10.02.2019 17:46:12 1081 Okunma

ŞEHRİ YÖNETENLER BU KAZALARA HİÇ Mİ ÜZÜLMÜYOR?



Şehrin yol eksikliğini defalarca yazdık.
Aynı defaatle yazmaya da devam edeceğiz.
Ta ki, kentin sorumluluğu üzerinde olanlar, bu sorumluluklarını hatırlayana kadar…
+++
Şehrin ortasından geçen çevreyolu daha birkaç gün “belediye otobüsünün” kazasına tanıklık etti.
Tırların, kamyonların kent ortasında cirit attığı yolda, “belediye otobüsü” kaza yaptı, iyi mi!
Maalesef ki bir yurttaşımız o otobüs içinde canından oldu.
Sözde “şehir içi taşımacılık” ama en küçük kazada can ya da canlar gidiyor.
Pekiyi yeni çevreyolunun yapımı için harekete geçen var mı?
Elbette yok!
+++
Çok değil daha birkaç hafta önce ahali Alpu Yolu’na çıktı.
“Artık yeter, yapın bu yolu” dediler.
Kulak kabartan oldu mu?
Elbette hayır!
Böyle olunca da, kazalar devam ediyor.
Dün olduğu gibi!
Bir baba oğul gitti bu kez göz göre göre…
+++
Şimdi soruyorum;
“Allah aşkına, çekilen bunca trafik çilesinin, yitip giden bunca canın derdine düşecek tek bir kişi yok mu?”
“Bu şehre bir çivi çakalım, bu şehrin yolunu yapalım” diye dertlenen bir yönetici bulunmuyor mu?
“Halk bizi seçti, halka hizmet etmek lazım” düşüncesiyle çalışan tek bir yetkili olmaz mı?
Olmuyor işte…
“Cumhuriyet tarihinin en çok yol yapan hükümeti, Eskişehir’in yolunu yapamıyor işte!”
Ve maalesef, şunu söylemek zorundayım ki;
“Eskişehir son yılların en kötü yönetim yıllarını geçiriyor”
Siyasetin, kişisel savaşlardan ibaret olduğunu sananların mücadelesiyle geçiyor günler.
Ve kazalarda canlar yitip gittikçe, bu şehre de, bu şehrin insanına da gerçekten çok yazık oluyor.


ESES KEYİF VERİYOR

Eskişehirspor transfer tahtasını açtı.
En güzel gelişmeydi bu.
Ancak daha güzeli, haftalar geçtikçe ortaya çıkıyor.
Eskişehirspor’u iki haftadır izliyoruz ve izlerken her dakika keyif alıyoruz.
Öyle ki;
Yeni oyuncuların her birinin kendisine has bir stili var.
Kimisinin oyun zekası, kimisinin sprint yeteneği, kimisinin topla olan becerileri adeta büyülüyor.
Top hangi oyuncuya geldiyse, o oyuncunun topu nasıl alacağından tutundan, nasıl kullanacağını ve son olarak hangi hamleyi yapacağını daha iki haftada öğrendik.
Ve birbirinden çok farklı yetenekli oyuncuların bir araya gelmesiyle de muhteşem ahenkli bir takım çıktı ortaya.
Dahası…
Bu takım içerisine “Bizim Çocukların” enerjisinin de dahil edilmesiyle yemek tam olarak pişmiş hale getirilmiş.
Sonuç olarak…
“Skor ne olursa olsun, ilk düdükten son ana kadar keyifle izleyeceğimiz bir Eskişehirspor olmuş.”
En güzeli de, artık havayı yakalamış, uyum sorunun aşmaya doğru giden bir takım var.
Dünkü Karabük maçında bunu bir kez daha gördük.
Haftaya Denizli maçı ise daha iyi olacak!
Takımın genel hali bunu gösteriyor…