13 Aralık 2019 Cuma 990 Okunma

COŞKUN HOCA ŞEHRİN AYIBINI YÜZE VURDU!

 


Eskişehir, kendi değerlerine sahip çıkmada biraz kusurludur.


Şehre özgü, kente özel bu kıymetlerin değerlendirilmesi yönünde epeyce eksiktir.


Bu yüzden pek çok kez eleştirilerde bulunuruz.


Diğer illerin benzer niteliklerini nasılda KDV’ye dönüştürdüğünü anlatıp;


“Eskişehir’in değerlerine sahip çıkılsın” yönünde pek çok kez yazılar yazarız.


+++


Bu durum sadece şehrin sıcak sularından, demiryollarına, tarihi değerlerine kadar uzanan yelpaze için geçerli değil!


İnsan yetiştirme ve yetişen insan değerinin korunması veyahut geleceğe hazırlanması meselesinde de çok büyük eksikliklerimiz vardır.


Hep şikayet ettiğimiz konuların başında değil midir “Eskişehir’den siyasetçi yetişmiyor!” konusu…


Diyoruz, sızlanıyoruz ama sebebini de konuşmaktan korkuyoruz.


Şöyle ki;


“Eskişehir’den siyasetçi yetişmiyorsa bunun en temel sebebi, birbirimizi çekemiyor oluşumuzdur!”


Kim biraz sivrilse, kim biraz önce çıksa, kim biraz şehre değer katmaya çalışsa hemen önüne geçiyoruz.


“Benden daha iyi olmasın, benden daha iyisi yetişmesin, hep ben olayım, hep bizim ekip olsun” mantığını kıramıyoruz.


Egoların, hırsların, kişisel beklentilerin önüne geçemiyor;


Şehrimize bu yüzden zarar vermeye devam ediyoruz.


+++


Bakın Ankara’daki bürokrasiye…


“Şurada Eskişehirli bir isim var” dediğimiz kaç tane kurum var ki?


Bir Eskişehirli, Ankara’ya işi düştüğünde kime gider ki?


Tam tersi…


Eskişehir’deki bunca hengame, kaos arasından sıyrılıpta bir yerlere gelebilmiş bir Eskişehirli, kendi önüne büyük zorluklar koyan şehrine ne kadar hizmet etmek ister ki?


+++++


İşte bu yüzdendir;


Ününü duyup sonradan da Eskişehirli olduğunu öğrendiğimiz kişiler karşısında epeyce şaşırırız.


“Aaa Eskişehirliymiş!” diye ağzımızın açık kaldığı anları çokça yaşıyoruz…


Maalesef ki durum böyle…


Yani, sadece şehrimizin değerlerine değil, yetiştirdiği insanlarına bile sahip çıkamıyoruz hiçbir zaman.


+++


Bakın, bu gerçeği fena halde Coşkun Demirbakan soktu şehrin gözüne.


Dün öylesine şeyler söyledi ki, resmen çuvaldızı batırdı hepimize…


İşlerin iyi olduğu zamanlarda farklı kişilere bu şehrin nasılda kucak açtığını;


Şehrin parasının, kıymetlerinin bu kişilere nasılda açıldığını tek bir cümle ile serdi önümüze.


Dedi ki;


“…Yarın Eskişehirspor’da yine iyi bir ortam oluşturulsa, o şartlar elde edilirse, o imkanlara kavuşulursa Mustafa Denizli’yi filan buraya getirmeyin.


Yani buradan Denizli’ye uçakla gidilmesin, ayıp!


Biz Antalya’dan otobüsle geldik”


+++++


Bunun gibi onlarca örnek var ama;


Coşkun Hoca Mustafa Denizli örneğini verdiği için bizde aynı konudan devam edelim…


Şöyle ki;


İzmirli Mustafa Denizli, Es-Es’in başındayken İzmir takımı şampiyon oldu.


Yakın deplasmanlara uçakla gidildi, lüks otellerde kalındı, hocaya ve takıma dünyanın paraları dağıtıldı.


Hele ki Süper Lig’de iken ne Eskişehirli tek bir hocanın ve oyuncunun yüzüne bakıldı, ne de Eskişehir alt yapısına tek kuruşluk yatırım yapıldı.


Ne olduysa Es-Es dibe vurunca hatırlandı Eskişehirliler.


“Bizim Çocuklar” diyerek sarıldık bu şehrin çocuklarına…


Ve şimdi de Eskişehirli bir hocanın etrafında buluşup, bu çukurdan çıkmaya çalışıyoruz.


Kimse merak etmesin, bizim çocuklarda başarır, bizim hoca da bu Es-Es’i kurtarır.


+++++


O yüzden;


Coşkun Hoca’nın lafını siz sadece futbol dünyası ile ilgili olarak almadık!


O sözler aslında koskoca bir kentedir.


Bu şehrin yıllardır yaşadığı ayıbın yüze vurulmasıdır.


Alkışlıyoruz Coşkun Hoca’yı…


Kimsenin söylemediği gerçekleri patır patır dile getirdiği için.


“İşte Eskişehirli farkı!”