Arslan, projenin çevresel etkileri, tarım arazileri ve su kaynakları üzerindeki olası sonuçları ile ruhsat ve üretim süreçlerinin açıklığa kavuşturulması amacıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına ayrı ayrı yazılı soru önergeleri sundu.
"Söz konusu olan yalnızca bir maden projesi değildir"
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Arslan, Alpu'da yeniden gündeme getirilen altın-gümüş madeni projesinin yalnızca birkaç mahalleyi değil, Eskişehir'in geleceğini ilgilendirdiğini belirtti.
Arslan, "Söz konusu olan yalnızca bir maden projesi değildir. Söz konusu olan verimli tarım arazileridir, su kaynaklarıdır, meralardır ve doğal yaşamdır. Bugün alınacak yanlış kararların bedelini yarın bütün Eskişehir ödeyecektir" dedi.
Bakanlıklara kritik sorular
Arslan'ın verdiği soru önergelerinde;
- Yeniden başlatılan ÇED sürecinin gerekçesi,
- Proje alanının büyüklüğü ve planlanan kazı miktarı,
- Tarım arazileri ve mera alanlarına etkileri,
- Yeraltı ve yerüstü su kaynakları üzerindeki olası riskler,
- Maden ruhsatının kapsamı ve rezerv miktarı,
- Üretim ve işleme süreçlerine ilişkin planlamalar
başta olmak üzere kamuoyunun yanıt beklediği çok sayıda soruya açıklık getirilmesi istendi.
Arslan, özellikle Alpu Ovası'nın tarımsal üretim kapasitesi, bölgedeki su kaynakları ve doğal yaşam üzerindeki etkilerin tüm yönleriyle ortaya konulması gerektiğini vurguladı.
"Dün termik santral, bugün altın madeni"
Eskişehir'in daha önce Alpu Ovası'nda planlanan kömürlü termik santral projesine karşı ortak mücadele verdiğini hatırlatan Arslan, bugün de benzer bir tehditle karşı karşıya olunduğunu ifade etti.
Arslan, "Dün Alpu Ovası'nı kömürlü termik santrale teslim etmek istediler, Eskişehir hep birlikte karşı çıktı. Bugün aynı bölgeyi altın ve gümüş madenciliği faaliyetleriyle gündeme getiriyorlar. Eskişehir'i yalnızca maden sahası ve rant alanı olarak gören anlayışı kabul etmiyoruz" dedi.
"Bir avuç şirket mi, Eskişehir'in geleceği mi?"
Projenin milyonlarca tonluk kazıyı ve çok geniş bir alanda madencilik faaliyetini öngördüğüne dikkat çeken Arslan, kamuoyunun cevabını beklediği temel sorunun bu olduğunu belirtti:
"Alpu Ovası'nın verimli toprakları, su kaynakları ve doğal yaşamı risk altındayken kimin çıkarı korunmaktadır? Bir avuç şirketin çıkarı uğruna Eskişehir'in geleceğinin riske atılmasına izin vermeyeceğiz."
"Eskişehir sahipsiz değildir"
Arslan açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Eskişehir'in toprağı da suyu da havası da geleceği de şirket bilançolarından ve rant hesaplarından daha değerlidir. Eskişehir sahipsiz değildir. Çekin ellerinizi Eskişehir'in toprağından, suyundan ve geleceğinden. Bu sürecin hem Meclis'te hem sahada sonuna kadar takipçisi olacağız."






