Siyaset

Zafer Partisi Eskişehir’de yeni üyelerine rozet taktı

Zafer Partisi Eskişehir İl Teşkilatı tarafından düzenlenen buluşmada, partiye katılan 40 yeni üyeye rozetleri takıldı.

Abone Ol

Zafer Partisi Eskişehir İl Teşkilatı tarafından Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıldönümü nedeniyle partililerle bir buluşma düzenlendi. Eskişehir’de bir düğün salonunda gerçekleşen buluşmaya Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ali Dinçer Çolak, Genel İdare Kurulu (GİK) Üyesi Dr. Ülkü Özkaya, Dr. Gökhan Şahin, Dr. Pınar Telli Çeltemen ve Uğur Batur da katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan etkinlik, açılış konuşmalarıyla devam etti. Etkinlikte Zafer Partisi’ne katılan 40 yeni üyeye rozetleri takıldı.

“Milletin yenilmediği ortamda devleti yenilmiş gösterenler”

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, Türkiye’nin içinde bulunduğu sürece dikkat çekerek, “Türk milleti olarak aydınlanması zaruri çok karanlık dönemlerden geçiyoruz. Ergenekon ile Balyoz operasyonları, TSK’nın tasfiyesi, Muhsin Yazıcıoğlu, Kaşif Kozinoğlu gibi önemli vatansever evlatlarımızın suikastlarla yitirilmesi. İran ambargosu üzerinde Halk Bank davası Reza Zarrab olayı, 17- 25 Aralık 2013’te yaşadıklarımız, ayakkabı kutuları, servet transferleri, beraberinde rüşvet dosyaları. Analar ağlamasın politikasıysa mahallelerimizin terörist unsurlara teslim edildiği akiller, ihanetler, bürokratlara verilen talimatlar, toprağa verdiğimiz 793 vatan evladı, 15 Temmuz hain darbe girişiminin alt yapısını oluşturan etmenler, alınamayan F-35’ler, kurulamayan S-400’ler, 2.5 milyar dolarımızın zayi olması, pandemide, depremde, birçok olayda yaşadıklarımız, bakanlıklarda dönen tezgahlar, cemaat ve tarikat yapılarının devlet yönetimine el koyması, yenidoğan çetesi ve o yavruların 3 kuruşa, 5 kuruşa peşkeş çekildiği yenidoğan çetesi, yakılan ormanlarımız, vahşi madenciliğe feda edilen su kaynaklarımız, doğamız, Türk devletini masalarda pazarlayanlar, milletin yedilmediği ortamda devleti yenilmiş gösterenler, büyük projelerin Anadolu’ya yansıması” dedi.

“Düşman hukukunu iliklerimize kadar hissediyoruz”

Demir, “Başta Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ olmak üzere 21 Ocak 2025 tarihinden başlayıp bugüne kadar iliklerimize kadar hissettiğimiz düşman ceza hukuku. Hepimiz bu hukukla muhatabız. Ama asıl kahramanlar o Silivri zindanlarında bir saniye dahi eğilmeyi kendilerine asla yediremeyen ve hala bunun için yaşına başına rağmen gece gündüz koşturan muhalif kadrolar, Genel Başkanımız başta olmak üzere. Burada olmak her şeyden öte vatansızlığın ne olduğunu bilmektir, vatansız kalmamak için her şeyi feda etmektir. Burada olmanız milletimizin geleceği için çok önemli” diye konuştu.

“Türk ordusunun gücünü ve iradesini ortaya koyan bir hareket”

Kıbrıs’ta savaşın değil barışın hakim olduğu bir harekat düzenlendiğine dikkat çeken Zafer Partisi GİK Dr. Gökhan Şahin, “Bazı milletler tarih yazar, bazı millet ise sefil bir şekilde diğer milletlerin yazdığı tarihi okurlar. Türk milleti bizim milletimiz tarih yazan bir millettir. Malazgirt’te, İstanbul’un fethinde, Çanakkale’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da ve 29 Ekim 1923’te küllerinden yeniden doğarak cumhuriyeti kurduğunda da bu millet, geçmiş tarihinden getirdiği büyük bir cesaretle mücadeleyle tekrar tarih yazmıştır. Bugün 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’ta yazılan da bu tarihin devamıdır. Kıbrıs bir savaş değildir, Kıbrıs bir barış hareketidir. Kıbrıs’taki Rumlara ve Türk soydaşlarımıza barış getiren ve Türk milletini Türk ordusunun gücünü ve iradesini ortaya koyan bir harekettir” şeklinde konuştu.

“Türk milleti hiçbir soydaşını yalnız bırakmayacak”

Şahin, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Türkiye’nin uluslararası antlaşmalardan doğan garantörlük hakkını ve sorumluluğunu kullanması Türk halkını yalnız bırakmayacağını dünyada hiçbir soydaşını yalnız bırakmayacağını ve gerektiğinde tarihi sorumluluk üstleneceğini tüm dünyaya gösteren bir harekattır Kıbrıs Harekatı. O gün Akdeniz’e açılan savaş gemilerinde ve yalnızca Mehmetçik yoktu. Çanakkale’nin ruhu Sakarya’nın azmi, Dumlupınar’ın inancı, Cumhuriyet’i kuran iradenin kararlığı da var. Onlar bize sadece zafer bırakmadılar, sorumluluk da bıraktılar. Buradaki insanlar bu sorumluluğun bilincinde olduğunu zaten burada olarak gösteriyorlar.

“Tam bağımsızlık kendi uçağını yapmaktır”

Cumhuriyeti güçlendirmek, milli egemenliği korumak, hukukun üstünlüğüne sahip çıkmak, Türk cumhuriyetini her alanda bağımsız ve güçlü kılmak çok önemli ve büyük bir sorumluluktur. Çünkü tam bağımsızlık yalnızca sınırları korumak değildir. Tam bağımsızlık kendi uçağını yapmak, kendi teknolojisini üretmek, kendi bilim insanını yetiştirmek ve kararlarını hiçbir dış baskı altına kalmadan verebilmektir.

“Atatürk’ün mirasını nesillere aktarmakla mükellefiz”

Atatürk’ün bize bıraktığı en büyük miras budur. Bu miras yalnızca geçmişe saygıyla değil unutulan geleceğe sorumlulukla da yaşatılabilir. Aziz milletim insanların ömrü kısadır, devletin ömrü ise uzundur. Milletler ise ortak hafızaları yaşadığı sürece güçlüdür. Biz bugün yalnızca bir salonda bulunmuyoruz. Ergenekon’dan Malazgirt’e, İstanbul’dan Çanakkale’ye, Sakarya’dan Cumhuriyet’e uzanan binlerce yıllık bir yürüyüşün tam ortasındayız. Biz bugün bu yürüyüşün sorumluları değil aynı zamanda mirasçılarıyız ve bunu gelecek nesillere aktarmakla da ve vermekle de mükellefiz.”