Yunus Emre Devlet Hastanesi önünde Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası SES hastane yemeklerini protesto etti. SES Eskişehir Şube Sekreteri Gönül Ateş, eylemde “Hastalarımız ve onlara canla başla hizmet veren sağlık çalışanlarımız, ne yazık ki uzun süredir yetersiz, kalitesiz ve hijyenden uzak yemeklere mahkûm edilmektedir” dedi.
''Yemekler halk sağlığını tehdit eder halde''
Hastanelerde sağlıksız yemeklerin kabul edilemez olduğunu aktaran
Ateş, hastaların da sağlık çalışanlarının da hijyenden uzak yemeklere mahkum edilemeyeceğini kaydetti. Ateş, “Şifa dağıtan alanlarda sağlıksız yemek kabul edilemez. Bugün burada, insan hayatının en kutsal olduğu alanlarda, hastanelerimizde yaşanan ve artık tahammül sınırlarını aşan büyük bir ihmali haykırmak için toplandık. Şifa bulmak için hastane yataklarında yatan hastalarımız ve onlara canla başla hizmet veren sağlık çalışanlarımız, ne yazık ki uzun süredir yetersiz, kalitesiz ve hijyenden uzak yemeklere mahkûm edilmektedir. Hastaneler sadece tıbbi tedavinin yapıldığı yerler değildir. Beslenme, tedavinin ve iyileşme sürecinin en temel yapı taşıdır. Ancak gelinen noktada hastanelerimizde sunulan yemekler, şifa vermek bir yana dursun, halk sağlığını ve çalışan güvenliğini açıkça tehdit eder hâle gelmiştir. Hastalara şifa değil, mağduriyet veriliyor. Açıkça sormak istiyoruz. Bir ameliyattan çıkan, ağır tedaviler gören veya bağışıklık sistemi çökmüş olan bir hastaya, besin değeri düşük, porsiyonu yetersiz ve hangi hijyen koşullarında piştiği belirsiz yemekleri layık görmek hangi vicdana sığar? Hastalarımız yetersiz beslenme yüzünden direnç kaybederken, hasta yakınları dışarıdan yemek taşımak zorunda bırakılmaktadır. Maddi imkânı olmayan vatandaşlarımız ise bu niteliksiz yemeklere mecbur kalmaktadır” şeklinde konuştu.

''Sağlıklı beslenme en temel haktır''
Sağlık çalışanlarının tükenmiş durumda olduğunu kaydeden
Ateş, “Sağlık çalışanları aç ve tükenmiş durumda. Gece gündüz demeden, canını dişine takarak 24 saat kesintisiz nöbet tutan sağlık emekçilerimiz, önlerine konan bu niteliksiz yemekler yüzünden açlıkla ve enerji kaybıyla mücadele etmektedir. Hijyenik olmayan, içinden yabancı maddeler çıkan, bayat ve besleyicilikten uzak bu öğünler, sağlık çalışanlarının çalışma motivasyonunu yok etmekte, fiziki dirençlerini kırmaktadır. Kendi sağlığını koruyamayan bir sağlık ordusunun, toplum sağlığını koruması nasıl beklenebilir? Taleplerimiz net ve tavizsizdir. Mutfakların ve yemek dağıtım süreçlerinin acilen bağımsız heyetler ve meslek odaları tarafından denetlenmesini istiyoruz. Hastaneler ticarethane, hastalar ve çalışanlar ise birer maliyet kalemi değildir. Yemek hizmetlerinde “en ucuz maliyet” mantığından derhal vazgeçilmeli, insani, sağlıklı, doyurucu ve hijyenik bir yemek düzenine geçilmelidir. Bizler, ne hastalarımızın sağlıksız yemeklerle mağdur edilmesine ne de sağlık çalışanlarımızın bu haksızlığa reva görülmesine sessiz kalmayacağız. Yetkilileri sorumluluk almaya ve bu skandala derhal son vermeye davet ediyoruz. Sağlıklı beslenmek bir lütuf değil, en temel insan hakkıdır” diye konuştu.






