Unutmayacağız o tarihi…
6 Şubat saat 04.17…
Zamanı durdurabilsek, 04. 16’ya sabitlerdik.
Sabit kalan ne bir dakika sonra kadar acı verir ki?
O bir dakika bize çok şey öğretti, gösterdi.
Zamanın bolluğu içerisinde ertelenmeseydi sorumluluklar akar mıydı bu kadar gözyaşı?
O gözyaşının sahiplerinden birisi 56 yaşındaki Adem Çöllü…
Hatay’dan geldi kente…
Hoş geldi, sefalar getirdi!
Sadece şehirde değil yüreğimizde de misafir edebilseydik keşke…
Bütün kent birlik olur, azaltırdık kalbine sığdırdıklarını, paylaşırdık yükünü…
Hatay’da yıkılan evinin enkazından eşiyle birlikte yaralı halde çıktı Adem Amca…
Derdi de çok, derdiyle orantılı feryadı da, söyleyecekleri de…
“İki kızının vefat ettiğini” anlatıyor yüzünde değişmeyen ifadeyle…
Birisi Kübra, diğeri Melek…
“Eşimizle ikimiz enkaz altından kendi imkânlarımızla çıktık” diye devam ediyor.
Çıktıklarında çok yaralı ikisi de…
Yağmur çok yağıyor, bir sağa, bir sola koşuyorlar yaralı halde…
Vücutlarındaki yara kalplerindeki kadar acıtmıyor o an…
İkisinin de ağzından aynı cümle dökülüyor sürekli, “İmdat!”
Kendileri için mi bağırıyorlar çaresizce, iki kızı için mi?
Önemi yok.
Önemli olan tek şey o an, can’lar yanıyor.
Yağmur hala çok yağıyor.
Çok yağıyor ama soğutmuyor.
“Kimsenin kimseyle ilgilenecek hali yok, herkes kendi başının çaresine bakıyor” diyor Adem Amca…
Her yere acı aynı an da çökünce insanoğlu ne de büyük çaresizliğe düşermiş meğer…
Çıktıkları enkazdan sesleniyor iki güzel kızına…
Seslendiğinde karşı taraftan da ses geliyor…
“Çıkamıyorum baba” diye tekrar ederken…
“Çıkardılar ama yaşamadılar” diyor gözler yaşlı, sözler buruk, yüzünde yine değişmeyen ifadeyle!
Enkazın kaldırılmasının ardından büyük kızını küçük kızını korumak için sarıldığı halde bulduklarını ekliyor.
Hasret Gültekin sanki onları görmüş de yazmış, sanki onları bilmiş de yazmış gibi dilimize geliveriyor dizeler:
“Bak şu bebelerin güzelliğine
Kaşı destan gözü destan
Elleri kan içinde
Kör olasın demiyorum
Kör olma da gör beni”
Yağmur yağmıyor artık…
Acı aynı acı…
Unutmayacağız o tarihi…
6 Şubat saat 04.17…
Yağmurun yağdığı bir vakit…
Sabitlendi kalbimize…