Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Selma Güder hasat döneminde artış gösteren anız yangınlarına karşı uyarılarda bulundu. Anız yakmanın toprağın verimliliğini düşürdüğünü, faydalı mikroorganizmaları yok ettiğini ve erozyon riskini artırdığını belirten Güder, “Anız yakılmaması lazım. Çünkü anız yakıldığında, o sıfır ile 5 cm derinliğinde olan toprak tabakası en az 250 santigrat derecede olumsuz şekilde etkileniyor. Oradaki bütün faydalı mikroorganizmaların hepsini biz öldürmüş oluyoruz. Humus tabakasını olumsuz etkiliyoruz, erozyona davetiye çıkartıyoruz. Topraklarımız her geçen gün çeşitli nedenlerle verimsizleşiyor. Eskişehir içinde maalesef ki, anız bazı bölgelerde yakılıyor. Diğer bir yandan her geçen gün çiftçilerimiz bilinçleniyor, yakılma oranı azalıyor. Biçerdöveri kullanacak kişinin bir kere lisanslı, sertifikalı olması lazım. Biçerdöveri kullanmaya resmi olarak, haiz olmayan kişi, onun üstüne binmemeli. Bunun kontrolünü de, hem o tarlayı, bahçeyi kiminse, o kişiler yapmalı. Tarla bahçe sahibi dışında Bakanlığın ilgili birimleri, Tarım, Orman, İl Müdürlükleri, İlçe Müdürlükleri ve de muhtarlar bu durumun denetimlerini yapmalı. Biçerdöverin belirli bir hızı var. O hızı geçerse, yerde taşlar varsa toprakta, o taşlar biçerdövere çarpıyor. Çarpınca da bir kıvılcım oluyor. Bu da yangınların için en önemli etmenlerden bir tanesidir. Diğer bir yandan yasa diyor ki iki tane altışar kilogramlık yangın söndürme tüpü olacak. En az bir ton, miktarında su tankeri hazır bulunacak hasat yapılıyorken. Acil bir durum olursa hemen devreye bunlar sokulsun ki, anız yangınına da davetiye çıkartılmasın” ifadelerini kullandı.
“Mevsimlik tarım işçilerimiz korunmalı”
Anız yakılmasına bağlı olarak ortaya çıkan ve farklı sebeplerden dolayı ortaya çıkan yangınlara karşı da uyarılarda bulunan Güder, Mevsimlik tarım işçilerine de eğitim verilmesi gerektiğini belirtti. Güder, “Yangınlarda orman mühendislerinin 3D dedikleri, 3 çarpı 30 kuralı var. Bu kural tüm orman yangınları için ve anız yangınları için de geçerli. Yangınlarda 3 tane kritik meteorolojik eşik var. Bunlardan bir tanesi sıcaklık. Sıcaklık 30 santigrat dereceyi geçmişse, bu birinci tehlikedir. İkincisi nem. Nem oranı havadaki nispi nem yüzde 30'un altına düşmüşse yani hava kuru sıcaksa, önemlidir. Bir de rüzgar. Kilometre saatte 30 kilometre hızdan daha fazla esiyorsa, Orman yangınlarının çıkma riskini en fazla arttıran faktörlerdir. Anız yangınları bazen ormana sıçrayabiliyor. Bir emniyet şeridi oluşturulması lazımdır. Emniyet şeridi, minimum 5 metre, maksimum 10 metredir. Onun dışında, elektrik tellerine uzanan ağaçlar varsa, mutlaka bunların ilgili kurumlara, çiftçilerin ya da bizler gibi halkın haber verip, kestirilmesi ya da kendilerinin kesmesi gerekir. Bunların yapılması için eğitimlerin önemi ortaya çıkıyor. Eskişehir'imizde mevsimlik tarım işçilerimiz var. Yaşadıkları alanlarda konteynerde mi yaşıyorlar, çadırda mı yaşıyorlar? Bunların bulundukları alanların mevcut tarım alanlarına çok yakın oluşturulmaması gerekiyor. Çünkü orada bir yaşantı sürüyorlar. Yaşantıları içerisinde ister istemez ateş olabilir, kullanabilirler. Yakılan bir ateşin Eskişehir’de yangına neden olduğunun duyumunu aldık. Bu yüzden mevsimlik tarım işçilerimiz korunmalı. Orada mutlaka yangın söndürme tüpü de olması lazımdır. Tüm ülkemiz için konuşuyorum sadece Eskişehir için değil, mevsimlik tarım işçilerine de gerekli eğitimlerin bu anlamda, bu dönemden önce verilmesi lazım ki onlar da neyi, nasıl yapacaklarını bilsinler” şeklinde konuştu.
“Dekar başına cezası 698 bin 62 TL”
Anız yakmanın cezaları ile ilgili uyarılarda bulunan Güder, Yangınlarla mücadelede en büyük başarının a yangın çıkmadan önce o yangının çıkmasını engellemek olduğun da altını çizdi. Güder, “2872 sayılı bir çevre kanunu var. Bu çevre kanununun, iki maddesi özellikle önemlidir. İlk maddesinin C bendine göre; anız yakılması, çayır ve meraların tahribi ve erozyona sebebiyet verecek her türlü faaliyet yasaktır diyor. 2872 sayılı kanunun 20. maddesinde de, anız yakanlara da idari para cezası verilir diyor. Anız, yakma işlemi yapıldı, orada bir zarar oluşturuldu ve ilgili birimler bunu gördü. Dekar başına bunun cezası 698 bin 62 TL. Bu 2026 yılında belirlenen rakam, bu her yıl değişiyor. Ayrıca bu cezanın dışında, bu orman yangını, sulak alan, meskûn mahal, yerleşim yerlerine yakın yerlere sıçrar ise bu, şu 698 bin 62 liralık rakam 5 kat daha fazla ceza olarak geliyor. Direkt ormanlık alanda bu yangın oluşturulmuşsa, bu sefer Ceza Kanunu giriyor devreye. O zaman da 10 yıldan 20 yıla kadar ağır hapis cezası var. Şimdi biz bunların hiçbirinin olmasını istemiyoruz. Yangınlarla mücadelede en büyük başarı aslında yangın çıkmadan önce o yangının çıkmasını engellemek. Biz, istemiyoruz, can, mal kaybı da olmasın, doğa da etkilenmesin, ekosistem, faunası, florası toprak da verimsizleşmesin. O yüzden her şeyin başında eğitim” diye konuştu.