Eskişehir Esnaf Odaları Birliği Başkanvekili Akın Yüksel, kent esnafının ekonomik açıdan zor bir dönemden geçtiğini belirterek, artan maliyetler, düşen satışlar ve çarşıdaki durgunluğun esnafı olumsuz etkilediğini söyledi. Yaz sezonuyla birlikte bir hareketlilik beklediklerini ifade eden Yüksel, geçmiş yıllarda önemli bir ekonomik katkı sağlayan gurbetçilerden ise artık eski beklentileri taşımadıklarını dile getirdi. Esnafın yaşadığı sıkıntıların görmezden gelinmemesi gerektiğini vurgulayan Yüksel, zaman zaman esnafın sorunlarını dile getirdiğinde eleştirilerle karşılaştıklarını söyledi.
ÇARŞI PAZAR DURGUN
“Esnaf sürekli ağlıyor” şeklindeki yorumların gerçeği yansıtmadığını ifade eden Yüksel, “Biz ağlamıyoruz. Ancak gerçekleri de söylemek zorundayız. Esnafın genel durumu iyi değil. Çarşıda eski hareketlilik yok. Vatandaş fiyatlardan şikâyetçi. Biz ise dükkân kiralarından, artan maliyetlerden ve satışların düşmesinden şikâyetçiyiz. Çarşıda belirgin bir durgunluk yaşanıyor” dedi.
ÖZEL GÜNLER ARTIK SADECE BİR GÜN ESNAFI GÜLDÜRÜYOR
Geçtiğimiz pazar günü kutlanan Babalar Günü’nün bazı sektörlerde kısa süreli bir hareketlilik yarattığını kaydeden Yüksel, bu hareketliliğin geçmiş yıllardaki gibi uzun sürmediğini belirtti. Eskiden özel günlerin çarşıya günlerce canlılık kattığını belirten Yüksel, “Babalar Günü’nde birçok esnafımızın yüzü bir günlüğüne güldü. Eskiden Anneler Günü ve Babalar Günü gibi özel dönemlerde hazırlanan kampanyalar sayesinde çarşıdaki hareketlilik bir hafta, hatta on gün sürerdi. Bugün ise çoğu esnaf yalnızca bir günlük hareketlilik yaşayabiliyor” ifadelerini kullandı.
“ELDE EDİLEN GELİRLER ARTIK GİDERLERİ KARŞILAMIYOR”
Yaz sezonuyla birlikte çarşıda bir canlanma beklendiğini ancak ekonomik tablonun esnaf açısından hâlâ zorlu olduğunu ifade eden Yüksel, “Biz de iş yapmak istiyoruz. Eski günlerdeki hareketliliği özlüyoruz. Önümüzde yaz sezonu ve gurbetçilerin geleceği bir dönem var. Ancak son iki yıldır gurbetçilerden beklenen ekonomik katkıyı göremiyoruz. Onlar da yaşadıkları ülkelerde ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya. Ayrıca Türkiye’deki fiyatların yüksekliğinden şikâyet ediyorlar. Yaz sezonuyla birlikte bir canlanma bekliyoruz ancak açık konuşmak gerekirse elde edilen gelirler artık giderleri karşılamakta zorlanıyor” diye konuştu.
“GURBETÇİLERDEN ESKİSİ KADAR UMUTLU DEĞİLİZ”
Gurbetçilerin alışveriş konusunda geçmiş yıllara göre farklı tercihler yaptığını belirten Yüksel, “Gurbetçileri her zaman yerel esnaftan alışveriş yapmaya davet ediyoruz. Ancak vatandaşlarımızın da bütçeleri zorlanıyor. Bugün çarşıda markasız bir spor ayakkabı ortalama bin lira, sıradan bir çanta ise yaklaşık 500 lira seviyesinde. Bir vatandaş bu iki ürünü aldığında bin 500 yüz liralık bir harcama yapmak zorunda kalıyor. Bu da birçok kişi için ciddi bir maliyet” dedi. Esnafın yüksek kârlarla çalıştığı yönündeki algının doğru olmadığını vurgulayan Yüksel, “Biz de isteriz ki daha uygun fiyatlarla daha fazla ürün satabilelim. Sonuçta esnafın kazancı belli. Özellikle çarşı esnafı düşük kâr marjlarıyla çalışıyor” diye konuştu.
Gurbetçilerin artık Türkiye’ye geliş amaçlarının değiştiğini de ifade eden Yüksel, “Gurbetçilerden bu yıl büyük beklentilerimiz var mı diye sorarsanız, açıkçası eskisi kadar umudumuz kalmadı. Çünkü birçok gurbetçi artık Türkiye’ye gelmek yerine Antalya gibi turizm bölgelerini ya da farklı ülkeleri tercih ediyor. Harcamalarını da bu bölgelerde yapıyor” ifadelerini kullandı.
“GURBETÇİYE AYRI FİYAT ALGISI DEĞİŞMELİ”
Geçmiş yıllarda zaman zaman gündeme gelen ‘gurbetçiye farklı fiyat uygulanıyor’ algısının bugün büyük ölçüde ortadan kalktığını belirten Yüksel, “Eskiden böyle bir algı vardı. Belki 10 yıl önce bazı örnekler yaşanmış olabilir. Ancak bugün durum çok farklı. Ticaret İl Müdürlüğü’nün denetimleri sayesinde mağazaların büyük bölümünde fiyat etiketleri açık şekilde yer alıyor. Gurbetçiye ayrı, yerli müşteriye ayrı fiyat uygulamak mümkün değil. Ürünün üzerinde yazan fiyat herkes için geçerli. Bugün çarşıda gezdiğinizde mağazaların neredeyse tamamında ürünlerin üzerinde fiyat etiketi olduğunu görürsünüz. Bu nedenle geçmişten gelen bu algının artık değişmesi gerekiyor. Bir ürünün fiyatı neyse, gurbetçi ya da yerli fark etmeksizin herkes için aynıdır” şeklinde konuştu.






