Ekonomideki sıkıntılar icra dosyasına artış olarak yansıdı. Ortaya çıkan tabloyu değerlendiren AHPADİ Başkanı Mehmet Ektaş, “Şehrimiz de ise, Ekim 2026 ayının son günlerine yaklaştığımız bu günlerde yılbaşından bu yana açılan icra takip dosyası sayısı yaklaşık 55 bine ulaştı” dedi.
''İcra dosyası 2 milyonu aştı''
2026 yılı başından bu yana icra ve iflas dosyası sayısı 2 milyon artarak 26 milyon 78 bin seviyesine ulaştığını aktaran Ektaş, her iş gününde, yaklaşık 25 bin yurttaşın icralık olduğunu kaydetti.
Ektaş, “Haciz dosyaları çığ gibi, dünya da rüzgar esse, biz fırtına biçiyoruz. Ülkelerin ekonomik seviyelerinin göstergelerinden biri de icra dosya sayılarıdır. İcra ve haciz talepleri, alacakları tahsil edememenin diğer bir yönüyle borçluların borçlarını ödeme güçlüğünün sonucudur. Eğer ki, bir ekonomi de icra dosya sayıları çok fazla artmıyorsa ekonomi iyidir, artış hızlı bir seyir gösteriyorsa ekonomide ki bozulma da artarak devam ediyordur. Küresel ölçekte, savaşların, artan petrol fiyatlarının ve her şeyden önemlisi belirsizlik ve ön görülemezliğin etkisiyle, dünyada ekonomik göstergeler bozuluyor. Ancak, esen olumsuz rüzgarlar Ülkemizde her nedense hep fırtınaya dönüşüyor.
Ekonomimizdeki neredeyse kronikleşen sorunlar ile enflasyonla mücadele aracı olarak kullanılan sıkı para politikalarının yansıması olarak, 2025 yılından itibaren sert bir yükseliş eğilimine giren icra dosyası artış oranı, 2026 yılında iki katına çıktı. Neredeyse her iş gününde, yaklaşık 25 bin yurttaşımız icralık oluyor. Ne yazık ki Ülkemizde, 2026 yılı başından bu yana icra ve iflas dosyası sayısı 2 milyon artarak 26 milyon 78 bin seviyesine ulaştı. Bu haliyle, Ağustos 2026 sonu itibarıyla toplam icra ve iflas dosyası sayısı, Cumhuriyet tarihi boyunca kaydedilen en yüksek seviyeye ulaşarak ilk kez 26 milyon barajını aştı. İcra dosyalarındaki artış eğilimi özellikle yılın ikinci yarısında hız kazandı. Yaşanan artışın yaklaşık 1 milyonluk kısmı ise son üç ayda gerçekleşti. Haziran 2026 ayında 446 bin 976, Temmuz 2026 ayında 364 bin ve Ağustos 2026 ayında 282 bin 486 yeni icra takibi başlatıldı” diye konuştu.

''Her ay 5 bin 500 kişi icra takibiyle yüz yüze kalıyor''
Eskişehir’deki icra dosyası sayısındaki artışa dikkat çeken Ektaş, asgari ücretlilerin gelirlerinin artan yaşam maliyetleri karşısında yetersiz kalması, borçlarını vadesinde ödenmesini zorlaştırdığını dile getirdi.
Ektaş, “Şehrimiz de ise, Ekim 2026 ayının son günlerine yaklaştığımız bu günlerde yılbaşından bu yana açılan icra takip dosyası sayısı yaklaşık 55 bine ulaştı. Yani neredeyse her ay 5 bin 500 kişi icra takibiyle yüz yüze kalıyor. Bu rakamlar, ülkemizdeki ve şehrimizdeki hane halkı, işletme ve şirketlerin borçluluk sorununun ne kadar ciddi boyutlara ulaştığını, uygulanan sıkı para politikasının yoksullaşmayı nasıl arttırdığını gözümüze sokuyor. Özellikle, yüksek enflasyon, alım gücünün düşmesi ve borçlanma maliyetleri İcra dosyası ve borçlarındaki artışın temel nedenleri olarak ortaya çıkıyor. Çalışanların, emeklilerin ve asgari ücretlilerin gelirlerinin artan yaşam maliyetleri karşısında yetersiz kalması, borçlarını vadesinde ödenmesini zorlaştırıyor. Nakit sıkışıklığı yaşayan vatandaşlarımız ve küçük-orta boy işletmelerimiz temel ihtiyaçlarını karşılamak veya borçlarını çevirmek için aşırı kredi ve kredi kartı kullanımına yönelmek zorunda kalıyorlar, bir süre sonra borçlarını yönetemez ve döndüremez hale geliyorlar” sözlerini kaydetti.
''Vatandaşın borç yükü hafifletilmeli''
Borcun zamanında ödenememesi durumunda asıl alacağa eklenen yüksek temerrüt faizleri borcun katlanarak büyümesine ve kapanmasının güçleşmesine neden olduğunu söyleyen Ektaş, iktidarın vatandaşın borç yükünü hafifletecek adımlar atması gerektiğini söyledi.
Ektaş, “Her ne kadar alacaklılar, son çare olarak icra takibi başlatsalar da, borçluların haczi kabil varlığı olmadığından borçlar haciz yoluyla da tahsil edilemiyor. İcra takip dosyaları sürüncemede kalıyor. Bu durum bize, İcra dosyalarının azaltılmasının yalnızca haciz ve tahsilat işlemleriyle değil, vatandaşların gerçekten ödeyebileceği koşulların oluşturulmasıyla mümkün olabileceğini gösteriyor. Sıkı para politikası bu haliyle sürdürülürse, yurttaşlarımız omuzlarına yüklenen bu ağır yükü daha fazla taşıyamayacaklar. AK Parti Hükümeti, bir an önce özellikle dar gelirli vatandaşın borç yükünü hafifletecek somut ve kalıcı düzenlemeleri hayata geçirerek piyasa da para hareketliliği sağlamalıdır” diye konuştu.





