Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından hazırlanan ve Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni yönetmelikle huzurevlerine kabul şartlarında önemli değişikliklere gidildi.
Buna göre huzurevine giriş yaşı 60’tan 70’e yükseltilirken, 60-69 yaş arasındaki bireylerin kuruma kabulü yalnızca kısmi veya tam bağımlı olduklarını gösteren engelli sağlık kurulu raporu bulunması şartına bağlandı.
Düzenleme kapsamında ayrıca huzurevlerindeki bakım birimleri dört farklı seviyeye ayrıldı, gerontolog ve ergoterapist gibi yeni meslek grupları mevzuata dahil edildi ve başvurularda risk esaslı bir sıralama sistemi getirildi.
Yetkililer, yapılan değişikliklerin artan yaşam süresi ve bakım hizmetlerinin daha etkin planlanması amacıyla hayata geçirildiğini belirtirken; uygulamanın özellikle kimsesiz, bakıma muhtaç ve ekonomik zorluk yaşayan yaşlılar açısından nasıl sonuçlar doğuracağı kamuoyunda tartışma konusu oldu. İstikbal Gazetesi ekibi olarak bu değişikliği vatandaşlara sorduk.
"Huzurevleri biçilmiş bir kaftan"
Atilla Öztürk, “Vallahi daha şu anda genciz, elden ayaktan düşmediğimiz için şu anda yorum yapmam ama aslına bakarsan 65 uygun. Yani artık yaşam şartları değişti, ömürler uzuyor. 65 yaş olursa daha uygun olur. Elden ayaktan düştü mü artık ne çocuğun yanında ne başka birisinin yanında insanoğlu yaranamaz. Onun için huzurevleri biçilmiş bir kaftan" dedi.
"Kimsesiz olan insan ne yapacak ?"
Abdullah Varbaş, “Vallahi çok zor. 70 yaş fazla. Kimsesiz olan insan ne yapacak, sokakta mı yatacak? Maaşı yoksa sokakta kalıp ölecek. Daha erken olmalı kimsesiz insanlar için. Ben 79 yaşındayım. Ben huzurevine gitsem ne yapacağım? Kimse bakmayacak" ifadesini kullandı.
"Çocuklar bakmasa mecburi huzurevi"
Muharrem Konukçu, “Bana çocuklarım bakıyor. Çocuklar bakmasa mecburi huzurevi. 70 yaş da çok geç yani. 50’den sonra zaten çocuklar bakmıyor. 50 yaştan sonra alınırsa daha iyi olur. 60’tan sonrası zaten durumu kötü oluyor artık. Başka yapılacak bir şey yok yani" şeklinde konuştu.
"Maaşla insan geçinemiyor zaten"
Firuzan Yılmaz, “Peki yaşı 70’ten aşağı olan, hiç kimsesi olmayanlara kim bakacak acaba? Onu düşündüler mi? Var mı varlıkları, maaşları? Beş kuruşluk maaşla insan geçinemiyor zaten. Üstüne evlerinde ölsünler diyorlar yani resmen. Herkes için demiyorum ama ihtiyaç sahipleri mutlaka düşünülmeli" dedi.