"Yine dünyaya gelsem matbaacı olarak çalışırdım"
İstikbal Gazetesi’nin ilk matbaacısı Fetih Dura, İstikbal Gazetesi’ni ziyaret etti. Dura, çalıştığı zamanlardaki yöntem ve tekniklerden bahsederek işini nasıl icra ettiğini aktardı.
1946 yılında matbaacılığa başlayan Fetih Dura, 50 sene matbaacılık mesleğini sürdürdü. İstikbal Gazetesi’ni ilk kez basan Dura, meslek hayatında İstanbul’daki kurumlarda da çalışarak sanatını ilerlettiğini kaydetti.
73 SENE SONRA YENİDEN İSTİKBAL GAZETESİ’NDE
“73 sene önce İstikbal Gazetesi’ni ilkel makinalarla ilk basan benim, Fetih Usta” diyen Dura, “Bizim zamanımızda elektrik yoktu. İlkel makinalarla çalışıyorduk. 4 defa elden geçiriyorduk, basılan 150 tane gazeteydi. O zaman ilan için basıyorlardı. Ölmeden ziyaret etmek, görmek istedim. Beni de tanısınlar istedim” diye konuştu.

“YİNE DÜNYAYA GELSEM MATBAACI OLARAK ÇALIŞIRDIM”
50 sene boyunca matbaacılık yaptığını ve işini severek yaptığını dile getiren Dura, matbaacılıktan emekli oldu. Çalıştığı süre zarfında İstanbul’da da bulunduğunu anlatan Dura, şöyle devam etti:
“İstanbul’da da çalıştım. Haftada bir defa çıkan Köroğlu gazetesi vardı. Sonra yine İstanbul’da Hadise gazetesinde çalıştım. Eskişehir’de hep aynı siyah beyaz baskılar oluyordu. Sonra kafam bozuldu İstanbul’a gittim. Tanıdığım Eskişehirli ustalar, abilerimiz vardı. Onlar beni aldı, orada matbaacılığı ilerlettim. Panorama mecmuası vardı, onun kapaklarını basmaya başladım. Yani orada sanatımı daha çok icra ettim. Yine dünyaya gelsem matbaacı olarak çalışırdım.”
“DİJİTAL GAZETECİLİK BAMBAŞKA BİR ŞEY”
Son olarak dijital gazeteciliği değerlendiren Dura, “Dijital gazetecilik bambaşka bir şey. Biz tek tek elle bütün harfleri diziyorduk, sayfaları hazırlıyorduk. Başlıkları punto punto hazırlıyorduk” diyerek kendi zamanlarındaki çalışma şekliyle şimdiki durumun birbirinden çok farklı olduğunu belirtti.