim ortaya koyacağız. En büyük taahhüdüm de bu olsun. Komisyonlar kurarak sadece il yönetimi çevresiyle değil, komisyonlar üzerinden kapsamlı bir yönetim inşa edeceğiz.
Örnek veriyorum, Cafer Kılınç Hocam yönetime giremedim diye üzülmesin. İl Eğitim Komisyonu'nu kuracağız. Onun da başına örnek veriyorum, onu geçireceğiz.
Görev almak isteyen hiç kimseyi dışarıda bırakmayacağım. Bunun sözünü veriyorum.
"Yönetim istedim ama yönetimde yer alamadım. Ancak partim için mücadele etmek istiyorum" diyen herkesi bir şekilde değerlendireceğiz.
Az önce Kazım Başkan ifade etti. Kırsalda büyük bir çalışma ağı başlatmayı düşünüyoruz. Herkesin köy köy, kapı kapı gezeceği bir sistemi kurmayı düşünüyoruz.
Çünkü YENİ Parti'den başka bu halkın umudu yoktur. Bizler umut olacaksak umut olmak isteyen herkesle kol kola girerek yürümeliyiz.
Kimseyi dışarıda bırakmayacağımı, mücadele etmek isteyen herkese bir şekilde görev vereceğimi sizlere tekrar ifade ediyorum."





