Vedat Alp
‘’Eskişehir Yılı’’ ve heyecanı bastıran korku
2025 bitti, 2026 yılı başladı.
‘’Her gelen eskisini aratır’’ denir.
Çoğu zaman da öyle oluyor.
2025 yılı kendisinden önceki yılı mumla arattı.
Daha önce de dile getirdik.
Geride kalan yılda ‘’güzel’’ denilebilecek, özlemle anılacak tek gün bile yok.
İyi ki de bitti.
Umarız 2026 yılı, aranacak hiçbir yanı olmayan 2025’i aratmaz…
Yeni başlayan 2026 yılı ‘’Eskişehir Yılı’’ olarak ilan edildi.
Plaka numarası olan 26’dan kaynaklanıyor olabilir.
Neyse…
‘’Eskişehir Yılı’’ tanımlaması insanı heyecanlandırıyor.
Ne yazık ki korkutuyor da…
Korku boşuna oluşuyor değil…
Yılı ilan edilenlerin başına gelenler malum…
‘’Emekliler Yılı’’ ilan edilen bir yıl vardı.
Emekliler çok ümitli olmasalar da ‘’yaşamlarında birazcık iyileşme’’ beklediler.
Ne yazık ki, tam tersi oldu.
Yaşamlarını birazcık iyileştirecek bir gelişme olmadığı gibi daha da kötü oldu.
Maddi açıdan sıkıntıları daha da büyüdü.
İşin kötüsü manevi olarak da darbeler yediler.
Yaşam süreleri bile konu edildi.
Neymiş efendim ‘’emekliler uzun süre maaş alıyor’’ imiş…
Söylenecek daha çok şey var ama neyse…
Uzun sözün kısası ‘’Emekliler Yılı’’, emeklilerin analarından emdikleri sütün burunlarından geldiği bir yıl oldu.
Yine 1 yıl ‘’Aile Yılı’’ ila edildi.
Edildi de ne oldu?
Ekonomik koşullarda en küçük bir iyileşmenin olmadığı, yoksullaşma sürecinin hızla devam ettiği yılda aile birliğini korumak iyiden iyiye zorlaştı.
Boşanmalar artarken aile içi şiddet daha da ürkütücü boyutlara ulaştı.
‘’Şiddet kurbanı’’ kadın sayısı hızla arttı.
Onlarca kadın cinayete kurban gitti.
Uzun sözün kısası ‘’Aile Yılı’’ aileler için hiç de iyi geçmedi.
Ve 2026 yılı ‘’Eskişehir Yılı’’ olarak ilan edildi.
İnsan heyecanlanırken korkmaktan da kendini alamıyor.
Eskişehir’in çözüm bekleyen büyük sorunları var.
‘’Depreme hazırlık’’ sözleri dillerden düşürülmezken ‘’depreme hazırlık’’ anlamında en küçük bir adım atılmadı.
Belediyeler kendi olanakları ölçüsünde küçük çaplı dönüşümler gerçekleştirirken gerçek anlamda bir ‘’kentsel dönüşüm’’ için tek kalem bile oynatılmadı.
‘’Depreme dayanıksız’’ olduğu kesin olan kamu binaları bile olduğu gibi duruyor.
Kent içi trafiğin hali de ortada…
‘’Ömür törpüsü’’ dense yeridir.
Eskişehir’e karşı yürütülen ‘’üvey evlat muamelesi’’ de aynen devam ediyor.
Kayıplara eklenen yenileri var.
‘’Bölge Müdürlüğü’’ olma vasıflarına sahip olan Eskişehir’de PTT Başmüdürlüğü kapatılıyor.
İktidar temsilcileri ‘’Eskişehir’in hakkını korumak’’ yerine uygulamayı kabullendirmeye çalışıyor.
Ve daha nice olumsuzluk…
Bu koşullar ve geçmişte ilan edilen yıllarda yaşananlar ‘’Eskişehir Yılı’’ ile ilgili heyecanı söndürüp korku yaratıyor.
Umarız ki korkulan başa gelmez…